Antalya'nın tarihi ve turistik merkezi Kaleiçi'nde, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun (AKVKBK) kararı doğrultusunda bina cephelerindeki tente ve gölgelikler ile sokaklara taşan masa-sandalye, yeme-içme büfeleri, tezgah, dolap, çiçeklik, reklam panosu ve teşhir stantları gibi tüm izinsiz işgallerin kaldırılması için uygulama başlatıldı. Karar çarşıda geniş yankı uyandırdı, birçok esnaf projelendirme yapılmadan tentelerin ve dışarıya konulan ürünlerin kaldırılmasına tepki gösterdi.

'Bereket tanrısı' kriz yarattı
Konuya ilişkin sürecin, Hesapçı Sokak'taki 2 esnaf arasında yaşanan 'işgal' ve 'teşhir' tartışmasından başladığı ortaya çıktı. Hediyelik eşya satılan işletmenin sokağın büyük bölümünü stantlarla kapattığı ve ürünler arasında 'bereket tanrısı' olarak adlandırılan müstehcen heykelciklerin sergilenmesi, karşısında çocuklara şekerleme satılan işletme tarafından şikayet konusu yapıldı. Çocuklar ve ailelerin yoğun ziyaret ettiği iş yerinin sahibi, söz konusu figürlerin dükkanının karşısında teşhir edilmemesini talep etti.
Şikayet sonrası tüm esnaf denetlendi
İddiaya göre, uyarılara rağmen hem figürlerin sergilenmesi, hem de sokak işgaline devam edilmesi üzerine konu Koruma Kurulu, Muratpaşa Belediyesi ve CİMER'e taşındı. Artan şikayetler sonrası kurul ve belediye ekipleri, yalnızca söz konusu işletme değil, Kaleiçi genelindeki benzer tüm işgaller için kapsamlı uygulama başlattı.

Şikayetçi esnaf konuştu
Özellikle çocuklara yönelik ev yapımı şekerlemelerin satışının yapıldığı iş yerinin sahibi Fatih Gökçe, Kaleiçi'nde daha önceden bir master plan yapımı bulunduğunu söyleyerek, bununla ilgili derneklerin toplantıları olduğunu, 2 yıl önce Koruma Kurulu'nun yine aynı uygulamalar ve önlemleri içeren tebligatının dağıtıldığını belirtti. Fakat o dönem tebligatın uygulanmadığını ifade eden Gökçe,
"Esnaf da çizgileri aşmama konusunda tutumluluğunu devam ettirdi. Gayet güzel ilerliyordu ama son dönemdeki uygulamalar biraz sert oldu"
dedi.
"Binanın önüne tezgah açarak işgal ediyordu"
Komşu esnafla ilgili olayın da bu durumla ilgili olduğunu kaydeden Gökçe,
"Bu konudan sadece ben şikayetçi değilim. Aslında bu iş yerinin hemen yanında yer alan Koruma Kurulu da o esnafla ilgili bazı şikayetlerini onlara iletmiş. Mesai saatleri bitiminde, saat 17.00'den itibaren ve hafta sonları ilgili esnaf, Koruma Kurulu'na ait binanın pencerelerini kablolarla, ışıklandırmalarla kapatıp, önüne de 5-6 metrelik tezgah açarak orayı da işgal ediyordu"
şeklinde konuştu.
"Çalışanlar kapının önüne çıkamamaya başladı"
Bir noktadan sonra kendi çalışanlarını koruması gerektiği noktasına kadar geldiğini anlatan Gökçe,
"Burada 4 kadın çalışanım var. Onlar artık kapının önüne çıkamamaya başladı. Hatta biri şubat ayında, yolun karşısı güneşli oluyor, annesiyle konuşuyor. Annesini kaybettik, kanser hastasıydı. Ve oradaki konuşma süreleri uzamaya başlamıştı, bundan dolayı karşı esnaf komşumuz, standının, tezgahının önü kapatılıyor bahanesiyle hakaret ediyor ve kovuyor"
diye konuştu.

