Antalya'da 54 yaşındaki Sıtkı Aksoy'un kalbinde, kapalı yöntemle üç damar değişimi yapıldı. Başarılı geçen ameliyatta Sıtkı Aksoy'un kalbindeki üç koroner damar, göğüs altından yapılan 5 santimlik kesiyle ve hiçbir kemik kesilmeden değiştirilirken, bacaktan alınan yaklaşık 25 santimlik damar ise yalnızca 2 santimlik kesi ile endoskopik yöntemle çıkarıldı. Bu iki yöntemin aynı hastada birlikte uygulanması, Antalya'da ilk kez gerçekleştirildi.

"Operasyon başarılı geçti"
Doç. Dr. Akbulut, Aksoy'un daha önce kalp problemleri nedeniyle kardiyolojiye başvurduğunu, yapılan anjiyografi sonrasında koroner baypas ameliyatı olması gerektiği kararıyla kendilerine müracaat ettiğini belirtti. Hastanın muayene, tetkik ve değerlendirmeleri sonucunda halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen minimal invaziv koroner baypas ameliyatını gerçekleştirdiklerini kaydeden Doç. Dr. Birkan Akbulut, operasyonun başarılı geçtiğini söyledi.
"Bu ameliyatlar iman tahtası kesilmeden yapılıyor"
Koroner baypas ameliyatlarının geçmiş yıllarda 'iman tahtası' olarak bilinen göğüs ön duvarındaki kemiğin kesilmesiyle yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Akbulut,
"Artık gelişen teknolojiyle biz bunu halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen minimal invaziv kalp cerrahisi tekniği ile yapıyoruz"
dedi.
Kapalı ameliyatların genellikle meme altından yapılan 4 ile 6 santim arasında bir kesi ile gerçekleştirildiğini ifade eden Doç. Dr. Birkan Akbulut, şunları söyledi:
"Bu ameliyatlar iman tahtası kesilmeden yapılıyor. Bu yöntemle tüm damarlara baypas yapılabiliyor. Yani hastanın ihtiyacı üç damarsa üç, tek damarsa tek damar değiştiriliyor. Kalbin kanlanması için ne kadar damar değişmesi gerekiyorsa hepsine müdahale etme şansımız var."
"Hasta 10 gün sonra işine dönebiliyor"
Göğüs altındaki kesiden kaburgaların arasından kalbe ulaşıldığını anlatan Doç. Dr. Akbulut, hastanın 10 gün sonra işine dönebileceğini ifade ederek, "Hastanın herhangi bir kemiği kesilmiyor. Dolayısıyla iyileşme süresi de daha kısa oluyor" dedi.
Doç. Dr. Birkan Akbulut, kapalı ameliyatta hastanın işine ve sosyal hayatına daha erken dönebildiğini ifade ederek şöyle devam etti:
"Bu yöntemle ameliyat edilen hasta taburcu olduktan sonra yatağında sağa sola dönmek gibi hareket özgürlüğüne sahip olabiliyor. Dolayısıyla hem hayatına hem işine daha erken dönebiliyor. Ameliyat kesisi daha küçük olduğu ve kemik kesilmediği için enfeksiyon oranı da daha düşük oluyor. Bu nedenle hem hastalar hem biz hekimler tarafından giderek daha fazla tercih edilen bir yöntem haline geliyor."
Doç. Dr. Akbulut, önceki yıllarda yapılan koroner baypas ameliyatlarında iman tahtasının kesilmesi nedeniyle istirahat süresinin yaklaşık 2 ay olduğunu vurguladı.
"Antalya'da ilk kez birlikte uygulandı"
Önceki yıllarda koroner baypas ameliyatlarında kullanılacak damarın bacak boyunca yapılan uzun bir kesi ile çıkarıldığını vurgulayan Doç. Dr. Birkan Akbulut,
"Biz bu hastamızda bacaktaki yaklaşık 20-25 santim uzunluğundaki damarı, endoskopik yöntemle yalnızca 2 santimlik kesiden çıkararak aldık. Böylece kapalı yöntemle yapılan koroner baypas ameliyatı ile minimal invaziv endoskopik damar çıkarma işlemi aynı hastada Antalya'da ilk kez birlikte uygulanmış oldu"
dedi.
Doç. Dr. Akbulut, ekibiyle birlikte yaklaşık 1,5 yıldır minimal invaziv yöntemle kalp kapak ve koroner baypas ameliyatları gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

"Kendimi hocama emanet ettim"
Ameliyattan önce ara ara göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu dile getiren Sıtkı Aksoy, son başvurusunda fenalaştığı için anjiyoya alındığı bilgisini paylaştı. Tıkalı kalp damarlarının anjiyoda açılamaması üzerine kalp ve damar cerrahisine yönlendirildiğini ifade eden Aksoy, Doç. Dr. Birkan Akbulut'a başvurduğunda özellikle kapalı ameliyat istediğini anlattı.
Sıtkı Aksoy,
"Hocam bunu yapabileceğini söyledi. Ben de kendimi hocama emanet ettim. Allah razı olsun. Sanki yeniden doğmuş gibiyim"
dedi.
'Herhangi bir sıkıntım yok"
Ameliyattan önce tansiyonunun yüksek olduğunu ve ilaç kullandığını, ameliyatın ardından ise yaşadığı sıkıntıların sona erdiğini söyleyen Aksoy,
"Daha önce tansiyon hapı kullandığım halde tansiyonum 17-18 civarındaydı. Şu anda 11-12. Ameliyattan sonra tansiyonum da düştü. Baş ağrım kalmadı. Herhangi bir sıkıntım yok"
dedi.
Ameliyata girmeden önce Doç. Dr. Birkan Akbulut'a 'Önce Allah, sonra size güveniyorum' dediğini belirten Aksoy,
"Hocam sağ olsun elinden geleni fazlasıyla yaptı. İlgi, alaka, güler yüz, her gün takip etme. Allah razı olsun. Çok memnunum. Açık baypas olanlarda ameliyat sonrası ağrı olduğunu duymuştum. Allah'a şükür bende ağrı yok. Bacağım da fazla açılmadı"
diye konuştu.





