Olay, 18 Şubat'ta Isparta'nın Fatih Mahallesi'nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 16 yaşındaki Osman İnan ile arkadaşı arasında sözlü tartışma yaşandı. Osman İnan, arkadaşı Ömer Faruk M.'nin kendisine hakaret ettiğini, bunun üzerine arkadaşını bir süre kovaladığını, daha sonra ise olayın o noktada sona erdiğini öne sürdü. Yaşanan olayın ardından Osman İnan, akşam saatlerinde camiye namaz kılmak için gitti. İnan cami girişinde arkadaşı Ömer Faruk M.'nin babası Şahan M. ile karşı karşıya geldi. Camide meydana gelen olayda İnan'ın defalarca yumruklandığı anlar caminin güvenlik kameralarına anbean yansıdı. Şüpheli şahsın, çocuğu darp ettikten sonra ikametinin önüne kadar götürerek kapıya bıraktığı, hakaret ve tehditlerde bulunmaya devam ettiği de mahallede bulunan güvenlik kameralarına da yansıdı. Torununu darp edilmiş halde gören Fatma Çınar ile mahalle sakinleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, İnan ile ailesini ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. Olayın ardından yaklaşık 2 ay sonra dosyada "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildiği öğrenildi. Karara itiraz eden aile, yeniden mağdur olduklarını belirterek dosyayı bir üst mahkemeye taşımak zorunda kaldı.
"Yanıma gelip küfür etmeye başladı"
Başına gelen korkutucu anları aktaran Osman İnan,
"Ben okula giderken bu şahsın oğlu yanıma geldi ve bana ‘Ne yapıyorsun?' diye sordu. Ben de o an konuşmak istemedim ve ‘Yanımdan git, baban benimle konuşmana kızıyor' dedim. Zaten onunla da görüşmek istemiyordum. Yoluma devam ederken yanıma geldi ve bana küfür etmeye başladı. Ben de sinirlendim ve kendisini kovalamaya başladım. Daha sonra bir markete kaçtı. Babasını aramış, babası da oraya gelip beni aramış ancak bulamayınca evine gitmiş"
diye konuştu.
"Bu olay psikolojimi bozdu"
Olayın namaz kılmak için gittiği camide meydana geldiğini ve psikolojisinin bozulduğunu anlatan İnan,
"Yumrukları yiyince şok oldum. Daha sonra beni döverek evime kadar getirdi. Evimin kapısına geldiğimizde de yumruklamaya devam etti. Sonra anneannem dışarı çıktı, onu görünce kaçıp gitti. Giderken de bana hakaret ve tehdit etmeyi sürdürdü. Yüzüm kanlar içerisindeydi. Bu olaydan sonra psikolojik ilaçlar kullanmaya başladım. Dedem ve anneannemle birlikte emniyete giderek şikayetçi olduk. Darp raporu aldık, zaten raporda da her şey yazıyor. Şikayetçi olup olayı mahkemeye taşıdık. Bu olaydan sonra ne okula ne de camiye namaz kılmaya gidebiliyorum. Çok korkuyorum. Sürekli psikolojik ilaç kullanıyorum. Şahıs beni korkutmak amacıyla evimin etrafında dolaşıyor. Ben bu şahsın cezalandırılmasını istiyorum"
dedi.
"Geceleri uyuyamıyor"
Namaz sonrası torununu yanında göremediğini ve daha sonra darp edildiğini öğrendiğini belirten dede Yaşar Ç.,
"Torunumla birlikte namaza gittik. Ben caminin içine girdim. O şahıs da sanırım benim içeri girmemi beklemiş. Torunum camiye girerken onu dışarıda yakalamış. Caminin etrafında torunumu döverek ağzını burnunu kanatmış. Olaydan sonra polise haber verdik. Emniyette ifade verdik ve darp raporu aldık. Çocuğun psikolojisi bozuldu. Geceleri uyuyamıyor. Okula ve camiye gidemiyor. Okula bizzat kendi aracımla götürüyorum. Olayı mahkemeye taşıdık ancak takipsizlik kararı çıktı"
ifadelerini kullandı.
"İlla ölmesi mi gerekiyordu?"
Darp edilen çocuğun hala korktuğunu dile getiren dede Yaşar Çınar,
"Hala çocuğumun etrafında dolaşıyor. Biz bu adamın cezalandırılmasını istiyoruz. Mahkeme dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair yazı geldi. Biz de bu karara karşı bir üst mahkemeye itiraz ettik. Mahkemenin lehimize karar vermesi için bu çocuğun illa ölmesi mi gerekiyordu? Bu kadar dayak yemiş, ağzı yüzü dağılmış bir çocuğun daha ne yaşaması gerekiyordu? Zaten bu çocuk öksüz, annesi babası yok. Ben onu 15 günlükken yanıma aldım ve büyüttüm. 16 yaşındaki bir çocuk bu şekilde dövülmez. Ne yapmış olabilir ki bu kadar şiddet görsün? İki çocuk kavga edebilir, bu normaldir. Ancak bu şahıs bu çocuğa nasıl kin besleyip de bu kadar dövebilir? 45 yaşındaki bir insan nasıl bu kadar acımasız olabilir? Ben bu şahsın cezalandırılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ayrıca bize gelip özür de dilemedi. Çocuğumun kabusu oldu, dışarı çıkamıyor"
şeklinde konuştu.
"Benim bile psikolojim altüst oldu"
Anneanne Fatıma Çınar ise,
"Dışarıdan gelen gürültüyü duyunca hemen kapıyı açtım. Baktığımda çocuğu dövmeye devam ediyordu. Şahsa bırakması için bağırdım, o da dönüp bana bağırdı. Çocuğumu merdivenden itmeye çalıştı. Ben de kendisine ‘Zaten dövüp öldürmüşsün, daha ne yapıyorsun?' dedim. Daha sonra bağırarak oradan uzaklaştı. Çok üzüldüm, şoka girdim. Komşular geldi, polisi aradılar. Polis ekipleri bizi alarak emniyete götürdü. Bu şahsın ceza almasını istiyorum. Bana bu yaşımda bunları yaşatmaya hakkı yok. Benim bile psikolojim altüst oldu. Çocuk geceleri uyanıp yürüyor, bağırıyor ve kabuslar görüyor. Adaletin bir an önce yerini bulmasını istiyorum"
dedi.