Muğla’nın Fethiye ilçesinde 2006 yılında kaybolan Yasemin Değirmenci’ye ilişkin dosya, faili meçhul olayların aydınlatılması amacıyla yeniden ele alındı. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri dosya üzerinde yeniden inceleme yaptı. Geçen yıl farklı bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Yasemin Değirmenci’nin 2006 yılında tüfekle öldürülerek gömüldüğüne yönelik bilgilere ulaşıldığı belirtildi. Bunun üzerine ekipler teknik ve fiziki takip başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda olaya karıştığı değerlendirilen Tursun Karabulut (41) ile Ö.D. (45) gözaltına alındı.
Ormanlık alanda kemikler bulundu
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tursun Karabulut’un ifadesinde, Yasemin Değirmenci’yi o dönem eşi ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle öldürdüğünü ve Ö.D.’nin yardımıyla ormanlık alana gömdüklerini söylediği öğrenildi. Karabulut’un Antalya’nın Korkuteli ilçesinde gösterdiği ormanlık alanda kepçeyle yapılan aramada, Yasemin Değirmenci’ye ait olduğu değerlendirilen insan kemikleri bulundu. Bulunan kemikler üzerinde DNA incelemesi başlatıldı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tursun Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Daha sonra Ö.D.’nin serbest bırakıldığı ve dosyada “tanık” olarak yer aldığı belirtildi.
Sanık suçlamaları kabul etmedi
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Tursun Karabulut ile avukatı katıldı. Karabulut, emniyette verdiği ifadelerin baskı altında alındığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. Mahkemedeki savunmasında sağlık sorunları ve aile durumuna değinen Karabulut,
“2 tane çocuğum var, bir tanesi trafik kazası geçirdi, ayağı kırıldı, mağdur durumda. Uzun süredir tutukluyum, mağdurum, tahliyemi istiyorum. Eşimin kardeşi D.C., olay sonrası kendimi öldürmeye çalıştığımı söylemiş, bu doğru değildir, beni zaten kan tutar. Mahkeme aşamasındaki beyanlarımı tekrar ediyorum, emniyette verdiğim ifadeleri reddediyorum, sol göğsümde kitle ve rahim kanserine doğru evrilmekte olan hastalığım vardır, tahliyemi istiyorum"
dedi.
İlk duruşmadaki savunması da dosyada yer aldı
Karabulut’un ilk duruşmada yaptığı savunmada ise eski eşi T.C.’yi suçladığı belirtildi. Sanık ilk duruşmada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Eski eşim T.C., sürekli üzerime yabancı kadınlar getiriyordu. O gün de maktulü üzerime getirdi. Birlikte alkol aldılar. Maktul önceden de bizim eve gelip gidiyordu ancak kalmıyordu. İlk defa o gün bizde kaldı. Eşimle birlikte yattılar. Sonra eşimle aralarında tartışma çıktı. Eşim iç çamaşırı ile dışarı çıktı. Eşim eline silah veya tüfek aldı. Kadına ateş etti. Kadının neresinden vurulduğunu görmedim. Daha sonra eşim diğer odaya geçip telefonla birkaç adam çağırdı. Eve gelen adamlarla birlikte cesedi eşimin otomobiline yükleyip gittiler. Cesedi nereye götürdüler bilmiyorum. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Eski eşim beni başka erkeklere de pazarlıyordu."
Mahkeme heyeti, dosyadaki tanıkların dinlenmesine ve sanık Tursun Karabulut’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.