Serik'te 25 Temmuz'da etkili olan hortumun ardından evi oturulamaz hale gelen Müzeyyen Mülazım ve ailesi, geçen 10 günü bahçede geçirmek zorunda kaldı. Çatısı uçan, duvarları çatlayan evine korkudan giremeyen Mülazım, yaşadığı dehşeti gözyaşları içinde anlattı. 54 yaşındaki Mülazım, 40 dereceyi bulan kavurucu sıcaklara rağmen çocuklarıyla birlikte bahçede yaşam mücadelesi veriyor.

"Evin duvarı çatladı, çatısı uçtu"
Hortum sırasında yaşadıkları korkuyu anlatan Müzeyyen Mülazım, fırtınanın evlerini adeta bir sofra bezi gibi salladığını söyledi. Çatının uçtuğunu, duvarların çatladığını ve yağmur suyunun evin içine dolduğunu belirten Mülazım,
"Biz depremzedelere sadece üzülmüşüz, onların ne yaşadıklarını anlayamamışız. Anladığımızı zannetmişiz ama anlayamamışız, öyle zor ki. O an artık kurtuluşumuzun olmadığını düşündüm. Evim eski olduğu için çatılarda kiremitler atmaya başladı. Evin bir anda böyle kalkıp indiğini hissettik. Hortum bir sofra bezini nasıl silkersin, onun gibi silkiyordu bizi. Evin duvarı çatladı, çatısı uçtu. Üzerimize yağmur komple akıyordu. Kıpırdayacak yerimiz yoktu. Dışarıya çıksam kiremitler kafamıza atıyordu. Ağaçlar devrildi. Ne yapacağımızı şaşırdık"
ifadesini kullandı.

AFAD evde kalmanın güvenli olmadığını söyledi
Hortumun yaşandığı gece elektrik tellerinin koptuğunu ve durumu hemen mahalle muhtarına bildirdiğini söyleyen Mülazım, olay yerine gelen AFAD ekiplerinin evde kalmalarının güvenli olmadığını ifade ettiğini aktardı.

"Kalabilecek ikinci bir evim yok"
Başka gidecek yerleri bulunmadığını belirten Mülazım, yaşadıkları süreci şu ifadelerle anlattı:
"AFAD ekibi geldi, tutanak tuttular. 'Abla sen burada kalamazsın' dediler. Yağmur altında sabahladım. Eşim kapının ağzında yattı, çocuklarım o eşyaların üzerinde yattı. Evimizin duvarlarında büyük miktarda çatlama var. Evin bir tarafı kerpiç, bir tarafı briket olduğu için her yer attı, buralar çatladı. Şu an dışarıda kalıyorum, kızlarım burada yatıyor. Kalabilecek ikinci bir evim yok."