"Uygunsuz objelerin asıldığı görülmüş"
Şikayetlere konu heykelciklerle ilgili de konuşan Fatih Gökçe, şu ifadeleri kullandı:
"Dükkanımın tam karşısında uygunsuz ki burası çocukların girip çıktığı bir yer, bazı materyallerin, objelerin asıldığı görülmüş ve bu konuda da kendisine söylenmiş ama düzeltilmemiş. Yine karşıya kilise çanları asılmış. Bu çanlar çalınıyor çocuklar tarafından, çünkü yoldan bir sürü insan geçiyor, takdir edersiniz burası yol, kamusal alan. Yani belli çizgiler içerisinde kalabilirsiniz ama buranın işgalinin söz konusu olmaması lazım. Çalan insanlara karşı dışarı çıkılıyor ve her sezon burada 3-5 kavga yapılıyor. Bunların hepsini tolere ettik. Ama onlarla çözüme yönelik toplantılarımız maalesef sonuçsuz kaldı. En son çalışanlarıma yönelik baskılardan sonra bunu CİMER aracılığıyla şikayet konusu yaptık."
"Aileler ziyaret ediyor"
Çocuklara yönelik bir işletme olduklarını ve okul tatillerinde çok fazla ailenin işletmelerini ziyaret ettiğini ifade eden Gökçe,
"Kendi lolipoplarını, şekerlerini tasarlayabildikleri bir dükkan. Özellikle hafta sonu, okul tatillerinde burada çok fazla aile ziyaretçimiz var. Dolayısıyla giriş çıkışlarda etrafta onları rahatsız etmeyen bir şeyler olup olmaması çok önemli. Bu konuda bizi ve müşterilerimizi rahatsız edecek her türlü konuda karşı tarafa uyarılarda, ricalarda bulunduk. Maalesef bunun karşılığını alamadık. Koruma Kurulu orayla ilgili önlemini aldıktan ve zabıta ekipleri müdahalede bulunduktan sonra artık minimal düzeyde"
diye konuştu.

"Satışı yasak değil polyesterden yapılmış objeler"
Hediyelik eşya iş yeri sahibi Mustafa Kızılkaya ise şikayete konu heykelciklerin turistik yerlerde hediyelik satıldığını söyleyerek,
"Yani yasak olan bir şey değil. Polyesterden yapılmış objeler. Şarampole gittiğinizde toptancıda bundan binlerce var. Her hediyelik eşyacıda 'bereket tanrısı' denildiğinde herkes alıyor bunu. Beyefendi bizi şikayet etmiş. Benim ona kinim yok, şikayetim de yok. Bir de benim ne satacağıma komşum karar veremez ki. Yasal değilse satmış olduğum ürünü zabıtaya söyler, şikayet eder. Bende 5 kişi çalışıyor, tamamı sigortalı. Bu adamın yaptığı şikayet belden aşağı. Bütün Kaleiçi'ne yansıdı şimdi. Tamamına yansıdı"
ifadesini kullandı.
"Ürün dünyanın her yerinde satılıyor"
Kızılkaya, heykel satmasının yasak olmadığını söyleyerek,
"Bu yasak olsa toptancıda da olmaz. Bunlar Hindistan'da, Çin'de atölyelerde dökülen bir maske. Bunun pirinci var, polyesteri var, bronzu var. Yöresel kitapları var mesela, turistik yerlerde. Şimdi böyle satılan bir ürünü, 'bunu kaldır' diye emrivaki yapamazsın ki. Sen kafana göre şikayet edip ekmeğimizle oynayamazsın. Kaleiçi'nde tenteler ve dışarıda sergilenen ürünlerin kaldırılması bu olaydan sonra başladı. Bu ürün dünyanın her yerinde milyonlarca satılıyor. Yani bu esprili bir oyuncak. Bundan dolayı bütün Kaleiçi'nde insanların yatırım yaptığı her şeyi, düzeni bozuldu"
dedi.
"Ne bizimle görüştüler ne bizi dikkate aldılar"
Kaleiçi'nde 15-20 senedir esnaflık yaptığını söyleyen Bahadır Kaçmaz,
'Bir sabah uyandık, çok anlamsız bir uygulamaya başladılar. Hepimiz burada 15-20 senedir esnafız. Vergi veriyoruz, insanları istihdam ediyoruz. Bir sabah bize tebligat verdiler, 'Şurası sökülecek, burası sökülecek, tenteler, duvarlar.' Bu kararı almadan önce ne bizimle görüştüler ne bizi dikkate aldılar. Bir sabah elimize bir kağıt tutuşturdular. Bunu 1 sene önce söyleselerdi, insanlar kredi çekmezdi, tente yapmazdı. Şimdi sezon başlayacak diye beklerken bu tür bir olay başımıza geldi. Şu an aşırı stresteyiz"
ifadesini kullandı.

