Yaşam

Yüksek Yapı Sahiplerini İlgilendiriyor: Yıkım Şartları Yeniden Belirlendi!

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren son mevzuat güncellemesi, Türkiye genelindeki kentsel dönüşüm ve bina tasfiye süreçlerinde köklü Değişiklikleri beraberinde getirdi.

Abone Ol

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren son mevzuat güncellemesi, Türkiye genelindeki kentsel dönüşüm ve bina tasfiye süreçlerinde köklü Değişiklikleri beraberinde getirdi. İlgili bakanlık tarafından hazırlanan yeni düzenleme kapsamında, şehir mimarisinin ve can güvenliğinin korunması maksadıyla yüksek binaların söküm ve yıkım işlemlerine dair özel usuller tanımlandı. Yeni kriterlere göre bina yüksekliği 21,50 metreyi ya da toplam yapı yüksekliği 30,50 metreyi aşan tüm mimari yapılar yüksek yapı kategorisine dâhil edilerek özel denetim ağına alındı.

Kentleşme yoğunluğunun yüksek olduğu alanlarda riskleri minimuma indirmeyi hedefleyen düzenleme, sahada uygulanacak yıkım metotlarının sınırlarını netleştirdi. Mühendislik hesaplamalarından teknik personel yeterliliğine kadar geniş bir yelpazede standartlar getirilirken, iş makineleriyle yürütülecek söküm operasyonlarının her aşaması kontrol altına alındı. Artık yüksek binaların ortadan kaldırılması sürecinde rastgele yöntemler yerine tamamen bilimsel ve hesaplanabilir projeler devreye sokulacak.

Fenni Mesuliyet Sınırları Düşürülürken Yasal Süreçler Esnetildi

Yapı güvenliğini artırmaya yönelik atılan adımlar çerçevesinde, sahada uzman mühendis denetimini zorunlu kılan fenni mesuliyet alt sınırı 21,50 metreden 18,50 metreye çekildi. Yüksekliği 18,50 metrenin altında kalan binalarda dahi, çevresel risk faktörleri veya yapının bulunduğu konumun hassasiyeti göz önüne alınarak yerel yönetimler tarafından yetkili teknik sorumlu görevlendirilmesi şart koşulabilecek. Bu sayede dar sokaklarda veya bitişik nizamlı alanlarda yer alan küçük ölçekli binaların yıkımında da üst düzey güvenlik önlemleri uygulanacak.

Öte yandan sahadaki operasyonel aksaklıklar ve öngörülemeyen engeller dikkate alınarak idari kolaylıklar da sağlandı. Yıkım ruhsatlarının geçerlilik süreleri, tespit edilen risk durumları veya mücbir sebeplerin varlığı halinde yetkili idarelerin onayı ile 3 aya kadar uzatılabilecek. Böylece saha çalışanları ve yüklenici firmalar, aceleci kararlar almadan güvenliği merkeze koyan bir zaman planlaması yapma imkânına kavuşacak.

Patlayıcı İle Yıkımlarda Bilimsel Modelleme ve Sıkı Takip Zorunluluğu

Patlayıcı madde kullanılarak gerçekleştirilecek yıkım operasyonları için son derece katı teknik protokoller devreye alındı. Kontrollü patlatma öncesinde binanın çöküş yönü, ortaya çıkacak sarsıntı ve patlamanın etraftaki binalar ile altyapı şebekelerine olası etkileri dijital simülasyonlar ve mühendislik hesaplarıyla detaylıca analiz edilecek. Hazırlanan teknik raporlar, yapının kendi üzerine çökme ihtimalini veya belirli bir açıya devrilme senaryolarını içererek izin makamlarına sunulacak.

Söz konusu mühendislik raporları ilgili idarelerce onaylanmadığı sürece patlatmalı yıkım için ruhsat verilmeyecek. Süreç boyunca sadece alanında uzmanlaşmış yetkin personelin görev alması sağlanırken, mevsimsel şartlar ve anlık hava durumu verileri de operasyon takviminde belirleyici olacak. Ayrıca tüm patlatma süreci gelişmiş ölçüm cihazları ve kesintisiz video kayıt sistemleri ile anbean kayıt altına alınarak arşivlenecek.

Saha Güvenliğinde İleri Tedbirler ve Sektör İçin Uyum Süreci

Yıkım alanlarında hem çalışanların hem de çevredeki vatandaşların emniyetini sağlamak amacıyla fiziki bariyer standartları üst seviyeye çıkarıldı. Yapının teknik özellikleri ve çevresel risk faktörleri doğrultusunda koruyucu perdeleme sistemleri, örtülü geçiş yolları ve düşen molozları engelleyen koruma fanlarının kullanımı zorunlu hale getirildi. Bu sayede yıkım sırasında çevreye yayılan toz, gürültü ve parça fırlama gibi olumsuz etkilerin en aza indirilmesi amaçlandı.

Sektör temsilcilerinin, inşaat firmalarının ve iş makinesi operatörlerinin yeni getirilen idari ve teknik kurallara adapte olabilmeleri amacıyla kapsamlı bir geçiş dönemi öngörüldü. Mevzuatın yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere sektöre 1 yıllık süre tanındı. Bu uyum sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye genelindeki tüm yüksek yapı yıkımları yeni teknik altyapı ve sıfır hata prensibiyle gerçekleştirilecek.