Antalya'nın tarihi Kaleiçi sokaklarında, elleri yerine ayaklarını birer maharetli el gibi kullanan Mehmet Temel'in azim dolu yaşam hikayesi duyanları hayran bırakıyor.
Antalya'da yaşayan doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel, yıllardır esnaflık yaptığı takı dükkanında boncukları ayakları ile tek tek diziyor. Elleri olmamasına rağmen günlük yaşamında da birçok işini kendi halledebilen Temel, ayaklarıyla tıraş oluyor, yemek yiyor hatta araç sürebiliyor. Sürücü koltuğunda özel tertibatlı aracıyla yıllardır araba kullanan Temel usta şoförleri de aratmıyor. Kaleiçi'ndeki iş yerine geldiğinde ise kepengini açan Temel, takılarını tek tek ayaklarıyla diziyor, cep telefonunu ayaklarıyla kullanıyor ve kahvesini içiyor. Dükkanına gelen müşteriler, alışveriş sonrası para üstünü ayaklarıyla veren Temel'i görünce ise şaşırıyor.
Hayatı boyunca çalışarak birçok işte görev aldığını dile getiren Temel, şehir dışına giderek ayakkabı boyacılığı, kaset gibi işler yaptığını aktardı.

"Beni kazanın altına koymuşlar"
Doğduğu zaman çevredeki komşularının annesine olumsuz söylemlerde bulunduğunu ifade eden Temel, yaşam hikayesini şu sözlerle anlattı:
"Yayla da doğmuşum. Komşular anneme 'bunu öldür başına bela olur. Ne el ne ayak var' demişler. Beni kazanın altına koymuşlar. Günler sonra babama 'Senin bir oğlun oldu ama kazanın altına koydular' demişler. Babam anneme 'çocuk nerede' diye sorunca 'öldü' demiş. Babam da 'ölüsü nerede' diye sorduğunda kazanın altında tarlaya koyduğunu söylemiş. Beni bulmak için 6-7 saat yol yürümüş. Babam beni ceketine sarıp çadıra getirmiş. Diğer çocuklardan daha çok önem vereceğini söylemiş."
"Sevinçten ağaca çıkmışım"
9 yaşına kadar yürüyemediğini, bir anda yürümeye başladığını ve sevinçten ağaca çıktığını söyleyen Temel,
"Diğer çocukların elleri ayakları var benim niye yok diye sorduğumda hem onları hem kendimi üzüyordum. Annem, babama 'biraz da sen bak ben dayanamıyorum' demiş. Babam da beni alıp elma bahçesine bir çadıra koymuştu. Her gün orada babamla kalıyorduk. Orada otururken bir şeyler oldu ve yürüyebiliyordum. Sevinçten oradaki ağaca çıkmışım. Sevinçten çığlık atıyormuşum. Halbuki o ağaca çıkamam ama sevinçten çıkmışım"
ifadesini kullandı.

"Benim elim ayağım araba"
Araç kullanmanın hayatında önemli bir yerde olduğunu belirten Temel,
"Her şeyi yapacağım aklıma gelirdi ama araba kullanacağım aklım gelmezdi. 50 senedir özel tertibatlı araba kullanıyorum. Bu sene ehliyetin değişmesi gerekiyormuş fakat şu anda değiştiremedim. Benim elim ayağım araba. Ehliyetimin yenilenmesini istiyorum"
diye konuştu.

"Kamera şakası dedim"
Müşterilerine ayakları ile para uzattığını söyleyen Temel,
'Müşterilere ayağımla para verip alırken şaşırıyorlar, onlar da şok oluyor, kamera şakası sanıyorlar. Bir zamanlar İstanbul'da gişe memuruna ayağımla para uzattım şok oldu, 'el miydi ayak mıydı' dedi. Kamera şakası dedim'
şeklinde konuştu.

"Hayatımda iz bıraktı"
Temel,
"Bir zamanlar 4 yaşındaki kızım ile mutfakta otururken bana 'Baba neden elin ayağın yok?' dedi. 'Allah böyle yaratmış' dedim kızım da 'bir elimi bir ayağımı kesip sana vereyim' dedi. Hayır deyince bu sefer 'iki elimi iki ayağımı sana vereyim' dedi ve ben orada koptum"
diyerek bu konuşmanın hayatında en çok iz bırakan anısı olduğunu söyledi.







