Antalya denince akla güneş, deniz, tatil ve sıcaktan eriyen insanlar geliyor. Ama bir de Antalyalılar hakkında yıllardır dilden dile dolaşan bazı "yalanlar" var ki, gerçeklikle uzaktan yakından alakası yok! İşte Antalyalılara özel en büyük yalanlar:
1. "Antalya'da Kış Yok!"
Yok canım, hiç mi hiç yok! O yüzden Ocak ayında şortla dolaşıyoruz (!). Bizi montla görenler "Hasta mısın?" diye soruyor. Oysa ki dağlar karla kaplanıyor, sabah buz gibi soğuk oluyor ama kimse inanmıyor!
2. "Antalyalıların Evinde Klima Yoktur"
Öyle sananları yazın misafir olarak evimize bekleriz. İçeri girenlerin ilk tepkisi:
"Burası kaç derece?!?!" (Buz gibi çünkü!). Antalya’da klima olmadan yaşamak mı? Susuz çöl hayatı gibi!
3. "Antalyalılar Sürekli Denize Girer"
Evet, aynen öyle! Sabah işe giderken, öğle molasında ve akşam eve dönerken denize dalıyoruz (!). Gerçekte çoğu Antalyalı yazın işten güçten sahile bile gidemiyor. Ha bir de denize en çok girenler kim? Tabii ki şehre tatile gelenler!
4. "Antalya'nın Suyu Buz Gibi ve Tatlıdır"
Bu da çok güzel bir şehir efsanesi… Antalya'nın çeşme suyu kireç deposudur. Çaydanlıklar neden 3 ayda bir değişiyor sanıyorsunuz? Bir iç, dişin kireç tutar!
5. "Antalyalılar Teleferiğe Biner"
Evet, aynen her hafta sonu ailecek teleferiğe binip şehri tepeden izliyoruz (!). Teleferiğe en son bindiğimiz tarih: 2017. Orayı da turistler keşfetti, bilet fiyatları uçtu, biz artık sadece uzaktan bakıyoruz.
6. "Antalya Trafiği Rahattır"
Hadi oradan! Yazın Konyaaltı'ndan Lara'ya gitmek 2 saat sürüyor! Hele o ışıklar… 15 saniye yeşil, 3 dakika kırmızı. Sonra bir de elektrikli scooter’larla kaldırımda slalom yapan tatilciler var!
7. "Antalyalılar Sürekli Portakal Yiyip Sıkma İçer"
Antalyalıların kahvaltısı portakal suyu, öğle yemeği portakal, akşam yemeği de portakal sanıyorlar herhalde. Oysa ki gerçek şu: Büfede sıkma portakal suyu 60 TL olunca Antalyalılar da artık sadece bakıyor.