Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde zabıta memuru olarak görev yapan İbrahim Uysal, çöplerin arasında bulduğu ve üzerinde 1915 damgası bulunan askeri sedyeyi 3,5 aylık araştırmanın ardından Çanakkale’deki savaş müzesine bağışladı. Çevresinden sedyeyi müzayedelere satması yönünde öneriler aldığını belirten Uysal, "Bulduğum o objeyi tarihe emanet ettim" dedi.

Çanakkale’deki savaş müzesinde sergilenmek üzere teslim alındı
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Uysal, çöp atmaya gittiği sırada komşusunun uyarısıyla eski bir askeri sedyeyi fark etti. Yıpranmış ahşap kolları, parçalanmış kanvas kumaşı ve üzerindeki 1915 damgasıyla dikkat çeken sedyenin tarihi değer taşıyabileceğini düşünen Uysal, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile iletişime geçti. Sedyenin fotoğraf ve videolarını yetkililere gönderen Uysal, yapılan ön incelemenin ardından araştırma sürecini başlattı. Yaklaşık 3,5 ay süren çalışmalar sonucunda sedyenin orijinal olduğu kendisine bildirildi. Birinci Dünya Savaşı döneminde kullanılan askeri sedyelerle benzerlik taşıdığı belirlenen tarihi sedye, Çanakkale’deki savaş müzesinde sergilenmek üzere teslim alındı ve tescillendi.

Sedyenin üzerindeki damga dikkat çekti
Sedyeyi sabah saatlerinde çöp atmaya çıktığında bulduğunu anlatan İbrahim Uysal, komşusunun kendisini uyardığını belirterek şöyle konuştu:
"O sırada komşumuz, 'İbrahim abi, şurada bir obje var, bakar mısın?' dedi. Katlanmış şekilde bir askeri sedyeydi. Daha sonra detaylı incelediğimde, üzerinde 1915 tarihinin bulunduğunu gördüm. Her iki ahşap kısmında bu damga mevcuttu. Ardından Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile irtibata geçtim. Sedyenin videolarını çektim. Bütün bilgileri ve görsel materyalleri kendilerine gönderdim. 3,5 aylık süreç sonunda bu askeri sedyenin orijinal olduğu tarafıma bildirildi."
"Bu eseri bağışlamak adına bir görev üstlendim"
Sedyenin tarihî önemine dikkati çeken Uysal, dünyadaki savaş müzelerinde yapılan araştırmalarda benzer bir sedyenin İngiltere’de bulunduğunun, diğerinin ise Türkiye’de olduğunun kendisine aktarıldığını söyledi.
Uysal,
"Dünyadaki savaş müzelerinde yapılan araştırmalar sonucunda, bir benzerinin İngiltere'de bulunduğu, diğerinin ise artık bizde olduğu ifade edildi. Bu eseri tarihe hediye etmek ve bağışlamak adına bir görev üstlendim. Üzerinde hala kan izleri olduğunu düşünüyoruz. Bunların ilerleyen dönemde araştırılacağı söylendi. Belki de bir şehidin kanı. Bizden sonra tarihi öğrenecek genç nesillere bir hediye niteliğindeydi"
dedi.

"Onun olması gereken yer ancak bir savaş müzesidir"
Tarihi sedyeyi müzeye ulaştırmak için görüşmeler yaptığı sırada çevresinden farklı öneriler aldığını anlatan Uysal, eserin müzayedelerde satışa çıkarılmasını isteyenlerin de olduğunu belirtti.
Uysal, bu önerilere ilişkin şunları söyledi:
"'Satıp değerlendirelim, çok değerli, müzayedelere girsin, açık artırmaya çıkaralım' gibi birçok anlamsız geri dönüş aldım. Bir tarihi eserin emanet edileceği yer, Çanakkale Savaş Müzesi'dir. 1915 tarihi varsa, bu bir sedyeyse ve üzerinde belki de bir şehidin kanı bulunuyorsa, onun olması gereken yer ancak bir savaş müzesidir. Biz yedi düvele karşı savaşmış milletin torunlarıyız. O ecdattan geliyoruz. Sedye ancak orada olmalıydı. Kendi açımdan çok büyük bir şey yapmadım. Bulduğum o objeyi tarihe emanet ettim"
diye konuştu.

Bağışladığı sedyeyi 18 Mart'ta görecek
İbrahim Uysal, bağışladığı sedyeyi yerinde görmek için 18 Mart’ta eşiyle birlikte Çanakkale’ye gideceğini belirtti.
Uysal,
"Tarihi Alan Başkanlığı yetkilileri sedyeyi benden teslim aldıktan sonra, savaş müzesinde 'İbrahim Uysal tarafından müzemize bağışlanmıştır' ifadesinin yer aldığı özel bir pirinç levha hazırlanacağını söyledi. Bana çok güzel bir sürpriz yaptılar. 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü'nde eşimle birlikte bizi misafir edeceklerini, tarihi alanı gezdireceklerini söylediler. Bu anlamda çok mutluyum"
ifadesini kullandı.






