h Dolar 19,0540 % 0.13
h Euro 20,5095 % 0.13
h Altın (Gr) 1.211,44 %-0,66
h Bitcoin 532227 %0.89115
h Ethereum 33769 %1.0027
Antalya 18°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Taş hastalığı önlemleri

 

, ÖZEL Termessos Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op.Dr. Ahmet Anıl Göçener, taş hastalığının yetişkin erkekleri, kadınlara oranla daha sıklıkla etkilediğini söyledi. Göçener, “Taş hastalığı sıcak ve kuru iklimlerde daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalar aşçılar, makine işçileri ya da güneş altında yüksek ısı altında çalışan kişilerde taş oluşum riskinin arttığını göstermiştir” dedi.

Op.Dr. Ahmet Anıl Göçener, 8 9 milimetreye kadar olan böbrek ve idrar kanalı taşlarının bol su içme ve hareket ile doğal yollarla atılabileceğini belirtti. Göçener, “Daha büyük taşlarda müdahale gerekmektedir. Fakat unutulmamalıdır ki, 8 9 milimetreden küçük taşlar, idrar kanalında olası darlık olması halinde, taşın şeklinin asimetrik olması durumunda ve buna benzer birçok sebepte doğal yollarla atılamamakta ve şiddetli ağrılara sebep olmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte karından kesi yapılarak gerçekleştirilen açık ameliyatlar artık terk edilmiş olup, endoskopik yaklaşımlar tercih edilmektedir. Bu sayede hasta, çoğu operasyonda hemen ertesi günü taburcu olabilmekte ve sosyal yaşama karışabilmektedir” diye konuştu.

Op.Dr. Ahmet Anıl Göçener taş hastalığı bulunan kişilerin yapması gereken maddeleri şöyle sıraladı;

“Sıvı alımı oldukça önemlidir. Günde minimum 2 litre olmalı ve sıvı tüketimi gün içine eşit dağıtılarak yapılmalıdır. Nötr PH’ya sahip sıvılar tercih edilmelidir. Özelllikle sıcak yerlerde yaşayan ve çok fazla terleyen kişilerde günlük idrar miktarı 2 litreye yaklaşacak şekilde olmalı ve tüketilen sıvı miktarı buna göre artırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki içilen sıvılar, ter ya da buharla değil, böbrek yoluyla atıldığında taş oluşumunu önleyecektir. Hatta yapılan bir çalışmada günlük idrar miktarının 800 ml’den 1200 ml’ye çıkarılması dahi taş oluşumunu yüzde 86 oranında azaltmaktadır. Yeterli fiziksel aktivite günlük olarak mutlaka yapılmalı ve fazla kilo, obeziteye yönelik risk faktörlerinden kaçınılmalıdır. Sebze ağırlıklı ve fiberden zengin beslenme yapılmalıdır. Tuz tüketimi günde 4 5 gramı geçmemelidir. Hayvansal protein (et vb) olarak günde 100 120 gramdan fazla tüketilmemelidir. Aşırı vitamin takviyesinden (özellikle Vitamin C) kaçınılmalıdır. Aşırı kafein alımının (kahve) son çalışmalarda kalsiyum taşı olan hastalarda taş oluşumunu artırdığı gösterilmiştir. Greyfurt ve elma suyu taş oluşumunu artırmaktadır. Maden sularının bir miktar koruyucu etkisi vardır. Fosforik asit içeren sodalar taş riskini artırırken, sitrik asit içeren sodalar riski azaltır. Özellikle limon ve portakal suyu gibi narenciye suları taş önleyicidir. Oksalattan zengin gıdaların aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır (fındık, demli çay, ıspanak, pancar, patates, çikolata, brokoli vb). Dokturunuz önermediği sürece kalsiyum alımı kısıtlanmamalıdır. Menopoz sonrasında kadınlarda taş oluşma riski artmaktadır.”

DHA

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

ankara escort
antalya escort