Kamuda çalışan yaklaşık 600 bin işçinin kaderini belirleyecek toplu iş sözleşmesi çerçeve protokolü görüşmeleri hız kesmeden devam ediyor. İşçi sendikaları TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ile kamu işverenini temsilen TÜHİS’in (Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) yürüttüğü pazarlık süreci, geçtiğimiz hafta yapılan ilk toplantıyla resmen başladı. Kritik ikinci buluşma ise 24 Nisan Perşembe günü gerçekleşecek.

İşçi tarafı zam taleplerini net bir şekilde ortaya koyarken, gözler şimdi işveren kanadından gelecek karşı teklife çevrilmiş durumda. Ancak kulis bilgilerine göre, bu hafta yapılacak toplantıda TÜHİS’in henüz somut bir zam teklifi sunmayacağı konuşuluyor. Masada sessizlik hâkimken, işçi sendikaları sürecin hızlanması için hükümete çağrı yapıyor.

27 Şubat 2025’te başlayan müzakere sürecinde idari konuların büyük ölçüde çözüme kavuşturulduğu belirtilirken, görüşmelerin en çetin cephesi olan ücret artışları ve sosyal haklar hâlâ tartışma konusu. Bu durum, geçim sıkıntısıyla boğuşan kamu işçileri arasında beklentiyi yükseltiyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da süreci yakından takip ettiklerini açıkladı. 16 Nisan'da gerçekleştirilen ilk toplantıya TÜHİS’in ev sahipliği yaptığını hatırlatan Bakan Işıkhan, "24 Nisan’da taraflar bir kez daha bir araya gelecek. Ücret ve sosyal haklarla ilgili teknik ekipler detaylı çalışma yürütüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü de sürece dâhil" ifadelerini kullandı.

TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in üzerinde uzlaştığı 21 maddelik talepler listesinde en dikkat çeken nokta, kamuda günlük en düşük ücretin 1800 TL’ye yükseltilmesi oldu. Bunun ardından kıdem zammı ve 2025’in ilk yarısında yüzde 50’lik ücret artışı talep ediliyor. Takip eden dönemlerde ise yüzde 25’lik zam ve her dönem için yüzde 10 refah payı isteniyor. Ayrıca, zam oranlarının enflasyonun altında kalması durumunda farkın ödenmesi şart koşuluyor.

Toplu iş sözleşmeleri sadece rakamsal bir zam pazarlığı değil; aynı zamanda yüz binlerce ailenin ekonomik geleceğini belirleyen bir dönüm noktası. Kirasını ödeyemeyen, mutfağını döndüremeyen kamu işçileri için bu görüşmeler, ayakta kalabilmenin yollarını arıyor.

Muhabir: Cengizhan Ata Bolcan