Antalya’da dini nikâhla birlikte yaşadığı kadının 12 yaşındaki kızına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan 47 yaşındaki O.E., Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

“Anneni öldürürüm” diyerek tehdit etti
Olay, Antalya'da meydana geldi. İddiaya göre, S.S.'nin dini nikahla birlikte yaşadığı O.E. (47), kadının 12 yaşındaki kızına, birlikte yaşadıkları evde cinsel istismarda bulundu. İstismarın yaşandığı dönemde ilkokul 4’üncü sınıfta olan çocuk, annesi ve kardeşinin uyuduğu sırada da istismara maruz kaldı. Şüphelinin, çocuğa para vererek yaşananları annesine anlatmamasını istediği, anlatması durumunda yurda verileceğini söyleyerek korkuttuğu ve “Anneni öldürürüm” diyerek tehdit ettiği belirtildi.
Korktuğu için yaşadıklarını bir süre gizleyen çocuk, daha sonra durumu annesine ve rehberlik öğretmenine anlattı. Anne, kızına cinsel istismarda bulunduğunu belirttiği kişi hakkında polise başvurarak şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Annesiyle birlikte polise gideceği sırada da şüpheliden korktuğu için yaşadıklarını gizlemeye çalışan çocuk, Çocuk İzlem Merkezi'nde alınan ifadesinde istismarı anlattı. Soruşturma kapsamında çocuğun rehberlik öğretmeninin de ifadesine başvuruldu. Öğretmen, çocukla yaptığı görüşmede öğrencisinin, annesinin birlikte yaşadığı kişinin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını belirtti.
Soruşturmanın ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, çocuğun ve annesinin beyanları, tanık ifadeleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Savcılık, sanığın çocuğa defalarca cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle cezalandırılmasını talep ederken, hapis cezası alması halinde kamu görevinde bulunma gibi bazı haklarının da kısıtlanması istendi.

Karar duruşması görüldü
Olayın ardından Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada karar duruşması görüldü. Duruşmaya çocuğun annesi S.S. ve taraf avukatları katıldı. Bu dosyada tutuksuz yargılanan O.E. ise duruşmaya katılmadı. Başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın, duruşma günü izinli olarak dışarıda olduğu iddia edildi. Duruşmada önceki mütalaasını tekrarlayan savcı, çocuğun ve annesinin ifadeleri ile rehberlik öğretmeninin anlatımlarını değerlendirerek sanığın 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan cezalandırılmasını talep etti, istismarın birden fazla kez gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın artırılmasını da istedi.
Mahkeme yakalama emri çıkarılmasına karar verdi
Mahkeme heyeti, suç tarihinde 12 yaşından küçük olan çocuğa yönelik 'nitelikli cinsel istismar' suçundan sanığa önce 18 yıl hapis cezası verdi. Suçun tehditle ve birden fazla kez işlenmesi nedeniyle yapılan artırımlarla ceza 33 yıl 9 aya çıktı. Ancak yasal üst sınır nedeniyle sanığın cezası 30 yıl hapis olarak belirlendi. Heyet, sanığın geçmişteki mahkûmiyetleri ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle cezada indirim uygulamadı. Verilen cezanın süresi ve sanığın kaçma şüphesini dikkate alan mahkeme, adli kontrolün yeterli olmayacağına hükmederek O.E.'nin tutuklanmasına yönelik yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.
Rehberlik öğretmenine anlattı
Karar duruşmasının ardından açıklama yapan mağdur çocuğun avukatı Hande Amioğlu, çocuğun yaşadığı sorunları rehberlik öğretmenine anlattığını ve öğretmenin sorumlu davranışı sayesinde durumun aileye bildirildiğini söyledi.
Amioğlu,
"Bu bizim için sadece ceza yargılamasını devam ettirmek ya da süreci takip etmek değil, bir çocuğun ceza yargılamasında adalet arayışında onun yanında olmaktı. Çocuğumuz rehber öğretmenine yaşadığı sorunları dile getirmiş, öğretmeninin sorumlu davranışı sayesinde bu durum aileye bildirilmiş. Tek ebeveyn ile yaşayan bir çocuğumuz var, annenin bu süreci öğrenmesiyle beraber tarafımıza müracaat etti, şikayetçi olduk"
diye konuştu.
Çocuğun sanıktan korktuğu için yaşadıklarını gizlemeye çalıştığını söyleyen Amioğlu, Çocuk İzlem Merkezi'nde pedagoglar eşliğinde alınan ifadeyle yaşananların ortaya çıktığını ve yargılamanın sonuçlandırıldığını kaydetti.
"Şikayetten vazgeçmedim diye kaçırıldım, dövüldüm"
İki çocuk annesi S.S., sanıkla iki yıl boyunca dini nikâhlı birliktelik yaşadığını belirterek kızının yaşadıklarını rehberlik öğretmenine anlatmasının ardından adli sürecin başladığını söyledi.
Öğretmenin çocuk şubeye haber verdiğini belirten S.S.,
"Çocuk şube beni aradı ve adli süreci başlattım. Bu şahısta benim yaklaşık 8-10 milyon TL param vardı, şikayetten vazgeç paranı al denildi. Çok baskı kuruldu, asla vazgeçmedim. Şikayetten vazgeçmedim diye kaçırıldım, dövüldüm. Bununla ilgili mahkemeler görüldü, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şiddet gibi suçlardan hapis cezaları aldı"
ifadesini kullandı
"Çocuğum ve benim için yıpratıcı bir savaştı"
Mahkemenin verdiği karardan memnun olduğunu dile getiren S.S., süreç boyunca kendisi ve kızının yıprandığını belirterek,
"Evimi, her şeyimi kaybettim ama çocuğumun arkasında durdum sonuna kadar. Çocuğum ve benim için yıpratıcı bir savaştı. Sonunda avukatım ve deliller sayesinde bunu ispatladık. Ağlamak üzereyim, çok mutluyum. Yaşadığımı kimse yaşamasın. Bu karar örnek teşkil etmeli, hiç kimse hiç kimsenin çocuğuna el uzatmamalı. Onlar birer bebek onlar masum. Verilen karardan çok memnunum, iyi ki adalet var iyi ki bu devletin başında savcılar var."
dedi.



