Antalya'nın Akseki ilçesinde orman kesim işçiliği yapan ailesiyle birlikte çalışma sezonlarında ormanlık alanda kurdukları naylon çadırda zor şartlar altında Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanan Ahmet Deniz, sayısal alanda Türkiye 636'ncısı oldu. Elde ettiği büyük başarı ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Programı'na girmeye hak kazanan gencin ailesi, oğullarının elde ettiği bu dereceyle gurur duyarken, diğer öğrencilere örnek olmasını diledi.

"Yorgunluğa rağmen ders çalışmaktan vazgeçmedi"
Ahmet'in okuldan arta kalan zamanlarında tomruk kabuğu soyarak ve kesim alanlarını temizleyerek aile bütçesine ve işlerine yardım ettiğini, fiziksel yorgunluğa rağmen ders çalışmaktan asla vazgeçmediğini belirten baba Mehmet Deniz, şu ifadeleri kullandı:
"Ahmet'e biz ilkokuldan, anaokulundan bu zamana kadar süreç içerisinde hiç dersine çalış demedik. Kendisi ders çalışmakta çok ısrarlıydı, çok hevesliydi. Çocukluktan bu yana yurt dışı hayali vardı. Bundan dolayı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce bölümü tercih etti. Benim yaptığım birçok işte yardımcı oluyordu. Yaz dönemlerinde, ara tatillerde, hayatı birlikte, hem okulunu okudu, boş kaldığı zamanlarda imkanlar dahilinde bana ve eşime birlikte çalışmamıza yardımcı oluyordu"
Sınava hazırlık dönemi son derece yoğun geçti
Oğlunun üniversite hazırlık sürecinin oldukça yoğun geçtiğini, Ahmet'in kendi imkanlarıyla cep telefonu ve kitaplar aracılığıyla İngilizceye çalıştığını vurgulayan baba Mehmet Deniz, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Üniversiteye hazırlık dönemi çok yoğun geçti. Bayramda dahi dersine çalıştı, ihmal etmedi. Birçok memleketimizde olan düğündür, herhangi bir topluluk işine katılmadı. Sınavlara hazırlandığı için çok yoğun çalıştı. Yaz okul sınavları açıklandıktan sonra bile kendi imkanlar dahilinde, burada boş kaldığı zamanlarda İngilizce gelebilir diye İngilizceye çalıştı. İnternet üzerinden, telefondan, tabletten, her türlü defterler, kitaplar, kendi kendine çalıştı ve İngilizce sınavını başarıyla geçti"
Zor şartlara rağmen büyük başarı elde etti
Yaptıkları iş gereği Ahmet'in kaldıkları naylon çadırda derslerine çalışarak TYT'de 245'inci, sayısal alanda ise Türkiye 636'ncısı olduğunu dile getiren Mehmet Deniz, sözlerine şunları ekledi:
"Şartlarımız diğer insanlara göre biraz daha kısıtlıdır. Bizim işimiz dağda olduğu için mecburen böyle bir çadırda kalmak zorundaydık. Onun için Ahmet'imiz bu şartlarda bile kendi imkanlarıyla, bizlerin desteğiyle, başarıya hiçbir şeyin engel olmadığını kendine sonraki gençlere gösterilebildiyse, bizler de bu konuda yardımcı olabildiysek ne mutlu. Biz anaokulundan, ortaokulundan, lisesinden, bu zamana kadar tercihindeki rehber öğretmenlerine kadar tüm emeğe geçen herkese, okuldaki çalışan arkadaşlara da teşekkür ediyoruz"
"Üniversiteyi bitirdiği zaman çok iyi bir Türk hekim olacak"
Ahmet'in üniversite sınavlarına hazırlanırken hedefinde yurt dışı hayali bulunduğunu anlatan baba, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu nedenle Hacettepe Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü'nü tercih etti. Bundan sonraki hayalim yurt dışı diyor. İnşallah üniversiteyi bitirdiği zaman çok iyi bir Türk hekim olacak. Ülkemize, milletimize, kendisine, bu ülkedeki herkese emeğe geçen, buna nasıl emek çektilerse, o da kendine sonraki gelen nesillere, gençlere en iyi emeği çekerek bu Türk hekimliğini daha iyi yükseklere, daha iyi bir geleceğe taşınmaya yardımcı olacaktır. İnşallah geçmişteki gördüğümüz profesörlerimiz, öğretim üyelerimiz gibi örnek bir hekim olur"
"Daha çok emek verip çalışması gerekiyor"
Ahmet'i geçtiğimiz günlerde Ankara'ya götürerek yurda yerleştirdiklerini belirten baba Mehmet Deniz, yeni süreçle ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktardı:
"Ankara'ya götürdük, yerleştirdik yurduna. Üniversitemizin yurdu çıktı, sonraki yaşamını orada sürdürecek, yavaş yavaş alışıyor. Burada liseydi, orada buradakinden daha büyük bir sorumluluk, daha büyük bir emek, daha çok çalışması gerekiyor. Çünkü oradaki herkes Ahmet'le aynı sınıfta, anı düzeyde bir insan. Burada yarış çok yüksek"






