Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, son günlerde Antalya Körfezi’nde yoğun şekilde görülmeye başlanan denizanalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 10 gündür aralıksız esen poyrazın etkisiyle, açıkta ana akıntılarla sürüklenen ve Akdeniz’in en büyük denizanası türü olarak bilinen Rhopilema nomadica’nın körfez içerisine girdiğini belirten Gökoğlu, geçiş döneminin başladığını söyledi.
Denizanaları dalış sırasında görüntülendi
Antalya'nın Konyaaltı sahilinde dalış yaptıklarını aktaran Gökoğlu, dalış sırasında söz konusu türle karşılaştıklarını ve görüntülediklerini ifade etti. Gökoğlu, özellikle balıkçılara ve nisan ayında denize girecek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
“Geçen yıl bu geçiş olmadı”
Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen bu türün özellikle Doğu Akdeniz’de çoğaldığını ve batıya doğru akıntılarla taşındığını kaydeden Gökoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Akdeniz'deki en büyük denizanası türü bu. Doğu Akdeniz'de çoğalıyorlar ve batıya doğru akıntılar ile sürükleniyorlar. Bu sürüklenmede geçen sene bu geçiş olmadı. Geçen sene geçtiyse açıktan geçti. Çünkü geçen sene poyraz olmadı ama şu anda bir hafta, 10 gündür sürekli poyraz estiği için açıktan ana akıntılarla sürüklenen denizanaları körfez içerisine girdi. Çok miktarda şuanda Antalya körfezinde denizanası var. Biz dün dalış yaptık, dalışlar sırasında denizanaları ile karşılaştık ve görüntüledik.”
“Mayıs ayında geçiş tamamlanacak”
Gökoğlu, denizanalarının geçiş sürecinin her yıl kış aylarından bahara doğru, yaz dönemi başlamadan önce gerçekleştiğini belirtti. Nisan ortası ile mayıs başı arasında geçişin tamamlanacağını vurgulayan Gökoğlu,
“Yani haziranda deniz suyunun ısındığı dönem ile kalmıyor bu geçiş tamamlamıyor. Geçiş ile birlikte de tehlike ortadan kalkıyor”
dedi.
“Boyutu düdüklü tencere büyüklüğünde”
Akdenizde görülen türün yaklaşık 10 kilogram ağırlığında olduğunu aktaran Gökoğlu, denizanalarının düdüklü tencereden biraz büyük boyutlarda olduğunu söyledi. Gökoğlu türün arkasında bir ila bir buçuk metre uzunluğunda, yakıcı ve zehirli uzantılar bulunduğunu belirtti.
“Balıkçılar için büyük risk”
Denizanalarının özellikle balıkçılar açısından ciddi risk oluşturduğunu dile getiren Gökoğlu,
"Esas tehlike balıkçılar için. Çünkü bunlar ağlarda biriktiği zaman özellikle trol ağlarında çok miktarda çıktığı zaman yakıt gücünü arttırır. Motorun onu çekmesi için ağı suyun altından zorlanıyor bunun haricinde de balık ağlarında seçiciyi azaltıyor, yani ufak balıkların dahi yakalanmasına sebep oluyor. Kıyıda uzatma ağları kullananların ağlarında toplanıyor, ağın alınması sırasında yine balıkçıya iş çıkartıyor. Balıkçılar için büyük risk. Balıkçılar ister istemez temas ediyor, ağını alırken gözüne sıçrama oluyor. Sıçrama olduğu zamanda tahrişe neden oluyor, göz ve yüzde yanmalara neden oluyor. Denize girenler için zaten çok nadir. Martta girenler var ama tam deniz sezonuna doğru bu geçiş tamamlanacağı için denize girenler için bir risk yok. Ancak nisan ayında denize girenler için belki temas olursa öyle bir risk var, vatandaşlarımız beyaz bir kütle gördükleri zaman yaklaşmasınlar. Bir de kıyıya vurdukları zaman hiçbir şekilde dokunmamaları gerekiyor"
diye konuştu.
Temas halinde ne yapılmalı?
Denizanasına temas durumunda uygulanması gereken yöntemlere ilişkin de bilgi veren Gökoğlu, tedavi için amonyak ve sıcak su uygulaması ve antihistaminik kremlerin kullanılabileceğini söyledi.
Gökoğlu, açıklamasında,
“Temas halinde amonyak kullanmaları gerekiyor. Bunun haricinde sıcak su uygulamaları lazım. Sıcak uygulama yapsınlar. Birde antiistemanik kremler var onları sürsünler. Denize girenler, balıkçılar dikkat etsinler. Bundan sonra biraz daha yoğun bir geçiş olacak”
dedi.