Koronavirüs döneminde geliştirdikleri aşıyla dünya çapında tanınan bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci, kurucusu oldukları BioNTech’teki görevlerinden ayrılma kararı aldı. İki bilim insanının yeni bir biyoteknoloji girişimine odaklanacağı açıklandı.
Şirketten yapılan duyuruya göre Şahin ve Türeci, bağımsız bir şirket kurarak özellikle yeni nesil mRNA teknolojileri üzerinde çalışacak. Yeni girişimin, biyoteknoloji alanında yenilikçi platformlar geliştirmeyi hedeflediği belirtildi.
Yeni Şirket mRNA Teknolojilerine Odaklanacak
Açıklamada kurulacak yeni şirketin, mRNA tabanlı inovasyonları merkeze alacağı ifade edildi. BioNTech’in geliştirdiği bazı teknolojilerin ve ilgili hakların da belirli anlaşmalar çerçevesinde yeni şirkete devredilmesinin planlandığı bildirildi.
Yetkililer, bu adımın hem BioNTech’in hem de yeni kurulacak girişimin kendi stratejik hedeflerine daha güçlü şekilde odaklanmasını sağlayacağını vurguladı.
BioNTech Kanser Araştırmalarına Odaklanacak
BioNTech’in önümüzdeki dönemde özellikle kanser tedavileri üzerine yoğunlaşacağı açıklandı. Şirketin immünomodülatör tedaviler, antikor-ilaç konjugatları ve mRNA tabanlı tedavi adaylarını kapsayan geniş bir klinik araştırma portföyü bulunuyor.
Şirket yetkilileri, 2026 yılı sonuna kadar onkoloji alanında 15 Faz-3 klinik çalışmasının devam etmesinin beklendiğini açıkladı. Bu çalışmaların farklı kanser türlerinde önemli klinik veriler sağlayabileceği ifade ediliyor.
Görev Devir Süreci Başladı
Şahin ve Türeci’nin mevcut görevleri, hizmet sözleşmelerinin tamamlanmasının ardından sona erecek. İki bilim insanının 2026 yılının sonuna kadar yeni şirketlerinin yönetimine geçmesi planlanıyor.
Bu süreçte BioNTech Denetleme Kurulu’nun şirket yönetiminde görev alacak yeni isimleri belirlemek için halef belirleme sürecini başlattığı da duyuruldu.
“Bayrağı Devretme Zamanı”
BioNTech CEO’su ve kurucu ortağı Uğur Şahin, yaptığı açıklamada şirketin son 18 yılda küçük bir girişimden küresel bir biyofarmasötik şirkete dönüştüğünü belirtti.
Şahin, COVID-19 pandemisi sırasında geliştirilen mRNA aşısının dünya çapında milyonlarca insanın korunmasına katkı sağladığını vurgulayarak, şirketin artık çok ürünlü bir biyoteknoloji şirketi olma yolunda güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti.




