Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştayda; akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının temsilcileri Antalya’nın zeytinyağı alanındaki mevcut durumunu masaya yatırdı. Toplantıda, 2026-2035 dönemini kapsayan stratejik yol haritası belirlendi.

Tarihsel miras, güncel potansiyel

Raporda, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üretimi yapılan Antalya’nın güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğu vurgulandı. Ancak üretim miktarındaki artışın tek başına yeterli olmayacağı, kalite standardizasyonu, izlenebilirlik ve markalaşma adımlarının belirleyici unsur olduğu ifade edildi. Özellikle hasat zamanlamasının kaliteye doğrudan etki ettiği belirtilirken, üreticilere yönelik teknik rehberlik çalışmalarının artırılması gerektiği kaydedildi. Analize dayalı gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılmasının hem verim hem de kalite artışı sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.

30 maddelik stratejik yol haritası

Çalıştay raporunda, Antalya zeytinyağının üretimden ihracata kadar tüm aşamalarını kapsayan 30 öneri yer aldı. Buna göre; Budama tekniklerinde standart eğitim programlarının oluşturulması, erken hasat uygulamalarının yaygınlaştırılması, duyusal analiz paneli ve kalite merkezi kurulması, parti bazlı izlenebilirlik sisteminin hayata geçirilmesi, QR kodlu etiketleme ile şeffaflığın artırılması önerildi. Raporda,

“Parti bazlı izlenebilirlik sisteminin geliştirilmesi halinde tüketici güveni artabilecektir”

ifadesine yer verildi.

Yerel çeşitler ve çatı marka modeli

Antalya’ya özgü zeytin çeşitlerinin stratejik ürün olarak konumlandırılması gerektiği vurgulanan raporda, özellikle Tavşan Yüreği çeşidinin öne çıkarılabileceği belirtildi. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine olumlu katkı sağlayacağı ifade edilirken, dökme satış oranının düşürülmesi, ambalaj ve tasarım kalitesinin yükseltilmesi ve Antalya için bir çatı marka oluşturulması önerildi.

Sağlık temelli üretim ve tağşişle mücadele

Yüksek polifenol içeriğine sahip üretimin sağlık odaklı pazarlama açısından avantaj sağlayabileceği belirtilen raporda, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin ulusal ve uluslararası pazarlarda farklılaşmayı destekleyeceği kaydedildi. Ayrıca tağşişle mücadelenin sektörün güvenilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı. Küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceği ifade edilirken, sertifikalı eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve genç üreticilerin sektöre kazandırılmasının sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı belirtildi.

Zeytinyağı turizmi gündemde

Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı için önemli fırsatlar sunduğu ifade edilen raporda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri ve tadım etkinlikleri düzenlenmesi önerildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılmasının marka değerine katkı sağlayacağı belirtilirken, uluslararası yarışmalara katılım, dijital pazarlama ve e-ihracat kanallarının geliştirilmesinin yeni pazarlara erişimi kolaylaştıracağı değerlendirildi.

Aile Kurumunu Güçlendiren Eğitim Seferberliği Milyonlarca Vatandaşa Rehber Oldu
Aile Kurumunu Güçlendiren Eğitim Seferberliği Milyonlarca Vatandaşa Rehber Oldu
İçeriği Görüntüle

“Zeytinyağı koordinasyon kurulu kurulmalı”

Raporda, üniversite-kamu-sektör iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtilerek Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulması önerildi. Raporda, "2026-2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm çerçevesi geliştirilmesi halinde Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği yönünde genel bir görüş birliği oluştu" ifadeleri yer aldı.

Güçlü marka kimliği hedefi

ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, çalıştay raporunun ilgili kurumlar tarafından değerlendirileceğini belirterek Antalya’nın köklü zeytin ve zeytinyağı üretiminin geliştirilmesi için kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Çandır,

"Bu çalıştayda Antalya’nın zeytinyağında sahip olduğu potansiyeli, kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldık. Raporun sonucu, üretimden pazarlamaya, turizmden ihracata uzanan kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyuyor. Hedefimiz, 2026-2035 döneminde Antalya zeytinyağını sürdürülebilir, izlenebilir ve güçlü bir marka kimliğiyle daha üst bir konuma taşımaktır"

dedi. Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise kalite odaklı üretim ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kamu, üniversite ve sektör iş birliğinin güçlendirilmesiyle belirlenen hedeflerin daha hızlı hayata geçirilebileceğini ifade etti.

Kaynak: Antalya Hakkında