Bağ-Kur ve vergi borçlarını yapılandırmak isteyen mükellefler için belirlenen son takvim yaprağı olan 31 Ağustos tarihi yaklaşırken piyasadaki hareketlilik tırmanıyor. Çalışma hayatına yönelik değerlendirmeleriyle tanınan Sosyal Güvenlik Kurumu Uzmanı Melis Elmen ticari hayatın içinde bulunduğu mevcut finansal sıkıntıları değerlendirdi. Elmen sunduğu analizlerde mevcut taksitlendirme şartlarının esnafın ödeme gücünü ciddi oranda aştığını ve sistemin sürdürülebilir bir yapıdan uzaklaştığını belirtti.
İş yerlerinin aylık gelirlerinde beklenen artışın sağlanamaması borç taksitlerinin düzenli ödenmesini her geçen ay daha da imkansız hale getiriyor. Yalnızca borçların ileri bir tarihe ertelenmesinin kalıcı bir rahatlama yaratmadığına vurgu yapan uzmanlar piyasadaki gerçek çözümün finansal yükü doğrudan hafifletecek adımlardan geçtiğini ifade ediyor. Esnaf tarafında oluşan beklenti borç kapatma isteğinin yüksek olduğunu ancak mevcut faiz bindirmelerinin bu süreci tıkadığını açıkça gösteriyor.
Esnafın Ana Parayı Ödeme Kararlılığı Ve Faiz Yükü
Borç yapılandırma süreçlerinde karşılaşılan en büyük engellerden biri ana paranın üzerine eklenen yüksek oranlı faizler olarak öne çıkıyor. Mevcut ödeme planlarında her ay biriken faiz giderleri esnafın sırtındaki mali külfeti ikiye katlarken ödeme motivasyonunu da olumsuz etkiliyor. SGK Uzmanı Melis Elmen esnafın ana parayı ödeme konusunda tam bir kararlılık sergilediğini ancak işletmelerin sürdürülebilirliği için ek maliyetlerin kaldırılmasının şart olduğunu dile getirdi.
Sektör temsilcileri ve küçük işletme sahipleri biriken gecikme zamlarının tamamen silinmesi halinde borç yükünün %50,0 oranında azalacağını hesaplıyor. Ana paranın korunarak sadece faizlerin sıfırlandığı bir modelde borçluların kanuni yükümlülüklerini hızlıca yerine getireceği öngörülüyor. Piyasada oluşan genel hava silinecek faizlerin ardından yapılacak net bir taksitlendirmenin devletin kasasına girecek sıcak para akışını da hızlandıracağı yönünde birleşiyor.
Mevcut Yapılandırma Modelinin Piyasaya Etkileri
Uygulamada olan taksitlendirme sisteminde her taksit döneminde borç tutarına ilave faiz yansıtılması işletmelerin nakit akışını doğrudan bozuyor. Gelir dengesi bozulan küçük esnaf bir yandan cari giderlerini karşılamaya çalışırken diğer yandan katlanarak artan borç taksitleriyle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu durum ticari piyasalarda borç ödeme alışkanlıklarının zayıflamasına ve taksit ihlallerinin artmasına zemin hazırlıyor.
Uzmanlar mevcut sistemin borcu kapatmaktan ziyade süreci uzattığına dikkat çekerek reel sektörün taleplerine uygun adımların atılması gerektiğini savunuyor. Erteleme kararlarının tek başına çözüm üretmediği ticari alanda üretimin ve hizmetin kesintisiz devam edebilmesi için doğrudan ana paraya odaklanan bir sistemin şart olduğu ifade ediliyor. Piyasa aktörleri ödeme imkanlarını zorlayan bu yapının acilen revize edilmesini talep ediyor.
Borç Düzenlemesinde Yeni Bir Af Talebinin Ayrıntıları
Ekonomik şartların zorlaşmasıyla birlikte esnafın kamu kurumlarına olan borçları için kapsamlı bir af ve düzenleme talebi gündemin ilk sırasına yerleşti. 31 Ağustos son başvuru tarihi öncesinde seslerini duyurmaya çalışan küçük işletme sahipleri birikmiş tüm gecikme cezalarının tamamen kaldırılmasını istiyor. Faizlerin sıfırlanması durumunda hem borç ödeme oranlarının katlanacağı hem de kamu alacaklarının tahsilatının kolaylaşacağı belirtiliyor.
Melis Elmen tarafından yapılan açıklamalarda esnafın beklentisinin borçtan kaçmak değil borcu adil şartlarda kapatmak olduğu vurgulanıyor. Yapılacak yeni bir düzenlemenin piyasada yaratacağı moral etkisi ticari hayatın yeniden canlanmasına katkı sağlayacak nitelikte değerlendiriliyor. Tüm gözler son güne kadar ekonomi yönetiminden gelecek olası bir yeni yapılandırma veya faiz silme kararına çevrilmiş durumda.




