h Dolar 9,4486 %-1.43
h Euro 10,9741 %-1.43
h Altın (Gr) 547,27 %-1,72
h Bitcoin 596942 %-2.95942
h Ethereum 40029 %-1.38087
Antalya 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mehmet Berk

Mehmet Berk

24 Ekim 2021 Pazar

Yargıtay’dan emsal karar: Vasıflı işçi asgari ücretle çalıştırılamaz

Yargıtay’dan emsal karar: Vasıflı işçi asgari ücretle çalıştırılamaz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milyonlarca özel sektör çalışanını yakından ilgilendiren karara imza atan Yargıtay, vasıflı bir işçinin büyükşehirlerde asgari ücretle yaşamasının hayatın olağan akışına ters olduğuna hükmetti.

Bursa’da hukuk bürosunda avukat katibi olarak çalışan genç, ücretlerinin ödenmediğini belirterek istifa etti. İş Mahkemesi’nin yolunu tutan katip, hukuk ofisinde sekreter olarak en son 4 bin TL net ücret ile çalıştığını kaydetti.

İş sözleşmesi ücretinin aylardır ödenmemesi nedeniyle haklı sebeple feshettiğini belirten davacı katip, işyerinde tek çalışan olması nedeniyle yıllık izin kullanamadığını, kendi tuttuğu masraf ajandalarını gerçek ücretin ispatı amacıyla elinde tuttuğunu, işverenin kendisine istifa dilekçesi vermesi halinde alacaklarını ödeyeceğini beyan ettiğini, istifa dilekçesi vermediğini, haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.

Davalı avukat ise katibin asgari ücretle çalıştığını belirterek iddiaları yalanladı.

Mahkeme davanın kısmen kabulüne hükmetti. Kararı her iki taraf da temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

İŞVERENİN ÜCRET BORDROSU

Yargıtay kararında; işin vasıflı bir iş olmasının işçinin kıdemi yaşadığı şehir dikkate alındığında asgari ücretle çalışmasının yaşamın olağan akışına uygun olmadığı vurgulandı.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görüldüğü hatırlatıldı.

Bu durumda gerçek ücretin tespitinin önem kazandığı, işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususların dikkate alındığı dile getirildi.

Somut uyuşmazlıkta, davacı aylık ücretinin net 4 bin TL olduğunun belirtildiği kararda, “Davalı asgari ücret ödendiğini savunmuştur. Davacının hukuk ofisinde sekreter, (avukat katibi belgesi mevcut) olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. İşverenin TÜİK verilerine ve davacının işyerinde tuttuğu ajandalara bir itirazı olmadığı aksine işverence davacının masraf ajandalarını ve bazı belgeleri yanında götürdüğü iddia edilerek tutanakla tespiti yaptırılarak Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir. Davacı masraf ajandalarını fotokopi şeklinde dosyaya ibraz etmiştir. İncelenen masraf ajandalarında davacıya 2018 yılında 3.500 TL net ücret ödendiği, 2019 yılında ise 4.000 TL net ücret ödendiği görülmektedir. Davacının 14 yılı aşkın kıdemi, çalıştığı işyerinin büyükşehirde olması ve yaptığı işin vasıflı bir iş olması nedeniyle işin niteliği gereği asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir” denildi.

Kararda bozulma sebepleri, “Tüm bu nedenlerle avukat sekreteri olarak çalışan davacının 3342 kodlu hukuk sekreteri için TÜİK tarafından bildirilen emsal ücretle çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Davacının hak ve alacakları bu ücret üzerinden hesaplanmalıdır. Ayrıca taraflarca işyerinde davacının tek çalıştığı, işverenin banka kartlarının davacıda bulunduğu, tanık S.S. beyanında ücretinin davalı talimatıyla davacı tarafından bankadan çekilerek ödendiği şeklindeki beyanlar gözetildiğinde banka kayıtları ve dosyaya sunulan masraf ajandaları birlikte değerlendirilerek 2019 Mart ayı ve sonrası davacının uhdesinde tuttuğu fazla para olup olmadığı mali müşavir tarafından tespit edilerek fazla para olması halinde ücret alacağından mahsubu gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir. Kararın, bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir” diye anlatıldı.

