Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Merkez Av Komisyonu, yeni döneme dair yürütülecek tüm hususları karara bağladı. Alınan karar doğrultusunda ülke genelindeki avlaklarda 2026-2027 av dönemi 18 Ağustos itibarıyla resmi olarak açılıyor. Yaban hayatının korunması ile sürdürülebilir avcılık faaliyetlerinin dengelenmesi amacıyla hazırlanan bu düzenleme, Türkiye'nin tüm bölgelerinde aynı tarihte yürürlüğe girecek. Sürecin planlı ilerlemesi adına belirlenen esaslara uyulması büyük önem taşıyor.
Sezonun ilk evresinde avlanmasına müsaade edilen türler de komisyon kararıyla netlik kazandı. İlk etapta üveyik, alakarga, küçük karga, ekinkargası, leşkargası, karabatak, saksağan, yaban domuzu ve çakal avı serbest olacak. Ekosistemdeki canlı popülasyonunu dengede tutmak hedefiyle tespit edilen bu türlerin dışında kalan canlılar için belirlenen takvimlerin beklenmesi gerekiyor. Yetkililer, doğadaki biyolojik çeşitliliğin bozulmaması adına tür bazlı kısıtlamalara titizlikle riayet edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Avlanma Günleri Ve Haftalık İzin Saatleri
Yıl boyunca sürdürülecek avcılık faaliyetlerinde haftanın belirli günleri esas alınacak. Alınan kararlar kapsamında avcılar genel olarak çarşamba, cumartesi ve pazar günleri sahaya çıkabilecekler. Bunların yanı sıra resmi tatiller ile idari izin günlerinde de avlanma faaliyetlerine müsaade edilecek. Haftalık takvimin bu şekilde sınırlandırılması, yaban hayvanlarının dinlenme ve beslenme alanlarındaki insan baskısını azaltmayı hedefliyor.
Söz konusu haftalık takvime bazı özel türler için ek gün ilavesi yapıldı. Yaban domuzunun yanı sıra bıldırcın, üveyik, yeşilbaş ve boz ördek gibi birinci ile üçüncü grupta yer alan kuş türleri için salı günleri de avlanma listesine eklendi. Böylesi bir esneklik sağlanarak hem avcıların talepleri karşılanmak istendi hem de tarlalara zarar veren yaban domuzu gibi türlerin kontrol altına alınması amaçlandı. Belirtilen günlerin dışındaki tarihlerde sahada bulunmak ise yasak kapsamında değerlendirilecek.
Dijital İzin Sistemleri Ve Takip Mekanizmaları
Avlanma hakkı elde eden kişilerin sahaya inmeden önce gerekli izin süreçlerini tamamlaması zorunlu kılındı. Avcılar, izin başvurularını kısa adı AVBİS olan Avcılık Ve Yaban Hayatı Bilgi Sistemi üzerinden kolaylıkla gerçekleştirebilecekler. Bunun yanı sıra mobil cihazlar için geliştirilen "Avcı Avlakta" yani AVA isimli uygulama da aktif şekilde kullanılacak. Dijital altyapılar sayesinde hangi bölgede ne kadar avcı bulunduğu anlık olarak takip edilebilecek.
İnternet erişimi olmayan ya da mobil uygulamaları tercih etmeyen vatandaşlar için alternatif bir iletişim kanalı da devreye sokuldu. Avcılar, 0850 888 06 06 numaralı çağrı merkezini arayarak kotasyon ve izin işlemlerini hızlıca kaydedebilecekler. Dijital ve telefon tabanlı bu sistemler, avlaklardaki yoğunluğu kontrol altında tutarak aşırı avlanmanın önüne geçilmesinde kritik bir rol üstleniyor. Doğru veri akışı sayesinde yaban hayatı popülasyonu anlık verilerle izlenebilecek.
Yasal Yaptırımlar Ve İdari Ceza Koşulları
Sistem üzerinden onay almadan avlanan veya kendilerine tahsis edilen kotaları aşan kişiler hakkında ciddi hukuki süreçler başlatılacak. Merkez Av Komisyonu tarafından duyurulan kurallara aykırı hareket edenlere yüklü miktarda idari para cezaları uygulanacak. Yasa dışı avlanma esnasında ele geçirilen teçhizat ve avlanan hayvanlara el konulması gibi yaptırımlar da mevzuat çerçevesinde hayata geçirilecek.
Saha denetimleri Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri ile jandarma ve emniyet birimlerinin ortak çalışmasıyla yürütülecek. Belirlenen günlerin dışına çıkan, yasaklı türleri hedef alan veya AVBİS onayını almayan şahıslara karşı tolerans gösterilmeyecek. Kaçak avcılıkla mücadele kapsamında bölgesel devriyelerin ve haberli-habersiz denetimlerin yeni dönem boyunca aralıksız sürdürülmesi planlanıyor.
Ekosistem Dengesi Ve Sürdürülebilir Doğa Yönetimi
Av sezonunun planlanmasında sadece avcıların talepleri değil, aynı zamanda doğadaki türlerin üreme ve göç dönemleri de dikkate alınıyor. Merkez Av Komisyonu, uzman akademisyenler ve biyologların sunduğu bilimsel raporlar ışığında hareket ediyor. Ülke genelindeki yaban hayatı popülasyonunun korunması, ekolojik dengenin sürdürülebilirliği açısından temel öncelik olarak öne çıkıyor.
Doğanın sunduğu zenginliklerin gelecek nesillere aktarılması, avcılık sporunun bilinçli ve kurallara uygun biçimde icra edilmesine bağlı bulunuyor. Yasaklara ve kotalara uyulması, canlı türlerinin neslinin tehlikeye girmesini engellerken aynı zamanda kırsal alanlardaki doğal yaşamın devamlılığını garanti altına alıyor. Tüm avcıların duyarlı hareket etmesi, hem kendi güvenlikleri hem de ekosistemin geleceği açısından hayati bir taşıyor.