Antalya'da, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik balık türlerini yaşatmak amacıyla başlatılan ve 6 yıldır kesintisiz devam eden zorlu çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindi. Antalya havzasındaki endemik türlerden olan 'Antalya sarı balığı' (Capoeta antalyensis) ile 'Antalya inci balığı'nın (Alburnus baliki) anaçlarından, laboratuvar ortamında yavrular üretildi. Nesli yok olmak üzere olan türlerin çoğalması ve su kaynaklarındaki biyoçeşitliliği korumak için Boğaçayı'nın sularına 2 bin yavru balık bırakılarak ekosisteme kazandırıldı.

Endemik Balik Yavrulari Suyla Bulustu Antalya3

"Türlerin 3'te 1'inin nesli tehlike altında"

Türkiye iç sularındaki türlerin 3'te 1'inin neslinin tehlike altında olduğunu söyleyen Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, Anadolu'nun dünyanın en zengin biyoçeşitlilik mirasına sahip bölgelerden biri olduğunu dile getirdi.

Tellioğlu Kimin? Tellioğlu Hangi Ülkenin? Boykot mu?
Tellioğlu Kimin? Tellioğlu Hangi Ülkenin? Boykot mu?
İçeriği Görüntüle

Türkiye'ye özgü 400 civarında balık türü olduğu bilgisini paylaşan Atalay,

"Balıkçılık açısından da iç su kaynaklarımızda Türkiye genelinde Türkiye'ye özgü 400 civarında balık türü var. Bunlar şehirleşme, iklim değişikliği ve çeşitli baskıların altında, neredeyse 3'te 1'ine yakınının nesli tehlike altında. Yüzde 10'undan fazlası ise artık nesli tehlike altına girmiş, çok kritik seviyede. Bugün burada Antalya Boğaçayı'na endemik, sadece Antalya'ya özgü 2 balık türünü bırakacağız. Bunlar Antalya sarı balığı ve Antalya inci balığı. Bu iki türün nesli tehlike altında ama Antalya'nın göbeğinde bile yaşamaya gayret eden türler"

diye konuştu.

Endemik Balik Yavrulari Suyla Bulustu Antalya6

"Boylarından büyük işler yapacaklar"

Dr. Atalay, balıkların laboratuvardan doğaya uzanan yolculuğu ve ekosistemdeki yerini şu ifadelerle anlattı:

"Biz bu türleri aldık, anaçlarını laboratuvarda suni ortamlarda yumurtalarını aldık. Bunları doğal yemlere yakın yemlerle beslemeye alıştırdık ve hayatta kalabilir, üreyebilir şekle geldikten sonra doğal yaşam ortamlarına bırakacağız ve neslinin devam etmesini sağlayacağız. Nesli tehlike altında, laboratuvarda geliştirilmiş, doğal ortama adapte edilmiş endemik türleri doğaya bırakıyoruz. Bu hem ülkemiz için hem dünya mirası için çok önemli.

Bu balıklar ekonomik açıdan belki değeri hiç olmayan, yani 'küçük bir balık' dediğiniz, aslında dere balığı, çay balığı diye geçiştirdiğimiz balıklar. Fazla büyümeyecekler ama ekolojik açıdan çok önemli değerlere sahipler. Dolayısıyla boydan ziyade ekosistemde yapmış oldukları, mevcudiyetleriyle çevreye vermiş oldukları etkiyle çok büyük işler yapacaklar. Boylarından büyük işler yapacaklar yani."

Endemik Balik Yavrulari Suyla Bulustu Antalya4

"Bu yıl itibarıyla üretimini başardık"

Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürü Serkan Erkan ise balıkların 6 yıllık zorlu üretim süreciyle ilgili detayları paylaştı.

"Doğal ortamındaki bir balığı alıp, normal şartlarda üremesini sağlamak oldukça zor bir çalışma" diyen Serkan Erkan,

"Süreçte pek çok problemle karşı karşıya gelebiliyoruz. Yaklaşık 5-6 yıldır arkadaşlarım bununla uğraşıyor. Yarı kontrollü yöntem diyoruz biz buna. Aslında balığın çiftleşmesini, yumurta vermesini, yumurtanın çıkışını aşama aşama, kaba tabirle yoğun bakım ünitesi gibi çalışıyoruz. Çünkü 24 saat bunun başında olmanız lazım. Çok uzun süren bir süreçten sonra biz bu yıl itibarıyla üretimini başardık. Tabii sadece bugün bıraktığımız balıklar değil, 5-6 tür daha var şu anda. Denizli Çivril'de bulunan dişli sazancıktan, Sivas Kangal'da bulunan doktor balıklara kadar. Anadolu'nun pek çok yerinde, nesli tehlike altında olan türleri enstitümüzde kontrollü şartlarda üretimini başarıp, kaynaklarına bırakmaya çalışıyoruz"

ifadesini kullandı.

Endemik Balik Yavrulari Suyla Bulustu Antalya5

CİNSİYET DEĞİŞTİREBİLEN 'DOĞAÜSTÜ' BALIKLAR

Boğaçayı'nın ekolojik sorunlarına rağmen umutlu olduklarını belirten Erkan, balıkların hayatta kalma mekanizmalarının şaşırtıcılığına değindi.

Erkan konuşmasının devamında,

"Su şartlarını da çalışıyoruz. Boğaçayı'nın olumsuz durumu var maalesef. Ama umudumuz var. Biz bu hayvanların anaçlarını da yine burada yakaladık. İlerleyen nesillerini devam ettirebilmek için, en azından yok olmaması için, enstitümüzde bir canlı gen bankası gibi koruyup daha sonra su şartları mutlaka iyileşecektir. Bu yıl çok güzel yağışlar aldık. İnşallah ilerleyen dönemde kaynaklarımız bu yılki gibi sürdürülebilirliği devam ederse, bu hayvanları tekrar bırakıp doğasında yaşamasını sağlayacağız. Bu balıkların ekonomik değeri yok diyoruz ama değersiz olduğunu göstermiyor. Aklımızın alamayacağı kadar yetenekleri var. Belli su birikintilerinde hepsi erkek birey kaldığında bir kısmı cinsiyetini değiştirip, tekrar üremeye devam edebiliyor. Doğaüstü güçleri var gibi söyleyebilirim. Bugün belki kıymetsizdir ama 100 yıl sonra insanlığın ne işine yarar bu hayvanlar bilemeyiz"

dedi.

Kaynak: DHA