Devamını Oku

850 bin ‘küçük esnaf’ muaf: Vergi kanunlarına ilişkin kanun teklifinin 25 maddesi kabul edildi

850 bin ‘küçük esnaf’ muaf: Vergi kanunlarına ilişkin kanun teklifinin 25 maddesi kabul edildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen maddelere göre, ‘küçük esnaf’ olarak ifade edilen, 850 bin civarında olan mükellef grubunun kazançları gelir vergisinden muaf olacak.

AK Partili milletvekillerin imzasını taşıyan Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 25 maddesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.
Teklifin kabul edilen maddelerine göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları gelir vergisinden istisna tutulacak. “Küçük esnaf” olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.
Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan yararlanmak için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi gerekecek.
Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu’nun “muhtasar beyanname” ve “vergi tevkifatının yatırılması” başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak. Bu tutar üzerinden ayrıca tevkifat yapılmayacak.
Mükelleflerin, düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması, istisnadan faydalanmalarına engel oluşturmayacak.
İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespiti halinde, eksik tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası kesilerek gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek.
Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olacak.

Tarımsal destek ödemeleri gelir vergisinden istisna olacak

Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak, bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.
Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri üzerinden gelir elde eden mükelleflerin verecekleri yıllık gelir vergisi beyannameleri, işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden yılın şubat ayının başından 25. günü akşamına kadar verebilecek.
Bir takvim yılında elde edilen gelirler, şubat ayının başından 25. günü akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek.
Yıllık beyanname ile bildirilen gelir üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, şubat ve haziran aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.
Cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri kabul edilecek. İlgili takvim yılı veya hesap döneminin son üç aylık dönemi ise geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecek.

Elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek

Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden yararlanma koşulu olan “indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda haklarında tarhiyat yapılmamış olması” koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlı olacak. Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1’inden az olması durumunda da indirimden yararlanma şartları ihlal edilmemiş sayılacak.
Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak.
Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlenerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken diğer hususlar açısından yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak zorunda olacak.
Yabancı ülkelerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları veya defterdarlıklar tarafından doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.
3 bin 600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde, ilan yazısı Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri açısından Gelir İdaresi Başkanlığının, diğerleri için ilgili idarenin resmi internet sitesi üzerinden de duyurulacak.

Uzaktan inceleme

Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital veri depolama olanaklarının çeşitlenmesi, incelemelerin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılarak yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin “uzaktan incelemeyi” mümkün hale getirdiği gerekçesiyle, teklifle, vergi incelemesinin uzaktan yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda, bu bildirimi mükelleflerce yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, bu şekilde kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak tespit etmeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.
Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer şekilde, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Ticaret Bakanlığı ile müştereken veya kendisinin belirlediği usul, esas ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması veya defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak. Berat alınması ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş kabul edilecek.
Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil edilecek.
Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun gerekli süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük süre verilecek ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilecek.
Kurumlar Vergisi beyan sürelerinde düzenlemeye gidilen teklifle, Kurumlar Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen üçüncü ayın birinci gününden 25. günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecek.
Yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın yüzde 10’luk kısmı, Kurumlar Vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilmesi şartıyla, ÖTV ve KDV hariç olmak üzere tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilecek.
Teklifin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine, yarın saat 13.30’da devam edilecek.
Devamını Oku

Danıştay’dan güzellik salonlarıyla ilgili karar: Birçok cihaz kullanılamayacak

Danıştay’dan güzellik salonlarıyla ilgili karar: Birçok cihaz kullanılamayacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Türkiye genelinde sayıları 100 bini geçen güzellik salonları ile ilgili kritik bir karar çıktı. Danıştay Onuncu Daire, dermotolog ve estetik cerrahların açtığı davada, güzellik salonlarında birtakım cihazların kullanılmasına izin veren yönetmeliği iptal etti. İptal karar sonrası denetimler sıklaştı.
Danıştay tarafından verilen karara göre artık güzellik salonlarında foto epilasyon gibi bazı tıbbı cihazlar kullanılamayacak. Türkiye’de bir süredir, Güzellik Salonları ile Dermatolog ve Estetik cerrahlar arasında süren bir gerilim söz konusu. Davalara da konu olan gerilimin kaynağında ise, her geçen gün büyüyen sektörde alınacak pay yer alıyor. Türk Dermatoloji Derneği ve Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, güzellik salonlarında foto epilasyon cihazlarının kullanımına imkân veren yönetmeliğin iptali için 2017 yılında dava açtı.

