Mezopotamya’nın en yüksek tepelerinden birine kurulu olan ve adeta tarihin nefes aldığı bir şehir olan Mardin yüzyıllardır pek çok medeniyetin kavşak noktasında yer alıyor. Taşın dile geldiği bu şehir sadece mimarisiyle değil isminin taşıdığı derin anlamlar ve kökenine dair yürütülen bilimsel tartışmalarla da büyük bir merak uyandırıyor. Birçok farklı dilden ve kültürden süzülerek günümüze ulaşan bu ismin arkasında kadim savaşçı topluluklardan coğrafi tanımlamalara kadar uzanan zengin bir anlatı mirası bulunuyor. Şehrin isminin hangi kaynaktan beslendiğine dair ortaya atılan tezler bölgenin tarihsel süreçte nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve hangi imparatorlukların etkisi altında kaldığını da açıkça ortaya koyuyor.

Savaşçı Kavimlerden Gelen Miras Ve Mardeler Teorisi

Mardin isminin kökenine dair en güçlü iddialardan biri şehre 3. yüzyılda yerleştirilen savaşçı bir toplulukla ilgilidir. Tarihi kayıtlara bakıldığında Sasani İmparatorluğu'nun kurucusu olan Ardeşir döneminde bu bölgenin stratejik öneminin arttığı görülüyor. Bazı tarihçiler Ardeşir'in bölgeyi savunmak amacıyla "Marde" adı verilen savaşçı bir kavmi buraya yerleştirdiğini savunur. Bu topluluğun isminin zamanla değişim geçirerek kente adını verdiği düşünülmektedir. Bu teoriye göre Mardin kelimesi doğrudan bu savaşçı halkın kimliğiyle özdeşleşmiştir. Sınır güvenliğini sağlamak için seçilen bu halkın sert ve dirençli karakteri şehrin sarp kayalıklar üzerine kurulu olmasıyla da sembolik bir bütünlük oluşturur. Tarihçilerin bir kısmı bu topluluğun bölgeye yerleşmesiyle birlikte kentin askeri bir üs haline geldiğini ve ismin bu askeri kimlikten türediğini vurgulamaktadır.

Kaleler Şehri Anlamına Gelen Merdin Kavramının Etkisi

Bir diğer önemli görüş ise kelimenin coğrafi ve mimari özelliklere dayanarak şekillendiği yönündedir. Mardin coğrafi yapısı gereği savunmaya oldukça elverişli dik kayalıklar ve tepeler üzerine kuruludur. Bu fiziksel durum antik çağlardan itibaren kentin "kaleler" ile anılmasına neden olmuştur. Süryanice kökenli olduğu düşünülen ve "kaleler" anlamına gelen "Merdin" kelimesinin şehrin isminin asıl kaynağı olduğu sıklıkla dile getirilir. Şehrin etrafındaki doğal korunaklı yapılar ve inşa edilen savunma sistemleri burayı aşılması zor bir kale haline getirmiştir. Dolayısıyla bölgede yaşayan halklar burayı tanımlarken yapısal özelliklerine atıfta bulunarak bu ismi tercih etmiş olabilirler. Bu yaklaşım şehrin sadece bir yerleşim yeri değil aynı zamanda bölgenin en önemli savunma noktalarından biri olduğu gerçeğini de destekler niteliktedir.

Antalya’da 28 Şubat 2026 Namaz Vakitleri Açıklandı: Günün Ezan Saatleri
Antalya’da 28 Şubat 2026 Namaz Vakitleri Açıklandı: Günün Ezan Saatleri
İçeriği Görüntüle

Arapça Kaynaklarda Geçen Maridin Formu Ve Dilsel Dönüşüm

Müslüman Arapların bölgeye gelişiyle birlikte şehrin isminin yazılı kaynaklarda "Mâridîn" şeklinde geçtiği görülmektedir. Arapça gramer yapısına göre çoğul bir ifade barındıran bu kelime kentin tarihsel süreçteki çok katmanlı yapısını da temsil eder. Orta Çağ İslam coğrafyacıları ve gezginleri eserlerinde bu ismi kullanarak Mardin’in bölgedeki ticari ve kültürel ağırlığını kayıt altına almışlardır. Dilbilimciler Mâridîn ifadesinin daha önceki dillerde kullanılan formların Arapça ses sistemine uyarlanmış bir versiyonu olduğunu belirtmektedir. Bu isimlendirme süreci kentin sadece bir halka veya bir döneme ait olmadığını aksine her gelen medeniyetin bir önceki ismi kendi dil potasında eriterek devam ettirdiğini gösteriyor. Bugün kullandığımız Mardin telaffuzu bu uzun soluklu dilsel yolculuğun en son ve en rafine halidir.

Efsanelerle Harmanlanan Tarihsel Gerçeklik Ve Kültürel Kimlik

Mardin isminin kökeni üzerine yapılan bu araştırmalar kentin aslında tek bir kökene sığdırılamayacak kadar büyük bir kültürel derinliğe sahip olduğunu kanıtlıyor. Kimilerine göre özgürlüğüne düşkün savaşçıların yurdu kimilerine göre ise erişilmez kalelerin merkezidir. Şehrin sokaklarında yürürken her bir taşın farklı bir dilde fısıldadığı bu isimler Mardin’in dünya mirasındaki yerini sağlamlaştırıyor. Yerel halkın anlatılarında ve sözlü geleneklerinde de ismin kaynağına dair çeşitli efsaneler anlatılmaya devam ediyor. Bu efsaneler bilimsel verilerle birleştiğinde ortaya çıkan tablo Mezopotamya’nın kadim ruhunu en saf haliyle yansıtıyor. Mardin isminin gizemi kentin sahip olduğu çok dilli, çok dinli ve çok kültürlü yaşam tarzıyla birebir örtüşmektedir. Geçmişten bugüne miras kalan bu isim sadece bir kenti değil aynı zamanda bir medeniyetler harmanını ifade etmektedir. Bu zenginlik kentin sadece adıyla değil ruhuyla da tarih meraklılarını kendine çekmeye devam eden en büyük çekim merkezlerinden biri olmasını sağlamaktadır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım