Takvim yaprakları Ağustos ayının son gününü gösterirken yaz henüz tüm sıcaklığıyla kendini hissettirse de sonbaharın ayak sesleri artık duyulmaya başlandı. Geceler biraz daha uzun, akşamları esen rüzgar biraz daha serin ve şehir, yavaş yavaş başka bir mevsime hazırlanıyor. Çok özlemiştik bu son zamanlarda esen rüzgarı ve nemin ortadan kalkışını.
Antalya için sonbaharın gelişi, birçok şehirden biraz farklı yaşanır. Yaz boyunca güneşin, denizin ve tatilin peşinden koşan şehir, eylül ayıyla birlikte yavaş yavaş sakinleşmeye başlar. Sahillerdeki kalabalık azalır, trafik bir nebze de olsun rahatlar ve akşam saatlerinde ise insanın yüzüne dokunan hafif serinlik kendini hissettirmeye başlar.
Sonbahar sadece havanın değişmesi değildir aslında. Biraz da insanın kendine dönmesidir. Yazın telaşı geride kalırken, sıcak bir kahvenin yanında yapılan uzun sohbetlerin, yağmur sesinin ve akşam yürüyüşlerinin zamanı gelir. Kimi için yeni başlangıçların mevsimidir sonbahar, kimi içinse geçmişi hatırlamanın.
Antalya’da henüz ağaçların yaprakları sararmaya başlamamış olabilir ama deniz hala sıcak, güneş ise hala güçlü olabilir. Ancak mevsim değişiminin o kendine özgü sessizliği çoktan hissedilmeye başlandı şu son günlerde. Eğer hazırsanız Eylül ayı ile birlikte yazın kalabalığı çekilecek, sokaklar sakinleşecek. Yağmur kokusu yeniden şehrin havasına karışacak. Toroslar’ın üzerinden gelen serin rüzgar, yazın sıcaklığını yavaş yavaş alıp götürecek. Ve biz belki de fark etmeden, bir başka mevsimin hikayesini yaşamaya başlayacağız. Yeni hikayelerin yaşanacağı o güzel sonbahar mevsimini doya doya yaşamanız ümidi ile….