"Çirkin görseller oluştu"
Kaleiçi esnaflarından Taner Ağca ise, turistlerin buraya inmesinin sebebinin bu sokakların bir çarşı olmasından kaynaklandığını ifade ederek,
"Bizim koyduğumuz o sistemleri sökerken arkada daha harabe, daha bozuk, duvarları yıkılmış daha çirkin görseller oluştu. Bir şeyler yapılmak isteniyor ama bizim talebimiz bu değil. Bir plan ve program dahilinde olabilir tabii ki. Burası birinci derecede koruma sit alanı biliyoruz. Ama tam sezon başlarken bir yazıyla, bir kararla, '15 gün içerisinde tenteleri sökün.' Tamam tenteleri sökelim. Görüyorsunuz. Güneşten mallarını nasıl koruyacak? Bunun bir plan ve program, bir proje dahilinde olmasını talep ediyoruz"
diye konuştu.

"Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz"
Yapılan tebligatlara göre tente, manken ve başka hiçbir şeyin dışarıya konulamayacağını söyleyen esnaf Erhan Koca, "Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz" diyerek şunları söyledi:
"Buradan birçok turist geçiyor, tentesiz olmaz. Yazın sıcağında insanlar kavrulacak. Biz zaten dışarıda duramayız. Biz de kavrulacağız. Kışın tente olmayınca yağmur tümüyle dükkanların içine girecek. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Zaten sezon kötü geçiyor. Bir de ürünleri kaldırınca çirkin görüntüler ortaya çıkmış. Duvarlar şimdi böyle bomboş olunca buranın ne olduğunu, ne sattığını, ne yaptığını kimse bilemez. Kesinlikle tente olması lazım"
İzinsiz işgallerin ivedilikle kaldırılması istendi
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun (AKVKBK) kararında, mimari doku ve kültür varlıklarının algılanmasını engelleyerek, yapı cephelerine zarar verecek ve geleneksel dokuyu görsel ve mimari olarak olumsuz etkileyecek şekilde bina cephelerine yerleştirilen tabelalar, tente-gölgelikler, sokaklara taşan masa-sandalye, yeme-içme büfeleri, tezgah, dolap, çiçeklik, reklam panoları, teşhir stantları ile yaya ve araç geçişini engelleyecek her türlü izinsiz işgal ve uygulamaların Belediye ve Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü'nce ivedilikle kaldırılması istendi.

Tente düzenlemesi için şartlar
Plan hükümleri gereği yol genişlikleri, kentsel silüet ve dokunun görünebilirliği dikkate alınarak sokak bazında belediyelerce hazırlanacak tente düzenlemesi projelerinin Kurul'a iletilmesi de istenen karar şöyle:
"Bina cepheleri dışında yola ve kamusal alana tente yapılamaz. Tente düzenlemesi için yol genişlikleri, kentsel silüet ve dokunun görünebilirliği dikkate alınarak sokak bazında hazırlanacak projeler AKVKBK'na sunulacaktır. Uygun bulunan projeler belediye denetiminde uygulanacaktır. Hazırlanacak projelerde tenteler genel olarak düz krem veya bordo renk tonlarında olacaktır. Tentelerin açılır kapanır olması zorunludur. Taşıt yollarında bina cephelerine tente yapılması durumunda düzenlenmiş taşıt yolunun en kesitinin minimum 3 metre ayrılması zorunludur."






