Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde uzun yıllardır uygulanan finansman modelinde radikal bir değişime gidildi. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen yasal düzenlemenin ardından yürürlüğe giren yeni kararla birlikte Hazine üzerinden aktarılan mali destek mekanizması tamamen durduruldu. Çalışanların sigorta primleri üzerinden sağlanan bu transferin kesilmesiyle birlikte kurumun kendi öz gelirleriyle ayakta kalacağı yeni bir süreç başladı.

Söz konusu yasal hamle 2008 yılından bu yana aralıksız şekilde sürdürülen bir finansman geleneğini sonlandırdı. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak adına geçmişte hayata geçirilen mekanizmada devlet yetkilileri prim gelirlerine oranla kuruma düzenli kaynak aktarıyordu. Alınan son kararla birlikte kurumun finansal yükü tamamen kendi kaynaklarına bırakılırken ekonomi yönetiminin bütçe disiplinini sağlama hedefi doğrultusunda hareket ettiği belirtiliyor.

Geçmişten Günümüze Uygulanan Finansman Modelinin Detayları

Yıllar önce yürürlüğe giren sosyal güvenlik reformu çerçevesinde kurumun malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve genel sağlık sigortası prim tahsilatlarına karşılık Hazine desteği sağlanıyordu. Kurum tarafından her ay toplanan primlerin %25,0 oranındaki bölümü devlet katkısı adı altında otomatik olarak aktarılıyordu. Bu mekanizma sayesinde uzun süre boyunca sosyal güvenlik sistemindeki mali dengesizliklerin önüne geçilmesi amaçlanmıştı.

Yaklaşık 18 yıl boyunca aralıksız uygulanan bu sistem kurumun bütçe yapısını doğrudan etkileyen en temel unsurlar arasında yer alıyordu. Hazine tarafından gerçekleştirilen düzenli transferler sayesinde sigorta ödemeleri ile emekli ve sağlık giderleri arasındaki fark kapatılmaya çalışılıyordu. Ağustos ayı itibarıyla uygulamadan kaldırılan bu katkı payı yöntemi kurumun gelir ve gider hesaplamalarında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Geçtiğimiz Yılın Bütçe Tablosu Ve Rakamların Analizi

Geçtiğimiz 2025 yılı verileri incelendiğinde Sosyal Güvenlik Kurumunun prim gelirlerinin 4.0 trilyon TL seviyesine ulaştığı görülüyor. Bu dönemde Hazine üzerinden sağlanan devlet katkısı miktarı ise 888,6 milyar TL olarak kayıtlara geçti. Kurumun elde ettiği diğer gelirlerin 663,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesiyle birlikte devlet katkısı dahil edilen toplam gelir 5,9 trilyon TL tutarına ulaştı.

Hastaların Beklediği Haber Geldi: 3 İlaç Artık SGK Kapsamında!
Hastaların Beklediği Haber Geldi: 3 İlaç Artık SGK Kapsamında!
İçeriği Görüntüle

Aynı dönem içerisinde gerçekleşen toplam gider 5,5 trilyon TL seviyesinde kalınca kurum son 23 yıllık süreçte ilk kez yılı açık vermeden tamamladı. Hesaplamalara göre 2025 yılı 35,7 milyar TL tutarında mali fazlayla kapatılmış oldu. Ancak uzmanlar Hazine tarafından sağlanan 888,6 milyar TL tutarındaki katkı çıkarıldığında kurumun aslında öz gelirleriyle ciddi bir bütçe açığı vermeye devam ettiğine dikkat çekiyor.

Yeni Dönem Rakamları Ve Bütçe Açığındaki Riskler

Mevcut yılın ilk 5 aylık dönemini kapsayan Ocak-Mayıs verileri incelendiğinde mali tablodaki hassasiyet daha net şekilde ortaya çıkıyor. Bu 5 aylık süreçte toplanan prim gelirleri 2.0 trilyon TL olurken Hazine tarafından sağlanan katkı miktarı 238,4 milyar TL seviyesinde kaldı. Toplam gelirin 2,7 trilyon TL ve toplam giderin 2,8 trilyon TL olarak gerçekleştiği bu dönemde kurum 95,3 milyar TL açık verdi.

Hazine desteğinin kademeli olarak devre dışı kalmasıyla birlikte gelecekte bu bütçe açıklarının çok daha yüksek seviyelere ulaşmasından endişe ediliyor. Devlet katkısı olmadan hesaplama yapıldığında bütçedeki negatif dengenin katlanarak büyüyeceği görülüyor. Ekonomi yetkililerinin önümüzdeki süreçte prim tahsilat oranlarını artırmak ve kurum giderlerini dengelemek adına yeni tedbirleri gündeme getirmesi bekleniyor.