Antalya’da Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında anlamlı ve bir o kadar da duygusal anların yaşandığı bir etkinlik gerçekleştirildi. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) öncülüğünde, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören çocuklara moral aşılamak ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla özel bir program düzenlendi. Hastane bahçesinde bir araya gelen gönüllüler, aileler ve amansız hastalığı yenerek sağlığına kavuşan eski hastalar, ellerindeki turuncu balonları gökyüzüne bıraktı. Tedavileri hastane odalarında devam eden minikler ise bu renkli anları pencerelerden ve camların arkasından izleyerek umut depoladı.

"Buraya kardeşlerime destek olmaya geldim"
Etkinliğin en dokunaklı anlarından biri, henüz 1,5 yaşında lösemi teşhisi konulan ve uzun süren zorlu bir mücadelenin ardından sağlığına kavuşan 13 yaşındaki Cemre Gizem Bağlar’ın katılımı oldu. Yaşadıklarını ve hissettiklerini paylaşan genç kız, şu ifadeleri kullandı:
"1,5 yaşındayken bana lösemi teşhisi konuldu. 8 yaşında iyileştim ve ardından okula başladım. İlk zamanlarda okula alışmakta biraz zorlandım ama şu an her şey çok normal. Artık tedavi görmüyorum, tamamen iyileştim ve çok mutluyum. Buraya kardeşlerime destek olmaya geldim. Buradaki kardeşlerimin ve lösemiyle mücadele eden bütün arkadaşlarımın da iyileşmesini diliyorum"
"Yarım saat içinde lösemi tanısı konuldu"
Cemre Gizem’in annesi Yurdagül Bağlar (56), evlatlarının tedavi sürecinde geride bıraktıkları çetin mücadeleyi gözyaşları ve kararlılıkla anlattı. Anne Bağlar, yaşadıkları şoku şu sözlerle dile getirdi:
"Kızım 1,5 yaşındaydı. İlk olarak grip nedeniyle hastaneye götürmüştük. Yarım saat içinde lösemi tanısı konuldu. Lösemi hastalığının ne olduğunu hiç bilmiyordum. Sadece televizyonlarda görüyordum. Hastaneye gittiğimde 5 çocuğum arkamda kaldı. Ben hastanedeydim. Çok zor 7 yıl geçirdim. 10 yaşına kadar kontrollere gidip geldik Aynı gün LÖSEV’le tanıştık. Tedavimizi Ankara’daki Lösante Hastanesi'nde gördük. 12 yıl oldu. LÖSEV’i hiç bırakmadık, LÖSEV de bizi bırakmadı"
"Biz de camın arkasından çok baktık"
Etkinlik esnasında hastane pencerelerinden dışarıyı ve uçuşan balonları izleyen minik hastaları görünce derinden etkilendiğini ve geçmişteki zor günleri yeniden hatırladığını belirten Yurdagül Bağlar, duygularını şöyle özetledi:
"O dönemde hissettiklerimi anlatmam mümkün değil. Şu an yukarıdaki çocukları görünce çok duygulandım. Çünkü biz de camın arkasından çok baktık. Çok kötü günler geçirdik"




