Yaşam

Oyuncu Mustafa Alabora Kimndir: Mehmet Ali Alabora'nın Nesi Oluyor, Nereli, Kaç Yaşında?

1946 yılının 16 Mart günü İstanbul’un Şişli ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Alabora, sanatla iç içe bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Babası tanınmış bir tenor olan Sabahattin Alabora, annesi ise tiyatro oyuncusu Nur Hayat Fatma Pınar’dı. Bu köklü aile geçmişi, onun sanata olan ilgisini daha çocuk yaşlarda şekillendirdi.

Abone Ol

Mustafa Alabora’nın Sanatla Yoğrulan Gençlik Yılları

1946 yılının 16 Mart günü İstanbul’un Şişli ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Alabora, sanatla iç içe bir ailenin çocuğu olarak büyüdü. Babası tanınmış bir tenor olan Sabahattin Alabora, annesi ise tiyatro oyuncusu Nur Hayat Fatma Pınar’dı. Bu köklü aile geçmişi, onun sanata olan ilgisini daha çocuk yaşlarda şekillendirdi. Ünlü Osmanlı paşalarından biri olan Sabahattin Nuri Conker ile akrabalığı, aile çevresinin hem entelektüel hem de sanatsal yönünü ortaya koyar nitelikteydi.

Mustafa Alabora, eğitim hayatına Talatpaşa Ortaokulu’nda başladı ve ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girerek burada tiyatro eğitimi aldı. Eğitim sürecinde, Türk edebiyatının önemli kalemlerinden Sabahattin Kudret Aksal, Melih Cevdet Anday ve Ahmet Kutsi Tecer gibi isimlerin öğrencisi olma şansını elde etti. Bu dönemde aldığı eğitim, sahne üzerindeki derinliğini ve oyunculuk anlayışını şekillendiren en önemli unsurlar arasında yer aldı.

Tiyatro sahnesine profesyonel adımını 1968 yılında Halk Oyuncuları topluluğuyla attı. Müjdat Gezen, Tuncel Kurtiz ve Celile Toyon gibi önemli sanatçılarla aynı sahneyi paylaşarak "Devri Süleyman" adlı oyunda rol aldı. Ancak bu oyun, siyasi atmosferin gerilimli havası nedeniyle sansürle karşılaştı ve tiyatro binası yakıldı. Alabora'nın anlatımına göre, o dönemde kendisi ve arkadaşları devrimci gençlik liderlerinden Deniz Gezmiş tarafından korundu. Bu olay, onun sadece sahnede değil, hayatın içinde de mücadeleci bir duruşa sahip olduğunu gösterdi.

Tiyatrodan Sürgüne, Sürgünden Sahnelere

Mustafa Alabora'nın sahne serüveni birçok zorluk ve direnişi içinde barındırır. 1970’li yılların başında Vasıf Öngören, Halil Ergün ve Erdoğan Akduman ile birlikte Ankara Birliği Sahnesi’ni kurarak alternatif bir tiyatro anlayışının öncüsü oldular. Bu girişim, Türkiye’de politik tiyatro anlayışının güçlenmesine katkı sağladı. Alabora daha sonra İstanbul’a dönerek Kent Oyuncuları, Dormen Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları gibi prestijli topluluklarda sahne aldı. Ancak 1968 yılında sendikal faaliyetleri gerekçe gösterilerek Kenterler Tiyatrosu’ndan uzaklaştırıldı.

1971 yılında gerçekleşen 12 Mart Muhtırası sırasında, siyasi nedenlerle tutuklandı. Sağmalcılar, Mamak ve Maltepe cezaevlerinde yaklaşık 2,5 yıl boyunca siyasi mahkum olarak kaldı. Bu süreçte yaşadığı deneyimler, onun sanat anlayışına ve hayata bakışına derinlik kattı. Cezaevinden çıktıktan sonra tekrar tiyatroya dönen Alabora, bu kez de Muhsin Ertuğrul’un kararıyla 1975 yılında sahneden uzaklaştırıldı. 1980 darbesinin ardından ise “1402’likler” olarak bilinen akademik ve sanatsal görevlerinden uzaklaştırılanlar arasında yer aldı ve İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan çıkarıldı.

Bu zor dönemde yaşamını sürdürebilmek için farklı işlerde çalıştı. Özellikle Rumeli Hisarı çevresinde balıkçılık yaparak geçimini sağlamaya çalıştı. Ancak sahneden hiçbir zaman tamamen kopmadı. 1990’ların başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen’in sahne yasağını kaldırmasıyla, yaklaşık dokuz yıl sonra tekrar Şehir Tiyatroları'na dönme şansını yakaladı. Televizyon ekranlarında ise birçok projede seslendirme sanatçısı olarak yer aldı. Ayrıca "Kurtuluş" ve "Kara Melek" gibi dikkat çeken dizilerde oyuncu olarak da izleyici karşısına çıktı.

Ailesi, Özel Yaşamı ve Kalıcı İzler

Mustafa Alabora’nın özel yaşamı da sanatsal kimliği kadar dikkat çekicidir. İlk evliliğini tiyatrocu Betül Arım ile yaptı. Bu evlilikten, kendisi gibi oyunculuk yolunu seçen oğlu Memet Ali Alabora dünyaya geldi. Daha sonraki yıllarda avukat ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Ayşe Nur Bahçekapılı ile evlendi. Sanatla yoğrulan bir aileye sahip olan Alabora’nın dayısı ünlü bestekâr Selahattin Pınar, kuzeni ise başarılı oyuncu Derya Alabora’dır. Teyzesi Melahat İçli, üvey babası Safa Kılıçlıoğlu ve eniştesi Abdurrahman Palay da sanat çevresinde tanınmış isimler arasındadır. Günümüzde hayatını Banu Zeytinoğlu ile birlikte sürdürmektedir.

Sahneye olan tutkusu, onu yalnızca oyunculukla sınırlı bırakmadı. Yaklaşık yirmi yıl boyunca Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde eğitmenlik yaptı ve tiyatro bölümünün başkanlığını üstlendi. Bu süreçte birçok genç oyuncunun yetişmesine katkı sağlayarak, Türk tiyatrosunun geleceğine ışık tuttu. Onun bilgi ve tecrübelerini aktardığı öğrenciler arasında bugün sahnelerin tanınmış simaları bulunmaktadır.

2015 yılında gazeteci Sevecen Tunç ile gerçekleştirdiği uzun soluklu söyleşi, “İşim Gücüm Yaşamak: Mustafa Alabora” adıyla kitaplaştırıldı ve Heyamola Yayınları tarafından okuyuculara sunuldu. Bu eser, Alabora’nın hayatını yalnızca bir oyuncunun gözünden değil, aynı zamanda bir dönem tanığı olarak da ele alarak, sanatseverler için değerli bir kaynak haline geldi.

Mustafa Alabora, yaşadığı her dönemde hem sahnede hem de yaşamda kararlılığı ve direnciyle dikkat çeken bir isim oldu. Zorluklara karşı verdiği mücadeleler, onun sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda fikirleri ve duruşuyla iz bırakan bir entelektüel olarak da anılmasına neden oldu. Günümüzde halen tiyatro dünyasında adı geçen ve saygıyla anılan sanatçı, Türk tiyatrosunun önemli mihenk taşlarından biri olarak varlığını sürdürmeye devam etmektedir.