İsrail’in 18 Mart’ta Güney Pars sahasını vurmasıyla başlayan gerilim, Tahran’ın misilleme olarak Körfez’deki enerji varlıklarına yönelmesiyle küresel bir krize dönüştü. Katar’daki Ras Laffan tesisinin de hedef alındığı saldırılar sonrası, Avrupa gaz vadeli kontratları son üç yılın zirvesine çıktı. Gaz sevkiyatındaki kesintinin ne kadar süreceği henüz netleşmezken, bu durumun enerji maliyetlerinde sert yükselişleri beraberinde getireceği öngörülüyor.
Türkiye’nin enerji arzı ve stok durumu
Türkiye, geçtiğimiz yıl doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ünü İran’dan karşılamıştı. İran’dan gelen akışın kesilmesine rağmen yetkililer; Rusya ve Azerbaycan’dan gaz ithalatının sürdüğünü ve Türkiye’nin yeterli stok kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamada toplam depolama kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe ulaştığını duyurmuştu. Geçen yılın mart ayı verilerine göre Türkiye, günlük ortalama 230 milyon metreküp gaz tüketiyor.
Bölgesel etkiler
Güney Pars sahası, hem İran’ın iç elektrik üretimi hem de ihracat taahhütleri için kritik bir öneme sahip. Bağdat yönetimi de İran’ın saldırı sonrası Irak’a gaz akışını kestiğini, ancak akışın kısmen yeniden başladığını açıkladı. İran, geçmiş yıllarda da teknik sorunları veya iç talebi gerekçe göstererek kış aylarında Türkiye’ye gaz ihracatında benzer kesintilere gitmişti. Mevcut askeri gerilim ise bu kesintilerin süresi ve kapsamı üzerindeki belirsizliği artırıyor.