Son dönemde bir turistik seyahat gemisinde tespit edilen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonu, toplumda endişe iklimi oluşturdu. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi'nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, virüsün yayılma yolları ve korunma yöntemlerine dair hayati bilgiler paylaştı.
"Kapalı alanlar ve depolar büyük risk taşıyor"
Hantavirüsün doğadaki asıl kaynağının fareler ve diğer yabani kemirgenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Geyik, bu virüslerin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Geçmiş yıllarda Türkiye'de de görülen bu hastalığın özellikle belirli çalışma alanlarında yoğunlaştığını belirten Geyik, şu ifadeleri kullandı:
"Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir."
Solunum yoluyla sessizce bulaşıyor
Virüsün sanıldığı gibi insandan insana kolayca geçmediğini, asıl tehlikenin kirli ortamların solunması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Geyik, bulaş yollarını şöyle özetledi:
"En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır."
Belirtiler ve coğrafi farklılıklar
Hantavirüsün vücuda girdikten sonra 1 ila 8 hafta arasında kuluçka süresi olduğunu hatırlatan uzman isim, semptomların başlangıçta grip ile karıştırılabileceği konusunda uyardı. Yüksek ateş, halsizlik, şiddetli ağrılar ve mide bulantısının ilk işaretler olduğunu söyleyen Geyik, hastalığın klinik seyrinin coğrafyaya göre değiştiğini belirtti:
"Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden 'böbrek sendromuna' rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür."
Temizlikte "kuru süpürge" hatasına dikkat!
Virüsten korunmanın temel yolunun profesyonel kemirgen kontrolü ve doğru temizlik yöntemleri olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, hayati önem taşıyan tedbirleri sıraladı. Gıda depolarının kapalı tutulması ve çöplerin düzenli temizlenmesi gerektiğini söyleyen Geyik, temizlik sırasında yapılan büyük bir hataya dikkat çekti:
"Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda: N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır."
Kimler risk altında?
Özellikle gemi personeli, liman ve depo çalışanları ile kampçıların öncelikli risk grubunda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Geyik, son durumla ilgili şu değerlendirmeyi yaparak sözlerini tamamladı:
"Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."