Yaşam

Türkiye'nin Yerli Motor Hamlesinde Kritik Adım: Gözler TEI'de!

Türk havacılık sektörünün küresel ölçekteki rekabet gücünü artırmak ve savunma sanayiindeki mühendislik potansiyelini üst seviyeye çıkarmak amacıyla devasa bir kurumsal dönüşüm hamlesi hayata geçiriliyor.

Abone Ol

Türk havacılık sektörünün küresel ölçekteki rekabet gücünü artırmak ve savunma sanayiindeki mühendislik potansiyelini üst seviyeye çıkarmak amacıyla devasa bir kurumsal dönüşüm hamlesi hayata geçiriliyor. Türkiye’nin gökyüzündeki bağımsızlığını pekiştirecek stratejik güç sistemleri projeleri, hedeflenen yeni organizasyon modeli doğrultusunda TEI TEKNOLOJİ markası altında birleştiriliyor. Sektördeki uzmanlık alanlarını daha belirgin hale getirmeyi hedefleyen bu adımla birlikte, geliştirme süreçlerinin hızlandırılması ve kaynakların tek bir merkezden yönlendirilmesi planlanıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen bu geniş kapsamlı yapılanma hareketi, Türkiye’nin yerli motor üretimi ve AR-GE yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. Yıllardır TEI ve TRMOTOR şirketlerinin ayrı mecralarda sürdürdüğü kritik geliştirme faaliyetleri, iş birliğini en üst düzeye çıkaracak stratejik bir çatıda buluşturuluyor. Alınan kararlar doğrultusunda TRMOTOR firması bundan sonraki süreçte TEI TEKNOLOJİ ticari unvanını alarak tüm geliştirme faaliyetlerinin odağında konumlanacak.

Mühendislik Gücü Ve Teknolojik Birikim Tek Bir Merkezde Birleşiyor

Projenin devir süreçlerinde en kritik unsurlardan birini oluşturan insan kaynağı ve teknik birikim, yeni kurumsal yapının en sağlam temellerini meydana getirecek. Fikri ve sınai hakları tamamen Savunma Sanayii Başkanlığına ait olan TF35000 ve TS3000 motor projeleri ile kritik malzeme teknolojileri çalışmaları, TEI TEKNOLOJİ bünyesine naklediliyor. Bu çerçevede daha önce TEI çatısı altında söz konusu dev projelerde görev yapan deneyimli mühendisler ve uzman teknik ekipler, kesintisiz bir biçimde yeni organizasyonda çalışmalarına devam edecek.

Oluşturulan bu bütünleşik mimari, yardımcı güç üniteleri ve özgün motor geliştirme süreçlerinin aynı çatı altında entegre bir biçimde yürütülmesine zemin hazırlıyor. Değişiklik sayesinde projeler arasındaki koordinasyon eksiklikleri tamamen giderilirken, bilgi akışı çok daha hızlı ve güvenilir bir kanaldan akacak. Sektördeki mühendislik kapasitesinin verimliliğini maksimum düzeye çıkarmayı amaçlayan bu dönüşüm, geliştirme aşamalarının takvimine uygun ve aksamadan tamamlanmasını mümkün kılacak.

TEI Seri Üretim Ve Küresel Pazara Odaklanmaya Devam Edecek

Kurulduğu 1985 yılından bu yana Türk havacılık sanayisinin lokomotif güçlerinden biri olan TEI, devasa imalat altyapısı ve test olanaklarıyla mevcut rollerini güçlendirerek sürdürecek. Türk Havacılık Uzay Sanayii, GE Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu ortaklığıyla faaliyetlerini yürüten dev kuruluş, dünya genelindeki uçak motoru üreticilerine sunduğu parça ve modül imalatı süreçlerinde bir değişikliğe gitmeyecek. Şirket; CFM LEAP, GE Aerospace GEnx ve GE9X gibi 50'den fazla uluslararası askeri ve sivil projede üstlendiği imalat ve montaj sorumluluklarına odaklanmayı sürdürecek.

Yerli motor projelerinin olgunlaşan modelleri ile seri üretim aşamasına geçen ürünlerin teslimatları da TEI tarafından yönetilmeye devam edecek. Küresel pazardaki mevcut mühendislik tecrübesini koruyan şirket, uluslararası ortaklıkları genişletmeye ve seri üretim kapasitesini sürekli artırmaya yönelecek. Böylece TEI, geliştirme aşamasını tamamlayan sistemlerin kitlesel imalatını, saha servis desteğini ve bakım faaliyetlerini üstlenen bir üretim devi olarak konumunu daha da sağlamlaştıracak.

Yerli Havacılık Motorlarında Yeni Dönemin Ana Omurgası TEI TEKNOLOJİ Yapılıyor

Havacılık motorları ile modern güç sistemleri alanında milli imkanlarla çözümler geliştirmek amacıyla 2017 yılında faaliyete başlayan TRMOTOR, bu radikal kararla TEI TEKNOLOJİ adı altında yeni bir hüviyet kazanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığına ait stratejik projelerin, malzeme teknolojilerinin ve yardımcı güç ünitesi programlarının aynı çatı altında birleştirilmesi, yönetim süreçlerine tam bir çeviklik kazandıracak. Mühendislik kaynaklarının tek bir havuzda toplanması sayesinde, geleceğin yeni nesil havacılık projelerinde harcanan zaman ve maliyet kayıplarının önüne geçilecek.

Geliştirme operasyonlarının tek elden yürütülmesi, Türkiye’nin havacılık alanındaki bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında ana omurga işlevi görecek. TEI TEKNOLOJİ, ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek teknolojili motor sistemlerinin tasarım, simülasyon ve prototip test süreçlerini en ileri standartlarda yürütecek. Tek bir hedef doğrultusunda odaklanan birleşik organizasyon, savunma sanayimizin yurt dışına olan bağımlılığını en aza indirmek için kritik bir ivme yaratacak.

Kritik Motor Programları Mevcut Yerinde Kalırken Devir İşlemleri Aksamadan Yürütülüyor

Yapılanılan yeni görev dağılımı kapsamında, yerli platformların güç ihtiyacını karşılayan bazı kritik projeler TEI bünyesinde kalmaya devam edecek. İlk milli helikopter motoru olan TS1400 ile insansız hava araçlarına güç veren PD170 motor programları, TEI sorumluluğunda yürütülmeyi sürdürecek. Bu kararla birlikte, söz konusu motorların seri üretimi, sistem entegrasyonu, nihai teslimatları ve sahada ortaya çıkan kullanıcı ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması güvence altına alınmış oluyor.

Taraflar arasında sağlanan mutabakat uyarınca, Savunma Sanayii Başkanlığı denetimindeki TF35000 ve TS3000 projelerinin TEI TEKNOLOJİ'ye devir işlemleri hassas bir takvim çerçevesinde sürdürülüyor. Geçiş dönemi boyunca mevcut projelerin takvimlerinde hiçbir sarkma yaşanmaması, teknik faaliyetlerin duraksamaması ve yürürlükteki taahhütlerin tam zamanında yerine getirilmesi esas alınıyor. İki dev kuruluş arasındaki bu uyumlu geçiş süreci, Türkiye’nin havacılık geleceğindeki yerli motor vizyonunu daha güçlü kılmayı vaat ediyor.