Yüksek Göç ve Nüfus Artışı Talebi Patlattı
Antalya, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gözde turizm merkezlerinden biri. Sahip olduğu doğal güzellikler, ılıman iklimi ve gelişen şehir yapısı sayesinde her geçen gün daha fazla yerli ve yabancı insanın yaşamayı tercih ettiği bir şehir haline geliyor. Ancak bu cazibe merkezine dönüşen şehirde kiralık ev bulmak giderek daha da zorlaşıyor. Peki bu durumun arkasındaki nedenler neler?
Antalya, özellikle pandemi sonrası dönemde hem büyükşehirlerden kaçmak isteyen yerli halk hem de savaş ya da ekonomik sebeplerle Türkiye’ye gelen yabancıların akınına uğradı. Rusya, Ukrayna, İran gibi ülkelerden gelen göçmenler ve turizm sektöründe çalışmak için şehre gelen yerli vatandaşlar, kiralık konut talebini ciddi oranda artırdı.
Artan talep karşısında yeterli arz oluşmadığı için kiralık ev bulmak zorlaşırken, mevcut evlerin de kira bedelleri adeta uçuşa geçti. Özellikle Muratpaşa, Konyaaltı ve Kepez gibi merkezi ilçelerde boş daire bulmak neredeyse imkânsız hale geldi. Birçok kişi başvurduğu ev için onlarca kişiyle yarışmak zorunda kalıyor.
Airbnb ve Günlük Kiralık Evler Piyasayı Ters Yüz Etti
Antalya’nın turizm potansiyeli, ev sahiplerinin dairelerini uzun vadeli kiraya vermek yerine günlük veya haftalık kiralama yöntemine yönelmesine neden oldu. Özellikle yaz aylarında kazanç oranı çok daha yüksek olan bu model, ev sahiplerine cazip geliyor. Ancak bu durum, şehirde yaşayan sabit gelirli vatandaşlar için ciddi bir barınma krizine yol açıyor.
Airbnb gibi platformlarda listelenen evlerin sayısı arttıkça, piyasadaki kiralık daire arzı da azalıyor. Bu da kiraların artmasına ve dar gelirli ailelerin şehir merkezlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Devletin bu tür platformlara yönelik düzenlemeleri yetersiz kaldığı sürece bu dengesizlik devam edecek gibi görünüyor.
Yeni Konut Üretiminde Yavaşlama ve Maliyet Artışı
Son yıllarda inşaat sektöründe yaşanan maliyet artışları da Antalya’daki konut krizini körükleyen diğer bir unsur. İnşaat maliyetlerinin artması, müteahhitlerin yeni projelere temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Bu da konut üretiminde ciddi bir yavaşlamaya yol açıyor.
Yeni konutların üretilememesi, mevcut konutların değerinin daha da artmasına sebep oluyor. Bu durumda, sadece satın alma değil, kiralama maliyetleri de yükseliyor. Ayrıca deprem güvenliği gibi sebeplerle bazı eski yapıların kullanılamaz hale gelmesi de arzın azalmasına neden oluyor.
Öğrenci ve Mevsimlik İşçilerin Etkisi Göz Ardı Edilemez
Antalya’da yer alan üniversiteler ve yaz sezonunda artan mevsimlik iş gücü talebi, her yıl belirli dönemlerde kiralık ev ihtiyacını daha da tetikliyor. Özellikle Eylül-Ekim aylarında öğrenci yerleşimleri nedeniyle konut talebi doruk noktasına çıkıyor. Aynı şekilde yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte turizm sektöründe çalışan binlerce kişi şehre geliyor ve konut arayışına giriyor.
Bu geçici ama düzenli artan talepler, yıl boyu devam eden bir arz-talep dengesizliği yaratıyor. Özellikle tek başına yaşayan bireyler veya dar gelirli aileler, bu dönemde bütçelerine uygun ev bulmakta büyük zorluk yaşıyor.