Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en köklü yerleşim merkezlerinden biri olan Siirt, tarih boyunca ev sahipliği yaptığı onlarca medeniyetin etkisiyle isim konusunda oldukça zengin bir geçmişe sahiptir. Dicle Nehri’nin kollarının suladığı bu bereketli coğrafya, antik çağlardan bu yana stratejik konumu nedeniyle pek çok farklı kavmin uğrak noktası olmuş ve her topluluk kente kendi dilinden bir parça bırakmıştır. Şehrin isimlendirilme süreci, sadece birer harf değişikliğinden ibaret olmayıp bölgedeki dinsel, kültürel ve demografik değişimlerin birer yansıması olarak kabul edilmektedir. Günümüzde kullanılan Siirt ismi, yüzyıllar süren bir fonetik aşınmanın ve farklı diller arasındaki etkileşimin son halkasıdır. Kentin tarihsel isim tabakaları incelendiğinde, Mezopotamya’nın kadim dilleri ile modern telaffuzlar arasındaki bağ açıkça görülmektedir.

Süryani Mirasından Süzülen Seerd Ve Sert Telaffuzlarının Kökeni

Siirt isminin en derin köklerine inildiğinde, bölgenin kadim halklarından biri olan Süryanilerin bıraktığı izler dikkat çekmektedir. Süryani kaynaklarında ve yerel ağızlarda kent için uzun süre "Se'erd" ifadesi kullanılmıştır. Bu isim, zamanla bölge halkının şivesine uyum sağlayarak "Sert" biçimine evrilmiştir. Süryani dilinin fonetik yapısı, kentin sert ve dağlık coğrafyasıyla birleşince bu isim hem resmi kayıtlarda hem de halkın dilinde kalıcı bir yer edinmiştir. On dokuzuncu yüzyıla kadar gelen süreçte, özellikle Batılı gezginlerin notlarında ve Osmanlı arşiv belgelerinde kentin isminin bu kökten türeyen formlarla anıldığı görülmektedir. Bu isimlendirme biçimi, şehrin sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda çok dilli ve çok kültürlü bir kavşak noktası olduğunu kanıtlar niteliktedir.

On Dokuzuncu Yüzyıl Kayıtlarında Görülen Fonetik Çeşitlilik Ve Değişimler

Şehrin ismi özellikle bin sekiz yüzlü yıllarda literatürde büyük bir çeşitlilik sergilemiştir. Tarihsel dökümanlarda ve seyahatnamelerde kentin adı Sert, Seerd, Sört ve Sairt gibi birbirine oldukça yakın ancak farklı harf dizilimleriyle kaydedilmiştir. Bu durumun temel sebebi, bölgeye gelen farklı kökenli seyyahların kentin ismini kendi dillerinin ses yapısına göre yazıya dökmüş olmalarıdır. Özellikle Arapça, Farsça ve yerel lehçelerin etkisiyle şekillenen bu ses karmaşası, modern dönemde standart bir yazıma kavuşana kadar devam etmiştir. Sairt ve Siird gibi kullanımlar, kentin doğu ile batı arasındaki ticari yollar üzerindeki konumundan dolayı farklı coğrafyalarda farklı şekillerde anıldığını göstermektedir. Bu fonetik zenginlik, kentin tarihsel katmanlarının ne kadar yoğun olduğunu ve hiçbir zaman kapalı bir toplum yapısına sahip olmadığını belgelemektedir.

Tarihte bugün ne oldu? 27 Şubat
Tarihte bugün ne oldu? 27 Şubat
İçeriği Görüntüle

Esart Ve Siird Arasındaki Tarihsel Bağlantıların Dil Bilimsel Analizi

Eski isim kaynakları tarandığında kentin "Esart" olarak anıldığı dönemlere de rastlanmaktadır. Bu ifade, kentin kuruluş efsaneleri ve ilk yerleşim planlarıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bazı tarihçiler, Esart isminin zamanla Arapçadaki Sairt formuna dönüştüğünü ve buradan da bugünkü Siirt biçimine evrildiğini ileri sürmektedir. Mezopotamya dillerindeki ses değişim kanunlarına bakıldığında, "s" ve "t" harflerinin sabit kalırken aradaki sesli harflerin dönemsel olarak değiştiği fark edilmektedir. Siird kullanımı ise özellikle bölgedeki bazı yerel idari yazışmalarda kendine yer bulmuş, ancak halkın yaygın olarak benimsediği "Sert" telaffuzuyla yarışarak günümüze Siirt olarak ulaşmıştır. Bu isimlerin her biri, şehrin kalesinden çarşısına, ibadethanelerinden konaklarına kadar sinmiş olan tarihsel hafızanın birer kodudur.

Modern Döneme Geçişte Siirt İsminin Resmileşmesi Ve Kabulü

Cumhuriyetin ilanı ve sonrasındaki dil düzenlemeleriyle birlikte, kentin yüzyıllardır süregelen çok isimli yapısı daha sade ve standart bir forma kavuşturulmuştur. Bin dokuz yüzlü yılların başından itibaren resmi yazışmalarda "Siirt" biçimi kesinlik kazanmış ve bu kullanım toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmiştir. Günümüzde kentin adı denildiğinde akla gelen bu son form, aslında içinde Süryanice Se'erd’in vakur duruşunu, on dokuzuncu yüzyılın kozmopolit Sairt’ini ve köklü Sert geleneğini barındırmaktadır. Şehrin isminin bu yolculuğu, bir anlamda bölge tarihinin de özetidir. Bugün Siirt, ismindeki bu tarihsel yükü gururla taşırken, geçmişten gelen her bir harfin hikayesi kentin sokaklarında, taş binalarında ve insanların anlatılarında yaşamaya devam etmektedir. İsimler değişse de şehrin Mezopotamya’nın kalbindeki stratejik ve kültürel önemi hiçbir zaman sarsılmamıştır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım