Üç sahınlı, mihrap önü kubbeli ve iç avlulu planıyla dikkat çeken yapı, derinlemesine uzanan tasarımı ve geometrik motiflerle süslü tonozlarıyla Ulu Cami geleneğinin Anadolu’daki ilk örneğini temsil ediyor. Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammed Arslan, yapılan restorasyonların ardından caminin yeniden ibadete açıldığını belirterek şunları söyledi:

“Ebu’l Menüçehr Camii, Anadolu’daki Türk cami geleneğinin ilk temsilcisi. Sultan Melikşah’ın emriyle komutan Ebu’l Menüçehr tarafından yaptırıldı. Plan özellikleriyle Ulu Cami geleneğini başlatan yapı olmasının yanı sıra, minaresinde yer alan kufi hatlı ‘Bismillah’ yazısıyla da büyük önem taşıyor”

Selçuklu izlerini taşıyan minare

Caminin kuzeybatı köşesinde yükselen sekizgen gövdeli, tek şerefeli minare kare kaide üzerine oturuyor. Şerefe altlığı mukarnas bezemeleriyle süslenirken, gövdesinde kufi yazıyla “Bismillah” ifadesi yer alıyor. 99 basamaklı taş minaresiyle yapı, hem Anadolu Türk mimarisinin erken örneklerinden biri hem de Orta Asya’daki Karahanlı mimarisini hatırlatan detaylarıyla öne çıkıyor.

AEDAŞ, 558 milyon TL’lik yatırımla güçlü altyapı kuruyor
AEDAŞ, 558 milyon TL’lik yatırımla güçlü altyapı kuruyor
İçeriği Görüntüle

UNESCO Mirası Ani’nin simgelerinden

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Arkeolojik Alanı’nın önemli yapılarından biri olan cami, Anadolu’daki Türk hâkimiyetinin simgesi kabul ediliyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin uğrak noktası olan Ani’de, Ebu’l Menüçehr Camii en çok ilgi gören eserlerin başında geliyor.

Kaynak: Antalya Hakkında