Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde yaz aylarında tarlalara serilen dünyaca ünlü halılar, klipler ve fotoğraf çekimleri için de doğal stüdyo oluyor. Yüzyıllardır Yörük kültürünün önemli miraslarından biri olarak yaşatılan Döşemealtı halıcılığı, yaz aylarında ortaya çıkan eşsiz görüntüsüyle bir kez daha dikkat çekti. Temmuz başında tarlalara serilen ve ekim ayının ortalarında toplanması planlanan yüzlerce halının oluşturduğu doğal stüdyo, bu kez Çekya güzeli Isabella Rossini için çekim alanına dönüştü.

Döşemealtı halıları doğal stüdyo oldu
Döşemealtı’nda geleneksel halıcılık, Yörük kültürünün önemli miraslarından biri olarak yüzyıllardır yaşatılıyor. El tezgahlarında yün ipliklerle dokunan halıların yanı sıra, 50, 80 ve hatta 100 yıllık antika halılar da renklerinin canlanması ve bakımının yapılması amacıyla yaz aylarında güneş altına seriliyor.
Günler boyunca güneşte bekletilen ve belirli aralıklarla çevrilen yüzlerce halı, bölgede “halı tarlaları” olarak adlandırılan renkli görüntüleri oluşturuyor. Bu doğal atmosfer daha önce Türk halk müziği sanatçısı Sümer Ezgü’nün “Bu Alem Yaza” ve Mabel Matiz’in “Sarmaşık” parçalarının klip çekimlerine de ev sahipliği yaptı.

Çekya güzeli halı dokuma tezgahında
Bu yıl Antalya’nın Kemer ilçesinde 20’ncisi düzenlenen Miss Aura International Güzellik Yarışması’nda birinci seçilen Çekya temsilcisi Isabella Rossini (20), rengarenk halıların arasında kamera karşısına geçti.
Türkiye’nin tanıtım elçisi olan Rossini, çekimlerin ardından halıları dokuyan bölgedeki son zanaatkar Ayşe Taç’ı (61) evindeki dokuma tezgahında ziyaret etti. UNESCO tarafından “Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı” unvanı verilen ve Döşemealtı halılarını dokuyan son zanaatkarlardan olan Taç, Rossini’ye halı dokumanın inceliklerini anlattı.
Yarışmanın organizatörü Adnan Şeker eşliğinde Döşemealtı’na gelen Rossini, çekimler için hazırlandıktan sonra halı tarlasında manken yürüyüşü gerçekleştirdi.

“Geleneksel Türk halılarını görmek çok güzel”
Türk motiflerine hayran kaldığını belirten Isabella Rossini, geleneksel halıların kendisi için özel bir deneyim olduğunu söyledi. Rossini, konuşmasında,
"Geleneksel Türk halılarını görmek çok güzel. Çok renkli ve özeller. Daha önce hiç görmemiştim. Çok çeşitliler ve benim için özel bir deneyim. Geleneksel Türk kıyafeti de giydim. Bu gelenek Orta Asya'dan gelir ve bin yıldan daha eskidir. Her süslemenin derin ve çok özel bir anlamı vardır. Ve her halı kelimeler olmadan bir hikaye anlatır. Umarım ki bu gelenek sonsuza kadar yaşar. İnanabiliyor musunuz; yünlerin, bitkilerin köklerinden elde edilen doğal renklerle boyandığına?"
diye konuştu.






