Mehmet Esen Kimdir?
13 Ekim 1958’de İstanbul’da dünyaya gelen Mehmet Esen, Türk tiyatrosunun ve sinemasının kendine özgü, çok yönlü sanatçılarından biridir. Oyunculuk kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan Esen, zamanla sinema ve dizi dünyasında da kendine sağlam bir yer edinmiştir. Hem oyuncu hem yönetmen kimliğiyle sanatın farklı alanlarında üretkenliğini sürdüren Esen, sahneyle ilk bağını daha çocuk yaşlarda kurmuştur. Henüz altı yaşındayken Münir Özkul'u sahnede izledikten sonra, Cihangir İlkokulu’nda tek kişilik bir oyun sergileyerek sanata olan ilgisini erken yaşta belli etti.
Lise eğitimini Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamlayan Esen, burada tiyatroya olan ilgisini daha da derinleştirdi. Öğrencilik yıllarında Ankara Deneme Sahnesi’nde aldığı eğitimle sahneye profesyonel anlamda adım attı. Bu sahnede, ileride Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden biri olacak Altan Erkekli ile birlikte "Bozkır Dirliği" adlı oyunda rol aldı. Bu dönemde asıl hedefi, Ankara Sanat Tiyatrosu'na (AST) katılmak olsa da, yolu daha sonra Küçük Sahne’de karşılaştığı Erkan Yücel’le kesişti. Esen, Yücel’in rehberliğinde Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu’na (DAST) katıldı ve bu dönemde siyasi baskılar nedeniyle gözaltı ve kötü muamelelere maruz kaldı. Bu zorlu sürecin ardından, geçimini inşaatlarda çalışarak sağladı ve kazandığı parayla Ankara Halk Tiyatrosu’nun kuruluşuna katkıda bulundu. Ancak bu süreç uzun sürmedi ve Haldun Taner’in önerisiyle İstanbul’a döndü.
Sanat Yolculuğu ve Meddahlık Geleneği
Mehmet Esen’in meddahlıkla tanışması da Haldun Taner sayesinde oldu. Bu süreçte Münir Özkul’un öğrencisi olarak meddah sahnesine adım attı. Erol Toy’un kaleme aldığı "Düş ve Gerçek" ile Ahmet Önel’in yazdığı "Kaşif-i Eyvah Nadir Efendi" adlı meddah oyunlarında rol aldı. Ancak 12 Eylül askeri darbesinin ardından tutuklandı ve bir süre cezaevinde kaldı. Bu olaylar hem kişisel hem de sanatsal yaşamını derinden etkiledi. Ardından ciddi sağlık sorunları yaşadı ve kalp ameliyatı geçirdi.
Bu zorlu dönemde tanıştığı Genco Erkal, onun için yeni bir yolun kapısını araladı. Erkal ile birlikte Dostlar Tiyatrosu’nda sahne almaya başladı. Ancak ustası Erkan Yücel’in vefatı Esen’i derinden sarstı. Bu kaybın ardından dört yıl boyunca sahnelerden uzak kaldı. Sanata geri dönüşü ise, Erkan Yücel’in anısını yaşatmak amacıyla tekrar sahnelediği "Düş ve Gerçek" ile oldu.
Yurtdışına açılması ise İzmir Valisi Nevzat Ayaz’ın katkısıyla gerçekleşti. Pasaport yasağını delerek Berlin Kültür Senatosu’nun davetlisi olarak Almanya’ya gitti. Burada Tiyatrom adlı oluşumda yer aldı ve Kerim Afşar’ın başrol verdiği "Suçlular ve Suçsuzlar" adlı oyunla büyük beğeni topladı. Berlin’de Türk ve Alman tiyatrolarında yönetmenlik ve oyunculuk yaptı. 1994 yılında Leman Kültür'de Tuncel Kurtiz’in teşvikiyle sahnelediği doğaçlama meddah gösterileri büyük ilgi gördü. Bu performanslar, ileride Cem Yılmaz ve Ata Demirer gibi isimlerin doğaçlama sahne anlayışına öncülük etti.
Son Dönem Çalışmaları ve Kavuk Meselesi
Mehmet Esen, 1997 yılında tekrar Almanya’ya dönerek Berlin’deki Theater Forum’da çalışmalarını sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’ye geri döndüğünde, Almanya’daki gözlemlerini ve yaşadıklarını kaleme alarak "Aşk Hayattan Büyük" adlı romanını yayımladı. Tiyatroya olan bağlılığı hiç azalmadı. 2011 yılında DOT Tiyatrosu’nda sahnelenen "Festen" adlı oyunda başarılı bir performans sergiledi.
2021 yılında senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği “Yapayalnız” adlı filmde başrol oynadı. Bu yapım, hem içerdiği dramatik yoğunluk hem de oyunculuk kalitesiyle dikkat çekti. Sonraki yıllarda ise Ekin Onat’ın yönettiği “Kayıp” adlı kısa filmdeki etkileyici performansıyla uluslararası alanda da tanındı. Montreal Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne layık görüldü.
Mehmet Esen, meddahlık geleneği ve “kavuk” meselesiyle ilgili önemli bir açıklamada da bulunmuştur. Ona göre, meddahlık kültürünün simgesi olan kavuk yalnızca iki kişiye verilmiştir: Erkan Yücel ve Münir Özkul. Her ikisi de Esen’in ustasıdır. Erkan Yücel bu kavuk geleneğini Esen’e devretmiştir. Ancak kavuk simgesinin orijinalinin, tiyatro sanatçısı Mehmet Akan tarafından bir bitpazarında bulunduğu ve zamanla sadece bir takkeye dönüştüğü bilgisini de paylaşmıştır.
Sanat yaşamı boyunca hem politik tiyatroda hem geleneksel sahnelerde varlık gösteren Mehmet Esen, Türkiye tiyatrosunun çok yönlü isimlerinden biri olmayı başarmıştır. Onun hikâyesi, kişisel acılar, siyasi baskılar, sahneye olan tutkusu ve ustalarına duyduğu derin saygı üzerinden şekillenen bir sanat yolculuğudur.





