Türkiye’nin kesme çiçek üretim ve ihracatında lider konumda bulunan Antalya, yenilikçi tarım uygulamalarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Kentte, topraksız tarım modeliyle yalnızca su kullanılarak gerçekleştirilen lale üretimi, sektör içinde özel bir yere sahip. Yıllık üretim kapasitesi 500 bine yaklaşan suda laleler, özellikle 14 Şubat Sevgililer Günü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde yoğun talep görüyor.
Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor
Serik ilçesine bağlı Belek bölgesinde faaliyet gösteren bir fide firması tarafından yaklaşık 10 yıl önce başlatılan uygulama, bugün modern sera sistemleriyle sürdürülebilir bir üretim modeline dönüştü. Ocak-Mart dönemine odaklanan üretim takvimiyle laleler, Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.
Türkiye'de tek
Antalya’da kesme çiçek üretiminde karanfil başta olmak üzere gül, krizantem, lilyum, gerbera, şakayık, gala, frezya, kazablanka ve antoryum gibi pek çok tür yetiştirilirken, su kültürüyle üretilen lale ise Türkiye’de tek olma özelliği taşıyor.
Toprak yok, kimyasal yok
Suda lale üretimine ilişkin bilgi veren Ziraat Mühendisi Anıl Yolcular, üretim sürecinin tamamen su kültürü ortamında gerçekleştiğini belirterek şunları söyledi:
"Buradaki amacımız Sevgililer Günü ve Kadınlar Günü'nde satışını yapmak. Yıllık üretim öncesinde pazar analizi yapıyoruz. Genellikle 300 ila 500 bin arası satışımız olmaktadır. Türkiye'de bu işin başka bir örneği yok. Sadece su kültürü ortamında herhangi bir ilaç ve gübreye maruz kalmadan sağlıklı şekilde yetiştirilen bitkiler. Türkiye'nin bütün şehirlerine satışımız mevcut. İhracat için de çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah onu da gerçekleştireceğiz. Kadınlar Günü için 150 ila 200 bin arası satış planlamaktayız"
Soğuk zincirden seraya uzanan süreç
Lalelerin üretim aşamasının belirli bir sıcaklık planlamasıyla yürütüldüğünü aktaran Yolcular, soğanların ilk etapta 7 derecelik soğuk hava depolarında yaklaşık bir ay bekletildiğini ifade etti. Soğuklama ihtiyacının karşılanmasının ardından sürgün veren bitkiler, seraya alınarak yaklaşık bir ay içinde satışa hazır hale getiriliyor. Talebin kış aylarında yoğunlaşması ve bitkinin sıcağa karşı hassas yapısı nedeniyle üretim süreci özellikle ocak, şubat ve mart aylarında gerçekleştiriliyor.
En çok sarı lale tercih ediliyor
Suda lale üretiminin 6 ila 8 farklı renkte yapıldığını belirten Yolcular, renk tercihlerine ilişkin de şu bilgileri paylaştı:
"Bunlar zaten ana renklerimiz. Sarı, kırmızı, beyaz, mor. En çok sarı lale talep edilmekte, Mazhar Alanson'un 'Sana Sarı Laleler Aldım' şarkısından dolayı. Normalde bize soğanlı şekilde geliyor. Bunu ilk başta soğuk havaya alıyoruz. Bir ay kadar soğuk havada bekliyor, 7 derecede. Soğuklama isteği karşılanıyor. 7 dereceden sonra sürgün veriyor. Biz üretim alanına, sera alanımıza çıkarıyoruz ve bir ay sonra satışa hazır hale gelmekte. Sıcağa hassasiyeti olduğu için ve talepler bu dönemlerde gerçekleştiği için üretimimizi kış döneminde yapmaktayız"
Üretimin merkezinde kadın emeği var
Antalya’daki kesme çiçek sektöründe kadın istihdamı dikkat çekici bir düzeyde. Suda lale üretiminde de yaklaşık 50-60 çalışanın görev aldığı ve bu çalışanların büyük bölümünün kadın olduğu ifade ediliyor. Kadın emeğinin sektördeki rolüne değinen Yolcular şunları kaydetti:
"Aslında tarımın çoğu yerinde kadınlar çalışmakta. Kesme çiçek sektörümüzde de çoğunluk kadın çalışanlar. Çiçek işlemesi üretimi ince ve sabır gerektiren bir iş olduğu için kadınlarla yapıyoruz. Yaklaşık 50- 60 işçimiz bulunmakta. Asgari ücret sigortalı çalışanlarımız. Kadınlarımıza armağan edeceğimiz çiçeklerimiz de yine kadınlarımızın elinden geçmekte"
Antalya’da su kültürüyle gerçekleştirilen lale üretimi, hem teknolojik tarım uygulamaları hem de kadın istihdamına sağladığı katkı ile sektörde örnek gösterilen modeller arasında yer alıyor. Özel günlerde milyonlara ulaşan bu zarif çiçekler, modern seralarda başlayan yolculuğunu Türkiye’nin dört bir yanında tamamlıyor.