Uzmanı olmayan kullanmasın

Hürriyet’in haberine göre, Danıştay Onuncu Daire’de görülen davada anılan iki dernek özetle şu görüşleri öne sürdü:
“Foto epilasyon cihazı, tıbbi Cihaz niteliğinde. Bu cihazı uzmanı olmayan kişiler kullanamaz. Bu davayı, anılan cihazları dernek üyelerinin kullanması için açmadık. Toplum sağlığı önemli. Oluşabilecek sağlık ihlallerinin önüne geçmek gerekir. Daha önceki düzenlemeler de iptal edilmişti.”
Davalı konumda bulunan İçişleri Bakanlığı adına yapılan savunmada ise, yönetmeliğin çıkarılmasının sebebinin mevzuattaki boşluğu gidermek olduğu kaydedildi. Savunmada, yönetmelikle kullanımına izin verilen cihazlara ilişkin sıkı bir denetimin getirildiği kaydedildi.

Sağlık sorunu olur

Beş yıla yakın süren yargılama sonrası Daire kararını verdi. Daire, 30 Mart 2017’de Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğin iki maddesini de iptal etti. Dairenin iptal gerekçesi kararda şöyle yer aldı:
“Cihazın, tıp yeterliliği olmayan kişilerce kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Lazer epilasyon, foto epilasyon, cilt bakımı gibi hizmetler, dermatolog ve estetik cerrahi uzmanlarca veriliyor…”

Başkan muhalif kaldı

5 üyeli Daire’nin iki üyesi ise çoğunluk görüşüne katılmadı. Başkan Yılmaz Akçil ile üye hakim Lütfiye Akbulut, karşı oy yazısında şu görüşe yer verdi:
“Güzellik salonlarına, tıbbi olarak değerlendirilebilecek hiçbir işlemin yapılmasına izin verilmiş değil. Tıbbi olmayan cihazların kullanılmasında da hukuka aykırılık yok. Hali hazırda kullanılan tüm cihazların çeşitli komplikasyonlara sebebiyet vereceği gerekçesiyle tamamen yasaklanması durumunda, bu tür işyerlerinde çalışan bir çok kişinin işsiz kalmasına yol açılmış olur.”

‘Tıbbi değil kozmetik cihazlar’

Danıştay 10. Daire’nin iptal kararı sonrası Türkiye genelindeki yüzlerce güzellik salonu harekete geçti. Kararın bozulması için Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na yapılan başvurularda, “Kullandığımız cihazlar tıbbi amaçlı değil, kozmetik amaçlı cihazlar. Burada amaç, doktorların açtıkları güzellik salonlarında ve özel sağlık kuruluşlarında bu cihazları kullanmak. Büyük bir rant söz konusu. Hastane ortamında da olsa o cihazları yine güzellik uzmanı kullanıyor. Amaçları, maddi getiriyi ellerinde tutmak istiyorlar” denildi.

400 bini aşkın kişi çalışıyor

“Binlerce üye işyeri kapanma noktasına geldi” diyen İstanbul Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ayşe Aydın “Bir tek, ağda yapıp, oje sürüp kirpik takabileceğiz. Birçok cihazın kullanımı yasaklanıyor. Özellikle İstanbul Anadolu yakasında sıkı bir denetim başlatıldı. İlçe sağlık müdürlüğü ekipleri polisle birlikte işyerlerine giderek cihazları tutanak altına alıyor. Pandemi gerçeği ise ortada. İşletmeciler tedirgin. Sektörde asgari 400 bini aşkın insan geçimini sağlıyor” dedi.
Devamını Oku

Pandora Belgeleri: ICIJ, dünya liderleri ve ünlülerin mali sırlarını ifşa etti.

Pandora Belgeleri: ICIJ, dünya liderleri ve ünlülerin mali sırlarını ifşa etti.
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) 12 milyona yakın dosyadaki verilere dayanarak dünya liderlerine, siyasetçilere ve ünlülere ait gizli finansal bilgileri kamuoyuyla paylaştı.

Pandora Papers (Pandora Belgeleri) adı verilen dosyada, aralarında Ürdün Kralı II. Abdullah, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve ailesi, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair gibi birçok dünya lideri ve ünlünün vergi cennetlerinde bulunan hesaplarına ilişkin bilgiler aktarılıyor.

Belgelerde ayrıca Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Brezilya ve başka ülkelerden 130 milyarderin hesaplarına ilişkin ayrıntılara da yer veriliyor.

Belgeler nasıl ortaya çıktı?

117 ülkedeki 150 medya kuruluşunda 600’den fazla gazetecinin bir yıl süren çalışmalarıyla ortaya çıkarılan ve dünyanın en büyük gazetecilik ortaklığından biri olan çalışmada elde edilen milyonlarca belge ile 35 siyasi lider, 91 ülkede 330’dan fazla siyasetçi ve kamu görevlisi ve ünlüye ait bilgiler ifşa edildi.

Pandora Belgeleri ismi açıklanmayan hesap sahiplerinin vergi cennetlerinde bulunan gizli banka hesaplarını, özel jetlerini, yatlarını, malikanelerini ve Picasso, Banksy ve diğer başka ustaların sanat eserlerini açığa çıkarıyor. Zengin elitlerin denizaşırı sırlarının sızdırıldığı belgelerde bu kişilerin vergi ve gizlilik cennetlerini kullanarak nasıl mülk satın aldıklarını, servetlerini gizlediklerini ve vergiden kaçındıklarını ortaya koyuyor.

Pandora Belgeleri’nin odağında müşterilerine şirket kurmada yardımcı olmak için özel yetkili 14 offshore (denizaşırı) şirket yer alıyor.

Belgelerde hangi siyasiler var?

Belgelerde öne çıkan en önemli isimlerden biri Ürdün Kralı II. Abdullah. Belgelerde kralın vergi cennetlerinde kayıtlı paravan şirketler aracılığıyla İngiltere ve ABD’de toplam 105 milyon dolar değerinde 14 lüks ev satın aldığı belirtildi.

Önemli bir diğer isim ise önümüzdeki hafta sonu yapılacak genel seçimlerde gücünü pekiştirmeyi uman Çekya Başbakanı Andrej Babis. Babis’in denizaşırı şirketler aracılığıya Fransa’nın Cannes kenti yakınlarında 22 milyon dolar değerinde lüks konut satın aldığı ancak mülkiyetini gizli tuttuğu bildirildi.

Pandora Belgeleri’nde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve ailesine ilişkin bilgiler de sızdırıldı.

Aliyev’in Londra’da 11 yaşındaki oğlu için 33 milyon sterline bir daire aldığı bilgisi yer alıyor. Ayrıca Aliyev ailesi ve yakınlarının 400 milyon dolarlık emlak anlaşmalarıyla bağlantıları olduğu bildiriliyor.

Kenya Devlet Başkanı Umumi Kenyatta’nın yıllarca offshore kurumlar aracılığıyla kişisel servetini katladığı, Pakistan Başbakanı İmran Khan’ın ise yakın çevresindeki kilit isimlerin gizlice milyonlarca dolar değerinde şirket sahibi olduğu açıklandı.

Belgelerde ayrıca Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenksiy ve geçtiğimiz günlerde silahlı saldırıya uğrayan danışmanı Sergey Şefir’e ilişkin iddialar yer alıyor. Belgelerde lider koltuğuna oturmadan önce oyuncu olan Zelenskiy’nin British Virgin Adaları’nda bir paravan şirkette hisse sahibi olduğu belirtiliyor. Sızdırılan belgelerde Maltex Multicapital Corp adlı bu şirketin film prodüksiyonu ve dağıtımı şirketlerinde hissesi bulunuyor.

Belgelerdeki diğer bazı önemli isimler ise şu şekilde:

Lübnan Başbakanı Necip Mikati, Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı Muhammed bin Reşit al Maktum, Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanoviç, Şili Cumhurbaşkanı Sebastian Pinera ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair belgelerde adı geçen diğer bazı siyasiler.

Belgelerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın üç isim yer alması dikkat çekti. Bu kişilerden birinin Putin’in yakın çevresinden Gennady Timşenko, diğerinin Putin’in “resmi olmayan propoganda danışmanı” Konstantin Ernst ve üçüncüsünün ise başkanlık çalışanlarından Svetlana Krivonogikh olduğu belirtiliyor.

