Eğrigöl: Dağların Arasında Bir Gözyaşı Denizi
Eğrigöl, Torosların zirvesinde, gökyüzüyle kucaklaşan bir yaylada, Antalya'nın nadide incilerinden biri olarak parlıyor. İlkbaharda yemyeşil, kışın ise bembeyaz bir örtüye bürünen bu göl, sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda derin bir söylenceyle de ziyaretçilerini büyülüyor. Ancak bu güzelliğin ardında, yürekleri burkan bir acı saklı.

Aşkın Hazin Sonu: Eğrigöl'ün Doğuşu
Vakti zamanında, bu topraklarda birbirine delicesine aşık bir genç kız ve yiğit bir delikanlı yaşarmış. İki sevgili, şimdilerde Eğrigöl'ün bulunduğu yemyeşil vadide, aşklarını gizlice yaşatırlarmış. Günler geçmiş, aylar devrilmiş ve sonunda delikanlı, sevdiği kızı ailesinden istemeye karar vermiş. Kızın babası, gençlerin mutluluğuna engel olmak istemeyerek, evliliklerine razı gelmiş. Ancak mutlulukları uzun sürmemiş. Delikanlı, vatani görevini yapmak için asker ocağının yolunu tutmuş. İşte o andan sonra, bu aşk hikayesi karanlığa gömülmeye başlamış.
Genç kız, askere giden sevgilisinin yolunu gözlerken, bir gün acı bir haber alır: Yiğidi şehit düşmüştür. Bu haber, genç kızın dünyasını karartır ve o günden sonra yemekten içmekten kesilir.
Gözyaşlarından Doğan Göl: Fedakarlığın Sembolü
Çaresizliğin pençesinde kıvranan genç kız, ailesinin baskısıyla, gönlünde yatan sevdadan vazgeçmek zorunda kalır. Düğün günü gelir çatar, ancak genç kızın kalbi hala ölen sevgilisindedir. Gelinalayı, kızı eski sevgilisiyle buluştukları vadiye doğru götürürken, genç kız artık dayanamaz. Gözyaşları içinde, ellerini semaya açarak "Allah'ım, beni ya sevdiğime kavuştur ya da kuş olup uçur!" diye yalvarır. İşte o an, bir mucize gerçekleşir ve genç kız, olduğu yerde suya dönüşmeye başlar. Sular yükselir, yükselir ve koskoca bir göl meydana gelir. Kızın yanında olan kervan da sular altında kalır ve duruşları eğri büğrü olduğundan, gölün çevresi de eğri bir şekil alır. O günden sonra bu göl, Eğrigöl olarak anılmaya başlar.
Eğrigöl'ün Gizemi: Hala Devam Eden Aşkın İşareti
İnanışa göre, her Cuma günü, kervanın sular altında kaybolduğu saatlerde, Eğrigöl'den bir ışık huzmesi yükselir. Bu ışık, hala devam eden aşkın ve fedakarlığın bir sembolü olarak kabul edilir. Siz de Eğrigöl'e gelerek bu hüzünlü efsanenin izlerini sürebilir ve gölün mistik atmosferini soluyabilirsiniz.






