Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler ve ABD ile İran arasındaki çatışmaların petrol fiyatları üzerindeki baskısı her geçen gün artmaya devam ediyor. Orta Doğu bölgesinde tırmanan sıcak temaslar nedeniyle Brent petrol varil fiyatlarında görülen sert yükselişler, yurt içindeki akaryakıt pompa fiyatlarına dolaysız biçimde yansıyor. Sektör temsilcileri ve ekonomi uzmanları, ham petrol maliyetlerindeki bu kontrolsüz artışın önümüzdeki dönemde tüketiciye çok daha ağır bir yük getireceğini vurguluyor. Küresel pazardaki çalkantılı süreçlerin Türkiye piyasasındaki etkilerini azaltmak adına geçmişte uygulanan politikalar ise mevcut şartlar karşısında yetersiz kalma riski taşıyor.
Yurt içindeki sürücüler ve nakliye sektörü temsilcileri, pompaya yansıyan sürekli artışlar nedeniyle bütçelerini yeniden planlamak zorunda kalıyor. Akaryakıt maliyetlerinin sadece bireysel araç sahiplerini değil, üretimden dağıtıma kadar tüm lojistik zincirini doğrudan etkilediği biliniyor. Dolayısıyla petrol piyasalarında yaşanan her dalgalanma, genel enflasyon beklentilerini de yukarı yönlü tetikliyor. Önümüzdeki süreçte uluslararası piyasalarda kayda değer bir düşüş yaşanmadığı takdirde, pompa fiyatlarında yeni rekorların kırılması kaçınılmaz bir tablo olarak değerlendiriliyor.
Eşelmobil Sisteminin Akaryakıt Fiyatlarındaki Geçmiş Etkisi
Ekonomi yönetiminin geçtiğimiz aylarda fırlayan petrol fiyatlarını dizginlemek amacıyla devreye soktuğu eşelmobil mekanizması, pompa fiyatlarındaki ani sıçramaları bir nebze olsun frenlemişti. Resmi Gazete üzerinden kamuoyuna duyurulan ilk karar doğrultusunda, akaryakıt ürünlerinde meydana gelen fiyat artışlarının büyük bir kısmı Özel Tüketim Vergisi miktarından feragat edilerek karşılanmıştı. Bu sayede uluslararası piyasalardaki devasa artışların doğrudan tüketiciye yansıması engellenmiş ve piyasada geçici bir denge sağlanmaya çalışılmıştı. Ancak sistemin sürdürülebilirliği, devletin vergi gelirlerindeki feragat oranıyla sınırlı kaldığı için zamanla yeni düzenlemelerin yapılması zorunlu hale geldi.
Mevzuat gereği uygulanan bu yöntem sayesinde, benzine gelecek zam tutarlarının yaklaşık %75 kadarlık bölümü kamu tarafından üstlenilmişti. Tüketiciler bu süreçte toplam zammın sadece %25 gibi küçük bir kısmını pompada hissetti. Temmuz ve ağustos aylarında da devam ettirilen bu koruyucu adımlar, vergi gelirlerinde önemli bir düşüşe yol açarken akaryakıt fiyatlarının suni bir seviyede tutulmasını sağladı. Sektör paydaşları, söz konusu destekleyici mekanizmalar olmasaydı benzin ve motorin fiyatlarının çok daha erken tarihlerde rekor seviyelere ulaşacağını dile getiriyor.
Pompa Fiyatlarına Yansıyacak Dev Vergi Artışının Detayları
Geçmiş dönemde feragat edilen Özel Tüketim Vergisi miktarının yeniden düzenlenmesi hususu, piyasada ciddi bir fiyat patlaması beklentisi doğuruyor. Sektörden elde edilen son bilgilere göre, biriken vergi farklarının pompaya yansıtılması durumunda devasa bir fiyat artışı gündeme gelecek. Hesaplamalara göre 10,40 TL tutarındaki ÖTV artışına ilave olarak 2,08 TL seviyesinde Katma Değer Vergisi eklenecek. Bu iki kalemin birleşmesiyle birlikte benzin litresine tek seferde tam 12,48 TL tutarında rekor bir zam yapılması olasılığı masada bulunuyor.
Cumhuriyet tarihinin en yüksek tekil artışı olarak kayıtlara geçebilecek bu gelişme, benzin litre fiyatının bir anda 90 TL sınırını aşmasına yol açacak. Tüketiciler için son derece ağır bir maliyet anlamına gelen bu durum, araç sahiplerinin ve ticari işletmelerin akaryakıt giderlerini katlayarak artıracak. Piyasada oluşan bu beklenti, sürücülerin ve sektör temsilcilerinin gelişmeleri çok daha yakından takip etmesine neden oluyor. Fiyatların bu seviyelere ulaşması durumunda ulaşım ve taşımacılık maliyetlerinin baştan aşağı değişeceği öngörülüyor.
Yeni Düzenleme Kararlarının Geleceği Ve Beklentiler
Sektör yetkilileri ve ekonomi analistleri, beklenen bu devasa artışın kademeli bir şekilde uygulanıp uygulanmayacağı konusunda farklı senaryoları tartışıyor. Motorin ürünlerinde uygulanan aşamalı vergi artışı modelinin benzinde de hayata geçirilmesi, piyasayı bir nebze rahatlatabilecek seçenekler arasında gösteriliyor. Eğer ekonomi yönetimi tarafından yeni bir karar alınarak vergi yükü zamana yayılırsa, tüketicilerin şok bir fiyat artışıyla karşılaşmasının önüne geçilebilir. Ancak bu yönde resmi bir adım atılmadığı takdirde, belirlenen tarihten itibaren yüksek tutarlı zammın doğrudan pompaya yansıtılması kaçınılmaz olacak.
Yeni bir kararın Resmi Gazete üzerinden ilan edilmemesi durumunda, ekim ayının başı itibarıyla akaryakıt istasyonlarında tarihi fiyat etiketleriyle karşılaşılacağı belirtiliyor. Gelecek yeni haberler ve ekonomi yönetiminin alacağı stratejik kararlar, milyonlarca araç sahibinin bütçesini doğrudan belirleyecek. Sektör temsilcileri, piyasadaki belirsizliklerin giderilmesi adına resmi makamlardan gelecek açıklamaları kilit bir noktada görüyor. Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar, akaryakıt piyasasındaki dengelerin ne yönde şekilleneceğini açıkça ortaya koyacak.





