Antalya’nın Karaalioğlu Parkı’nda, surların güneybatı köşesinde yükselen Hıdırlık Kulesi, hem mimarisiyle hem de taşıdığı gizemle ziyaretçilerini geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Roma İmparatoru Hadrianus döneminde, 2. yüzyılda inşa edildiği düşünülen bu yapı, kentin en eski ve en dikkat çekici yapılarından biridir.

Altı kare, üstü silindir: Roma zekâsının mimariye yansıması

14 metre yüksekliğindeki kule, mimari olarak iki bölümden oluşur: Alt kısmı kare planlıyken, üst kısmı silindir şeklindedir. Bu farklı geometrik formların birleşimi, yapıya hem dayanıklılık hem de estetik kazandırmıştır. Alt katta küçük bir oda yer alırken, üst kata dar bir dehlizden geçen merdivenle ulaşılır. Üst kat, kalın duvarlarla çevrili bir gezi alanı ile son bulur.

Gözetleme mi? Fener mi? Mezar mı?

Hıdırlık Kulesi’nin tam olarak hangi amaçla yapıldığı hâlâ tartışmalı. Antalya Körfezi’ne gelen gemileri gözetlemek ve deniz feneri olarak hizmet vermek gibi işlevleri olduğu biliniyor. Ancak bazı araştırmacılar, alt kattaki duvarlarda tespit edilen, zamanla su sızmaları nedeniyle silinmiş fresk kalıntıları sebebiyle, bu kulenin bir kahraman mezarı olabileceğini de öne sürüyor.

Bir yapının ötesinde: Zamana direnen bir simge

Yüzyıllardır ayakta kalan Hıdırlık Kulesi, sadece tarihi bir yapı değil; aynı zamanda Antalya'nın kent kimliğini oluşturan sembollerden biridir. Karaalioğlu Parkı’nın denize bakan ucunda yükselen kule, her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. Gündoğumu ya da günbatımında kule çevresinden Antalya’yı seyretmek, adeta geçmişle bugünü aynı karede yaşamak gibi.

Muhabir: Emirhan Sezen