Göze çarpan bir diğer isim de eski İngiltere Başbakanı Tony Blair. Belgelerde Tony Blair ve eşinin bir vergi cennetinde kayıtlı bir şirket satın alarak, Londra’da o şirkete kayıtlı yaklaşık yaklaşık 6.5 milyon sterlin değerindeki ofise 300 bin sterlinlik damga vergisi ödemeden sahip oldukları kaydediliyor.

Ayrıca eski IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn da belgelerde adı geçen üst düzey isimlerden biri. Belgelerde çeşitli ülkelerden birçok eski başbakan ve bakanın da adı geçiyor.

Belgelerde Türkiye ile ilgili neler var?

Pandora Belgeleri araştırmasına Türkiye’den DW Türkçe katıldı.

ICIJ’in internet sitesinde ve DW Türkçe’de yer alan bilgilere göre Türk milyarder ve inşaat kralı Erman Ilıcak’ın belgelerde adı geçiyor.

Belgelerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ikamet ettiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni inşa eden Rönesans Holding’in Başkanı Erman Ilıcak’ın iki denizaşırı şirketle bağları bulunduğu ve ikisinin de 2014 yılında annesi Ayşe Ilıcak adına kayıtlı olduğu bildiriliyor.

Rönesans Holding’in vergi cenneti Britanya Virjin Adaları’na 210 milyon dolar aktardığı da ortaya çıktı.

Gizli mali bildirimlere göre aileye ait holdinglerden gelen servetin tutulduğu şirketlerden Covar Ticaret Ltd’nin ilk yılında temettüden 105,5 milyon dolar gelir elde ettiği ve bu paranın İsviçre’de bir hesabına yatırıldığı belirtiliyor.

Ancak belgelerde paranın bu hesapta fazla durmadığı ve gizli mali bildirime göre aynı yıl “olağanüstü harcamalar” adı altında 105,5 milyon doların tamamının bağışlandığı kaydediliyor.

Bildirimde bu bağışın kim ya da ne tarafından alındığına dair bilgi bulunmadığı aktarılıyor.

İlham Aliyev’in ailesi ile ilgili belgelerde hangi bilgiler yer alıyor?

Pandora Belgeleri Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev,’in kızı Arzu ve Leyla Aliyeva ile oğlu Heydar Aliyev ile ilgili şaşırtıcı boyutta lüks mülkiyet yatırımı bulunduğunu ortaya koyuyor. ICIJ Aliyev’in çocuklarının 2006-2018 yılları arasında British Virgin Adaları’nda 44 şirketin hissedarı olduğunu açıklıyor.

Kayıtlarda çocukların sahip olduğu beş şirketin 2006-2009 yılları arasında Londra’nın en pahalı semtlerinde 120 milyon dolardan yüksek değere sahip mülk satın aldığı ve daha sonra bunların satışından çok büyük kar ettiği belirtiliyor.

Belgelere göre cumhurbaşkanının en küçük çoğuğu Heydar Aliyev’in henüz 11 yaşındayken Londra’nın en elit semtlerinden Mayfair’de 49 milyon dolarlık bir ofis satın alan Briitsh Virgin Adaları’nda kayıtlı bir şirketin hissedarı oldu. Bundan yedi ay sonra ortanca kızı Arzu Aliyev’in sahibi olduğu bir şirket bir aşağı sokakta işyeri binası satın aldı ve 9 yıl sonraki satıştan 40 milyon dolardan fazla kar elde etti.

2009’da en büyük çocuğu Leyla Aliyev Londra’nın ünlü alışveriş caddesi Oxford Circus civarında bir 13,5 miyon dolar değerinde bir bina satın aldı. Binanın Aliyev ailesi ve arkadaşları tarafından bir dizi işyeri tarafından kullanıldığı belirtiliyor.

Aliyev’in çocukları 2013’te denizaşırı şrketlerdeki hisselerini anne tarafından dedeleri Arif Paşayev’e aktardı. Holdingler daha sonra İngiltere’ye bağlı gizlilik cenneti Isle of Man’de yer alan bir şirketler dizisine aktarıldı.

Paşayev ve iki yakın ortağı 2006-2017 yılları arasında Londra ve yakınlarında 500 milyon dolardan fazla değere sahip mülk satın aldı.

Aliyev’in aile üyelerinden hiç birinin ICIJ’nin yorum talebine yanıt vermediği bildirildi.

Belgelerde hangi ünlüler var?

