Antalya'da, geçtiğimiz Ramazan Bayramı arifesinde bir alışveriş merkezinde (AVM) meydana gelen olay, ihmal ve güvenlik zafiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Serbest olarak çalışan 48 yaşındaki grafik tasarımcı Cem Yapa, AVM'nin zemin katında yer alan bir kafede bilgisayarıyla işlerini yürüttüğü sırada, yukarıdaki katlardan aşağıya su dolu bir pet şişe fırlatıldı. Hızla düşen pet şişenin dizüstü bilgisayarına isabet etmesi ve içindeki suyun cihaza dökülmesiyle neye uğradığını şaşıran Yapa'nın iş aracı saniyeler içinde kullanılamaz hale geldi. Olayın hemen ardından emniyet güçlerince resmi tutanak tutulmasına karşın, pet şişeyi atan kişinin kimliği o an saptanamadı.
Kamera kayıtlarında 8 yaşlarında bir çocuk görülüyor
Yaşadığı talihsiz süreci ve sonrasındaki teknik detayları aktaran mağdur grafik tasarımcı Cem Yapa, olayın boyutunu şu sözlerle anlattı:
"Bilgisayarım sıvı teması nedeniyle ciddi zarar gördü. Hemen müdahale etmeye çalıştım çünkü cihaz sıvı almıştı ve ekranında görüntü yoktu. İlk müdahaleyi yaptık ancak cihaz çalışmaz hale geldi. Daha sonra teknik servis tarafından incelendi ve ciddi tamir masrafı ortaya çıktı. Yapılan inceleme sonucunda, olaya sebep olan kişinin kimliği tespit edilemedi. Kamera kayıtlarından yaklaşık 8 yaşlarında bir çocuk olduğu değerlendirildi"
Sigorta şirketi sadece fotoğraflarla karar verdi
İlk etapta meseleyi büyütmeyerek adli şikayette bulunmadığını belirten Yapa, AVM idaresinin bu sorunu çözeceğine inandığını ancak sürecin hüsranla bittiğini ifade etti. Mağduriyetinin giderilmesi adına alışveriş merkezinin mesuliyet sigortasına müracaat edildiğini dile getiren tecrübeli tasarımcı, yaşadığı hak mahrumiyetini şu cümlelerle özetledi:
"AVM yönetiminin bu mağduriyetimi gidereceğini umuyordum. Bu kapsamda AVM'nin sigortasına başvuruldu. Ancak sigorta sürecinde birçok eksiklik ve hata olduğunu gördüm. Cihaz fiziki olarak incelenmeden, yalnızca fotoğraflar ve servis raporu üzerinden değerlendirme yapıldı. Sonuç olarak sigorta, durumu kapsam dışı sayarak zararımı karşılamadı. Ben grafik tasarımcıyım ve serbest çalışıyorum. Söz konusu bilgisayar, işimi yürüttüğüm ve gelir elde ettiğim temel aracım. Bilgisayarımın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle maddi ve mesleki mağduriyet yaşıyorum"
90 bin liralık masraf çıktı
Yüksek donanımlı cihazının muadilini bulmanın mevcut piyasa şartlarında çok zor olduğuna dikkat çeken Yapa, hakkını yasal yollardan arayacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cihazımın fiyatı yaklaşık 190 bin lira. Teknik servis tarafından tamir masrafı, 80 ila 90 bin lira aralığında. Ekran ve anakartın değişmesi gerektiği, sıvı teması nedeniyle anakart üzerinde korozyon oluştuğu ifade edildi. Acil müdahale ile verilerimi kurtarabildim ancak cihaz şu an çalışmıyor. Sürecin devamında AVM yönetiminin çözüm üretmesini bekledim. Sonuç alamayınca önce CİMER'e, ardından Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdum"
Hukukçular "Asıl sorumlu AVM yönetimidir" diyor
Konuyu hukuki açıdan değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü ise alışveriş merkezlerinin müşterilerine güvenli bir ortam sunmakla mükellef olduğunun altını çizdi. Güllü, mimari boşluklara karşı koruyucu önlemler almayan yönetimin kusurlu olduğunu vurgulayarak şu açıklamada bulundu:
"Alışveriş merkezlerinde insanlar kafe ve restoranlarda oturup sohbet eder, işlerini yapar ve zamanlarını değerlendirmeye çalışır. Bu nedenle bu alanların güvenli olması son derece önemli. Güvenli bir ortam sağlamak ve insanların rahat bir şekilde vakit geçirmesini temin etmek, ilgili işletmenin ve AVM yönetiminin sorumluluğunda. Öncelikle su şişesini atan çocuk ve dolayısıyla çocuğun ailesi sorumludur. Bunun yanı sıra gerekli güvenlik önlemlerini almayan işletme ve AVM yönetimi, sorumluluk taşımaktadır. Daha önce üst katlardan gelebilecek tehlikelere karşı alanın kapatılması yönünde AVM yönetiminden talepte bulunulmuş ancak bu talep kabul edilmemiş. Bu nedenle olayda asıl sorumluluğun alışveriş merkezi yönetimine ait olduğu değerlendirilmektedir. Bu tür alanlarda koruyucu önlemler alınması şart. Güvenlik ağı veya benzeri koruyucu sistemlerin kurulması gerekir"