Antalya’da kamuoyunun yakından takip ettiği rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasına ilişkin davanın ilk duruşması Antalya Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda başladı. Saat 09.30’da başlayan duruşmada, aralarında Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya’nın da bulunduğu 41 sanık hakim karşısına çıktı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamede toplam bu kişiler hakkında yargılama talep edildi. İddianamede sanıkların “icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira” suçlarından cezalandırılması istendi. Kimlik tespitlerinin ardından sanık savunmalarına geçilirken, ilk savunmayı tutuklu bulunan Muhittin Böcek yaptı.

İddianamede 26 ayrı eylem yer aldı
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede toplam 26 farklı eylem için hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Bu eylemlerin bir bölümünün seçim kampanyası harcamaları, bazı taşınmaz ve araç alımları ile iş insanlarıyla kurulan finansal ilişkiler üzerinden gerçekleştiği iddia edildi.
“Hiçbir ödeme talimatım olmadı”
Mahkemede söz alan Böcek, hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
“Eylem 1’de Yusuf Yadaloğlu’nun ödeme yapması noktasında bir talimatım olmadı. Hiçbir şekilde bir ödeme talimatım olmadı. Seçim çalışmaları gönüllülük esasına göre yapılıyor. Herkes gönlüne göre yapmıştır. Burası siyaset yeri değil. Anadolu Reklam noktasında da ifademi tekrar ederim. Benim bir dahlim olmamıştır. Haksız mal edinme suçlamasını kabul etmiyorum”
dedi.
“Gelinim için alınan evden haberim yoktu”
Böcek, gelini Zeynep Kerimoğlu’na ev alındığı iddialarına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Eylem 2’de de ifademi tekrar ederim. Zeynep Kerimoğlu’na ev alınması öncesinde haberim yoktur. Bir borç alacak ilişkisi olmuş. Ben burada nasıl suçlanırım. Eylem 3’de de benim bir talebim ve yönlendirmem olmamaktadır. Bu konu mali hizmetler başkanının bana gönderdiği mesajla benim, ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Kimsenin hakkı yenmemiştir. Buradan bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim. İrtikâp suçunu işlediğimi kabul etmiyorum. Mali Hizmetler Başkanımızın benden bilgi alması gayet normaldir.”
"Belediyemin parasına kuruşu kuruşuna sahip çıktım"
Belediyenin mali yönetimine ilişkin de açıklamalarda bulunan Böcek, suçlamaları reddederek şöyle konuştu:
“Ben belediyenin parasına ev yönetiyor gibi kuruş kuruş sahip çıktım. Ödemelerimizi düzenli yaptık. Birçok ödemenin benimle ilişkilendirilmesini kabul etmiyorum. Eylem 4’de Muhittin Aslan Böcek adına ev alınması. Bu eylem ile ifademi aynen tekrar ederim. Bahsi geçen kişiler ile bir ilişkim olmamıştır. Hayatımda görmedim. Eylem 7’de Emin Hesapçıoğlu’ndan para alınması. Emin beyi yıllardır tanırım. Kendisi önemli bir iş insanıdır. Kendisi yakın zamanda ihale aldı. Oğlum Gökhan ile yakın ilişkisi vardı. Beni makamda ziyaret de ettiler. Emin'le tehditvari konuşma gibi bir şey olmadı. Çok üzüldüm. İçeriden çıkmak için ek ifadelerde konuşmalar değişmiş. Ben hayatım boyunca kimseye tehditvari konuşmadım. Böyle bir konuşmam olmadı.”