ICIJ’in araştırmaları sonucu oluşan Pandora Belgeleri’nde bazı ünlü isimlere de rastlamak mümkün. Bu isimler arasında ünlü pop şarkıcısı Shakira, Alman model Claudia Schiffer, Hint kriket oyuncusu Sachin Tendulkar ve Lell the Fat One olarak tanınan İtalyan mafya babası Raffaele Amato’nun adları göze çarpıyor.

Tendulkar’ın avukatı oyuncunun yatırımlarının yasal olduğunu, Shahira’nın avukatı sahip olduğu bütün şirketlerin bildirimini yaptığını, Schiffer’ın temsilcisi ise modelin yaşamını sürdürdüğü İngiltere’de büğtün vergilerini ödediğini açıkladı.

Onlarca cinayet suçundan dolayı cezaevinde yatmakta olan Amato’nun avukatı ise yorum yapmadı.

Denizaşırı varlıklar ya da paravan şirketler yasal mı?

Bir çok ülkede ulusal sınırların ötesinde iş yapabilmek için denizaşırı varlıklara ya da paravan şirketlere sahibi olmak yasadışı değil. Uluslararası iş yapan iş insanları mali işlerini yürütebilmek için denizaşırı şirketlere ihtiyaç duyduklarını belirtiyor.

Ancak bu ilişkiler yüksek vergi alan ülkelerde elde edilen karın, düşük vergi düzenlemelerine sahip ülkelerde yalnızca kağıt üstünde varolan şirketlere kaydırılması ile aynı kapıya çıkıyor.

Denizaşırı sığınakların siyasiler tarafından kullanılması özellikle tartışmalı bir durum olarak görülüyor, çünkü bu sayede siyasi olarak popüler olmayan hatta gayrımeşru sayılabilecek faaliyetlerin kamuoyundan gizlenebildiğine dikkat çekiliyor.

ICIJ daha önce Panama ve Cennet Belgeleri’ni ortaya çıkarmıştı

ICIJ’ye göre Pandora Belgeleri, otoriter rejimlerin ve eşitsizliğin giderek yayıldığı bir dönemde para ve gücün nasıl dağıldığına ve hukuk kuralları esnetilerek ya da çiğnenerek nasıl zengin ülkeler tarafından mali gizlilik sağlanabildiğine dair eşitsiz bakış açısını gözler önüne seriyor.

ICIJ ve ortak çalıştığı medya kurumlarının ifşa ettiği belgeler gizli para işlerinin küresel siyasete ne kadar derin nüfuz ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. ICIJ buna rağmen hükümetlerin ya da küresel kurumların denizaşırı finansal suistimallerin sona erdirilmesiyle ilgili bu kadar az yol almasının düşündürücü olduğuna dikkat çekiyor.

ICIJ daha önce dünya gündemini sarsan, birçok ülkede siyasi çalkantıya neden olan Panama ve Paradise (Cennet) Belgeleri’ni ortaya çıkarmıştı. Konsorsiyum son olarak geçtiğimiz günlerde Amerikan bankalarının gönderdiği Şüpheli Faaliyet Raporları’nın (Suspicious Activity Reports, SAR) gün yüzüne çıkmasıyla terörizmin finansmanı ve kara para aklama gibi konularda dünyadaki önemli bankaların oynadığı yasa dışı rolünü ortaya koyan FinCEN (Financial Crime Enforcement Network) Belgeleri’ni ifşa etmişti.

Devamını Oku

Kolombiya Cali Karteli’nden Türkiye’ye uyuşturucu rotası

Kolombiya Cali Karteli’nden Türkiye’ye uyuşturucu rotası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara merkezli uyuşturucu operasyonu, Kolombiya’daki Cali Karteli’nden Türkiye’ye uzanan kokain rotasını ortaya çıkardı. Kokain, çiçek, muz ve kahve kolileri arasında uçakla Kolombiya, ABD ve Hollanda rotasını izleyerek Türkiye’ye getiriliyordu. Gemilerle sevkıyatı yapılan kokain ise İtalya üzerinden Mersin Limanı’na ulaşıyordu.

Kolombiya’dan Türkiye’ye uzanan kokain bağlantısının deşifre edilmesi için Ankara Kaçakçılık ve Narkotik ekipleri çalışma başlattı. Yaklaşık 9 ay boyunca Kolombiya’dan çıkan ve Türkiye’ye ulaşan kokainin izi sürüldü.
Kolombiya’dan alınan kokain, kargo uçağı ve gemilerle çiçek, muz ve kahve kolileri arasında Türkiye’ye sokuluyordu. Üç farklı operasyonda 71 kilo 634 gram saf kokain ele geçirildi. Kokainin izlediği rota ise dikkat çekici.
Kolombiya’dan kargoya verilen kokaini taşıyan kargo uçağı, Kolombiya, ABD, Hollanda rotasını izleyerek Türkiye’ye geliyordu. Gemilerle sevkiyatı yapılan kokainin İtalya’ya uğradıktan sonra son durağının Mersin Limanı olduğu belirlendi. Takip veya yakalanma riskine karşın uyuşturucu baronlarının bazen kokainin sevkiyat rotasını değiştirdiği, Ekvador veya Brezilya üzerinden de sevkiyat yaptıkları öğrenildi. Çiçek, muz kolileri arasında getirilen kokain paketlerinin olası bir aramada detektör köpeklerinin koku almalarının önüne geçilmesi için zift ile kaplandığı da ortaya çıktı.
Yakalanan uyuşturucu baronlarından Tolga C., polisin takibindeyken, kokain almak ve bağlantılar kurmak için Kolombiya’ya gitti. Cali Karteli’nden alınan kokain Türkiye’ye gönderilirken, Tolga C.’nin ise kokaine karşılık, burada uyuşturucu kartelleri tarafından rehin tutulduğu belirlendi. Kokainin Türkiye’ye ulaşması ve parasının ödenmesinden sonra Tolga C.’nin 2 ay sonra serbest bırakıldığı ve Türkiye’ye döndüğü ortaya çıktı. Sahte diplomatik pasaportla yakalanan Tolga C.’nin, Türkiye’deki uyuşturucu baronlarıyla Kolombiya arasında bağlantı kuran kişi olduğu belirlendi.
Kokainin izini süren polis, İstanbul’da uyuşturucu karteli oluşturarak kentteki kokainin yüzde 80’ini kendisine bağlı aracılarla piyasaya süren uyuşturucu baronu Atilla A.’nın da izine ulaştı. Atilla A.’nın yakalanması için üzerine kayıtlı 3 adrese baskın yapıldı. Ancak Atilla A., bu adreslerde bulunamadı. İstihbarat birimlerinden alınan bilgi ile Bakırköy’de lüks bir rezidanstaki daireye gidildi. Polise kapıyı açan Atilla A.’nın eşi F.A. polisleri oyalarken, Atilla A. ise özel yaptırdığı ve doğrudan yatak odasına çıkan asansörle kaçmak istedi. Yalın ayak, aşağıya inip, rezidansın garaj bölümünde kaçmak isteyen Atilla A. burada yakalandı. Atilla A., kaçarken yanına 32 bin dolar, 52 bin lira almıştı. Garajda lüks 2 aracı bulunan uyuşturucu baronu Atilla A.’nın, eşine doğum günü hediyesi olarak Porsche marka spor araç aldığı öğrenildi. Özel alınan plaka ise Atilla A.’nın isminin baş harfleri ’34 ATL …’den oluşuyordu.
Operasyonda Kolombiya’dan Türkiye’ye uzanan kokaini yöneten uyuşturucu baronları Atilla A., Tolga C., Gökhan P., Levent T., Levent G., Galip Ç. ve babası da eski uyuşturucu baronu olan ‘Hanımağa’ lakaplı Nurten A. yakalandı.
Birbirleriyle bağlantılı olan 7 uyuşturucu baronunun ise kendi aralarında görev dağılımı yaptığı belirlendi. Tolga C., kokainin alınmasında Cali Karteli’nde bağlantıları yapıyordu. Uluslararası uyuşturucu baronlarıyla Kolombiya’da bağlantıları kuruyordu. Levent G. ve Galip Ç., uyuşturucunun finans ayağını yürütüyordu, Cali Karteli’ne ödemeleri yapıyordu. Gökhan P. ve Levent T. havaalanına veya limana gelen kokainin alınması ve sevkiyatından sorumluydu. Kokainin piyasaya sürülmesinde ise İstanbul bölgesinde Atilla A., Sakarya, Kocaeli bölgesinde ise Nurten A. kendilerine bağlı çalışan aracılarla yapıyordu.
Devamını Oku