Kepez Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi Bilim İletişim Ofisi iş birliğinde Antalya Bilim Merkezi’nde düzenlenen “Sınav Kaygısı” söyleşisi, öğrenciler ve ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte sınav sürecinde ortaya çıkan kaygının nedenleri, etkileri ve sağlıklı başa çıkma yöntemleri ele alındı. Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide, Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) Müdürü Prof. Dr. Tuğba Sarı, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Moderatörlüğünü Av. Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın üstlendiği programda, sınav sürecine dair önemli bilgiler aktarılırken, katılımcıların soruları da yanıtlandı.

Antalya Bilim Merkezinde ‘ Sinav Kaygisi Konusuldu 3
Söyleşide, sınav kaygısının temelinde “korku” duygusunun yer aldığı, bu duygunun insan doğasının bir parçası olduğu ifade edildi. Uzmanlar, kaygının tamamen olumsuz bir durum olmadığını, uygun düzeyde olduğunda bireyi motive ederek performansı artırabileceğini vurguladı.
Ancak kontrol edilemeyen ve aşırı düzeye ulaşan kaygının; nefes darlığı, donma hissi, odaklanma güçlüğü ve performans düşüklüğü gibi olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekildi.

Antalya Bilim Merkezinde ‘ Sinav Kaygisi Konusuldu 2

Futbol Transferlerinin Arkasındaki Ekonomi: Kulüpler Nasıl Milyonlar Harcıyor?
Futbol Transferlerinin Arkasındaki Ekonomi: Kulüpler Nasıl Milyonlar Harcıyor?
İçeriği Görüntüle

“Sınav hayatın tek belirleyicisi değil”

Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin sınavın hayatın tek belirleyicisi olarak görülmesi olduğu belirtildi. Bu algının, öğrencilerde başarısızlık ve değersizlik düşüncelerini tetiklediği ifade edilirken, sınavın önemli bir süreç olduğu ancak tek belirleyici olmadığı vurgulandı.
Ailelere önemli görevler düşüyor Söyleşide ailelerin yaklaşımının öğrencilerin kaygı düzeyinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi. İyi niyetle yapılan baskı ve yüksek beklentilerin zaman zaman olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, çocuklarla kurulan iletişimde sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşımın önemi vurgulandı. Ayrıca ailelerin, çocukların ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak yönlendirme yapması gerektiği, tek bir hedefe zorlamanın kaygıyı artırabileceği ifade edildi. Sağlıklı iletişim ve ortak karar alma süreçlerinin kaygıyı azaltmada etkili olduğu belirtildi.

Muhabir: Haber Merkezi