Antalya'nın Elmalı ilçesiyle gönül bağı kuran, ‘Anadolu arkeolojisinin annesi’ olarak anılan Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink’in vasiyeti yerine getirildi; 2 bin 500 yıllık Kızılbel Tümülüsü’ne küllerinin serpilmesinin yanı sıra adı Elmalı’da bir caddeye verildi.
Hollanda’dan Anadolu’ya uzanan bilim yolculuğu
1917 yılında Hollanda’da doğan ve doktora eğitimine kadar burada yaşayan Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, 1946’da eğitim amacıyla ABD’ye gitti. Anadolu arkeolojisiyle ilk temasını ise 1947’de Mersin’in Tarsus ilçesindeki Gözlükule kazılarında kurdu. 1963 yılında Karataş-Semayük kazıları için Antalya’nın Elmalı ilçesine gelen Mellink, burada yürüttüğü kazı ve yüzey araştırmalarıyla çok sayıda arkeolojik eserin ortaya çıkarılmasında belirleyici rol oynadı.

Prof. Dr. Mellink tarafından keşfettiği Kızılbel ve Karaburun tümülüsleri, literatürde Anadolu’nun en iyi korunmuş boyalı mezar odaları arasında gösterildi. Milattan önce 525 yılına tarihlenen ve duvar resim sanatının günümüze neredeyse hiç ulaşmamış örneklerini barındıran Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen, bölgedeki Pers etkisini açık biçimde yansıtan Karaburun Tümülüsü Mellink tarafından gün yüzüne çıkarıldı.

"Anadolu arkeolojisinin annesi” olarak anıldı
Bilim dünyasında “Anadolu arkeolojisinin annesi” olarak anılan Mellink, Elmalı’daki ilk yıllarında kendisini kazı alanlarına götüren Abdullah Aytulum ve ailesiyle yakın bağ kurdu. İlçeden çıkarılan eserlerin Elmalı’da sergilenebilmesi için müze kurulması fikrini gündeme getiren, ayrıca ilçeye hastane kazandırılması için girişimlerde bulunan Mellink, bölge halkıyla güçlü ilişkiler geliştirdi. Yaşamının 60 yılını Anadolu arkeolojisine adayan Mellink, bunun 40 yılını Elmalı’da geçirdikten sonra ABD’ye döndü.

89 yaşında hayatını kaybetti
ABD’ye dönmesine rağmen Elmalı ile bağını koparmayan Prof. Dr. Mellink, yakın çevresine öldükten sonra Elmalı’ya gömülmek istediğini iletti. Mellink, “Öz ailem” dediği Abdullah Aytulum ve ailesiyle ilişkisini sürdürdü; 2003 yılında ilçeyi yeniden ziyaret etti. Kazı dönemlerinde kaldığı evi ve Aytulum’un kendisini götürdüğü aracı bir kez daha gören Mellink, 2006 yılında ABD’de kaldığı bakım evinde 89 yaşında hayatını kaybetti.
Vasiyeti yerine getirildi
Mellink’in yakınları, vasiyetini yerine getirmek üzere bedeninin küllerini Elmalı’ya gönderdi. Küller, Aytulum ailesinin oğlu Sadık Aytulum’a teslim edildi. Prof. Dr. Mellink’in küllerini, büyük önem verdiği Kızılbel Tümülüsü’ne Sadık Aytulum serpti ve böylece vasiyeti yerine getirilmiş oldu. Öte yandan 2023 yılında Mellink’in yeğeni Machteld Pell de, teyzesi hakkında kaleme aldığı kitap için bilgi toplamak amacıyla birkaç günlüğüne Elmalı’ya geldi.

"Annemden hiçbir farkı yok”
Prof. Dr. Mellink’in küllerini tümülüse seren Sadık Aytulum, aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı:
“Mellink Hanım 1963'te Elmalı'ya geldiğinde babam onları Kaş'a götürmüş. Annem de bana hamileymiş, dönüşte benim doğduğumu söylüyorlar. Böylece samimiyetimiz gelişti. Elmalı'da şimdiki bulunduğumuz yeri köylüler kazmış. Babam hocayı buraya getiriyor. 1 sene sonra burada çalışma başladı ve 35 sene kadar çalışmalar sürdü. Kendisi 40 sene burada yaşadı. Ben de onun kucağında büyüdüm sayılır. Aile gibi olduk. Şu anda benim kendi annemden hiçbir farkı yok benim için. Elmalı'yı çok sevdi, Elmalı'ya çok yardımları oldu. Hastane falan yapılırken, en büyük maddi yardımları hep hoca hanım yaptı.”
Aytulum, Mellink’in son ziyaretinin ölümünden iki yıl önce gerçekleştiğini belirterek,
“Elmalı'ya en son ölümünden 2 sene önce geldi. O zaman geldiğinde felçliydi. Ondan sonra da bir daha kendisini görmedim. Kendisi ABD'de vasiyet yazmış. Biz 3 kardeşiz, ablam vardı, asıl hocanın her şeyine o koştu. Ona ev alması için bir miktar para gönderdi. Yeğenlerine bıraktığı vasiyetinde, Elmalı'ya gömülmek istediğini söylemiş. Mevtası buraya gelemediği için yaktırıp, küllerini gönderdiler. Kızılbel Tümülüsü'ne küllerini ben döktüm”
dedi.