Dosyadaki saat iddiasına yanıt
Mahkemede gündeme gelen Rolex marka saat iddiası hakkında da açıklama yapan Böcek,
“Eylem 8’de Melek Karakuma araç alınması. Araç 30 yıldır dostum olan Ahmet Ayvazoğlu tarafından alındı. Oğlunun da yakından tanırım. Aracın 1 milyon 800 bin TL alınması için el sıkıştık. Kasamda duran altınlardan 600 grama yakınını altını teslim ettim. İşlem gerçekleşti ve araç alındı. Gerçek bu! Alım satım var. Burada suçlama tam olarak nedir? Eylem 9’de Rolex saat markası iddiası var. Melek hanıma Rolex saat almaya karar verdiğimde saati hemen bulamadık. Saat faturası ile bana getirildi. Serkan Temuçin getirdi. Faturasını getirmelerini istedim. Adıma kayıtlı Liman Mahallesi'nde evde ara sıra bakımlar yapılırdı. Serkan Temuçin önce şantiye şefiydi. Kendisinden evin tadilatını yapmasını istedim. Melek hanıma hediye ettiğim saat için bir talebim olmadı. Bir vaat vermedim. Dolaylı bir menfaatim olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum”
“Saat parasını kimin ödediğini bilmiyorum”
Rolex saat tartışmasına ilişkin son kez açıklama yapan Böcek,
“Benim hak edişlerinin bekletilmesi yönünde bir talimatım asla olmadı. 24 yıldır muhalefette olan bir başkanım. Bu tür iddiaları kabul etmiyorum. Melek Karakuma saat olayında parayı kimin ödediğini bilmiyorum. Ben bu saatin ödemesini fatura geldiği zaman yapacaktım.”
ifadelerini kullandı.
“Oğluma 450 gram altın verdim”
Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, şu açıklamayı yaptı:
”Eylem 12’de olaydan soruşturma aşamasında haberdar oldum. 10 yıl önce yaşanmış bir olay. Bir bilgim yoktur. İsmail Erdoğmuş tarafından bu ev nasıl alınmış haberim yok. Bu suçlamaları reddediyorum. Eylem 13’de ise ben bugüne kadar mal değerlerimin değişimin her zaman kayıt altına almışımdır. En ufak bir art niyet yoktur. Oğluma 450 gram altın verdim, bozdurdum. Aynı gün içerisinde altınların parasal değeri hesabıma geldi. Sanırım 1 milyon 250 bin TL idi. Altın bozdurma işleminden aylar sonra Ramazan Karabulut’tan alınan daire bu işlem ile ilişkilendirilmiştir. Altın ile daire arasında nasıl bağlantı kuruldu”
Kentsel dönüşüm iddiaları
Öte yandan Böcek, Güneş Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm sürecine ilişkin de konuştu:
“Eylem 14’ olayı… Seçimden 1 yıl sonra Güneş Mahallesinde kentsel dönüşüme başladık. Seçimi kazanamayınca iş makinelerini de alıp götürdüler. Ben de verilen vaatler tutulmayınca bu yerle ilgili talimat verdim. Süreci tamamlamalarını istedim. Hak sahiplerinin haklarını teslim etmek istedim. Bu işi ANTEPE üstlendi. EKBA inşaat sahibi yakından tanırım. Bu kentsel projesi en hızlı şekilde tamamlandı. Ben bu kentsel dönüşümü en hızlı bitirilmesi talimatını verdim. İşin yavaşlatılması ve engel çıkarıldığı yönünde iddialar yalan. Ben dükkân talebim olmamıştır. Bu gerçek dışıdır. Hayatın olağan akışına göre bakarsak iddialar zaten aykırıdır. Böyle bir dükkan olsaydı bu dükkanların Sezgin beyin üzerinde kalması bir sorun yaratmazdı. Bu ifadeler panikle verilmiş olabilir. Bu iddiaların gerçeklik payı yoktur.”
Savunma yaklaşık 3 saat sürdü
Mahkemede hakkındaki iddialara ayrıntılı şekilde yanıt veren Muhittin Böcek’in savunması yaklaşık üç saat sürdü ve saat 11.18 sıralarında tamamlandı. Böcek’in ardından savunma yapmak üzere oğlu Mustafa Gökhan Böcek kürsüye çağrıldı.




