Alanya, Antalya’nın en önemli turistik ilçelerinden biri. Tarihi güzellikleri, doğal zenginlikleri ve sıcak iklimiyle turistlerin gözdesi olan bu yerin ismi, derin bir tarihi geçmişe dayanıyor. Peki, Alanya ismi nereden geliyor? İşte bu sorunun yanıtı, ilginç bir tarihsel yolculukla açıklanabilir.
Alanya’nın bilinen en eski adı, Helenistik dönemde kullanılan Korakesium. Bu isim, bölgenin coğrafi yapısıyla ilişkilendirilir. Korakesium’un “dağlık çıkıntı” veya “sarptoprak” anlamına geldiği düşünülüyor. Stratejik konumu sayesinde bu bölge, korsanların üssü olarak da tarih sahnesinde yer almıştır.
Bizans dönemine gelindiğinde, bölgenin adı Kalonoros olarak anılmaya başlanır. Yunanca kökenli bu kelime “güzel dağ” anlamını taşır ve Alanya’nın denizden yükselen görkemli dağlarını betimler.
Alaiye
1215 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat, Alanya’yı fethederek burayı kışlık başkent ilan etti. Bölgenin adı, Sultan’ın onuruna Alaiye olarak değiştirildi. Selçuklular döneminde yapılan kaleler, tersaneler ve camiler, Alaiye’nin hem ticari hem de askeri önemini artırdı.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Alaiye’nin adı Türkçe’ye daha uygun hale getirildi. 1935 yılında dönemin Atatürk’ün isteği üzerine, ilçeye bugünkü adı olan Alanya verildi. Bu isim, hem tarihsel mirası hem de Türkçeleştirme çalışmalarını yansıtan bir kimlik kazandırdı.
Bugün Alanya, hem tarihi isimlerini hem de modern kimliğini bir arada yaşatan bir yerleşim yeri olarak öne çıkıyor. Alanya Kalesi, Damlataş Mağarası ve Kleopatra Plajı gibi yerler, geçmişin izlerini bugüne taşıyan simgeler arasında yer alıyor.