Adı Elmalı’da bir caddeye verildi
Ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesinin ardından Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü arkeolog Durmuş Altan ile Elmalı Müzesi Müdürü arkeolog Tahir Aksekili, Hollanda’ya giderek Mellink’in yakınlarıyla görüştü. Prof. Dr. Mellink'in hayatı hakkında bilgiler toplayan Altan, Elmalı'da bulunan bir caddeye adının verilmesi için çalışmalara başladı. Elmalı Belediyesi’nin şubat ayı meclis toplantısında alınan kararla, kazı döneminde tarihi eserlerin muhafaza edildiği deponun bulunduğu binanın yer aldığı caddeye “Prof. Machteld Johanna Mellink” adının verilmesine karar verildi.
Altan, Elmalı Müzesi’ndeki eserlerin büyük bölümünün Mellink tarafından gün yüzüne çıkarıldığını ifade ederek, onun 40 yılını Elmalı’ya adadığını ve birçok sosyal sorumluluk projesinde öncü rol üstlendiğini söyledi.
Durmuş Altan,
"Machteld Johanna Mellink, 'Anadolu arkeolojisinin annesi' olarak biliniyor. Gerçekten hem bir Anadolu sevdalısı hem de Elmalı sevdalısı. İlk Elmalı'yla tanışmasında Karataş- Semayük'te milattan önce 3000 yılına tarihlenen 500 küp mezar buluyor. Milattan önce 525 yılına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen Karaburun Mezarı'nı buluyor. Bugün arkeoloji müzesine gitsek neredeyse bütün eserler, Mellink'in ortaya çıkardığı eserlerdir. Mellink toplam 40 yılını Elmalı'ya veriyor. Burada bir aileyi öz ailesi olarak kabul ediyor. Ve birçok sosyal sorumluluk projesinde hep en önde yer alıyor"
dedi.

"Elmalı Müzesi’nin kurulmasında yoğun çaba harcadı"
Mellink’in Elmalı Müzesi’nin kurulması için yoğun çaba harcadığını ancak kuruluşunu göremediğini dile getiren Altan, 2023’te yeğenlerinin ilçeye davet edildiğini, kazı alanları ve müzenin gezdirildiğini aktardı.
Altan konuşmasının devamında,
"Mellink, Elmalı'daki bir aileyi 'öz ailem', Elmalı'ya 'ikinci vatanım' diyecek kadar da bir Elmalılı. Ben hem Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü olarak hem de bir arkeolog olarak Elmalı'ya yaptığı bu katkılardan dolayı bir sosyal sorumluluk projesi gibi başladım bu projeye. Mellink'in yeğenleri ile görüştük. 2023 yılında buraya davet ettik. Yaklaşık 3 gün burada mezarları, beraber vakit geçirdiği aileyi, kazı evini gezdik. Müze Müdürümüz Tahir Akseki ile birlikte Amsterdam'a gittik ve birçok temasta bulunduk. Mellink'in Elmalı ile yazdığı eserler, bizi gerçekten çok heyecanlandırdı ve duygulandırdı. Önce belediye başkanımıza konuyu taşıdım. O da çok sağ olsun yardımcı oldu. Bu konuyu Belediye Meclisi'ne sunduk. Meclisimizden de Mellink'in adının bir caddeye verilmesi oy çokluğuyla kabul edildi. Şu anda Dışişleri Bakanlığımızla diğer yazışmalarımız da devam ediyor. O da gerçekleştikten sonra Mellink'i bir caddede, bir sokakta inşallah ismini sonsuza dek yaşatacağız"
ifadesini kullandı.

Neden Kızılbel?
Prof. Dr. Mellink'in küllerinin serpildiği Kızılbel Tümülüsü'nün Elmalı'da en son ziyaret ettiği yer olduğunu belirten Altan, şöyle konuştu:
"Mellink'in bir vasiyeti var. 2 çok büyük tümülüs buluyor. Bunlardan biri; Karaburun Tümülüsü, milattan önce 475 yıllarına tarihlenen. Bir de milattan önce 525 yıllarına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü. Karaburun Tümülüsü'nde Pers istilasının Elmalı'ya kadar geldiğini gösteren betimlemeler var. Ama niçin buraya dökülmesini istiyor küllerinin? Çünkü Kızılbel Tümülüsü yerel özellik gösteriyor ve aynı zamanda bir Likya esintisi var. O yüzden burada bile Mellink yerel betimlemeler olan Kızılbel Tümülüsü'ne küllerinin dökülmesini söylüyor."




