Antalya’da okulların açılmasıyla birlikte kent trafiğinde yıllardır devam eden sorunlar yeniden gün yüzüne çıktı. Özellikle sabah işe gidiş ve okul saatleri ile akşam iş çıkışlarında ana arterlerde yaşanan yoğunluk, Antalyalıların günlük hayatını adeta kabusa çevirdi. Antalya, her geçen gün artan nüfusu, araç sayısı ve yapılaşmasıyla birlikte ulaşım konusunda ciddi bir sınav veriyor. Okulların açılmasıyla birlikte bu yük daha da ağırlaşırken, sabah saatlerinde işe ve okula yetişmeye çalışan vatandaşlar uzun süre trafikte beklemek zorunda kalıyor. Antalya’nın en önemli ulaşım sorunlarının başında, mevcut yolların artan araç yoğunluğunu karşılamakta yetersiz kalması geliyor. Kent nüfusu ve araç sayısı yıllar içerisinde hızla artarken, birçok bölgede yol kapasitesi aynı oranda gelişmedi.

Özellikle sabah saatlerinde aynı anda binlerce aracın yollara çıkması, bazı güzergahlarda trafiğin tamamen kilitlenmesine neden oluyor. Okul servisleri, özel araçlar, toplu taşıma araçları ve işe giden vatandaşların araçları aynı saatlerde yollara çıkınca trafik yoğunluğu kaçınılmaz hale geliyor. Sorun yalnızca sabah saatleriyle sınırlı değil. Okulların çıkış saatlerinde de Antalya’nın birçok noktasında benzer görüntüler yaşanıyor. Çocuklarını okuldan almak isteyen veliler araçlarıyla okul çevrelerinde yoğunluk oluştururken, servis araçları ve toplu taşımanın da aynı güzergahlarda hareket etmesi trafiği daha da ağırlaştırıyor.Dakikalarca, hatta bazı güzergahlarda daha uzun süre trafikte bekleyen vatandaşlar, zaman kaybının yanı sıra ciddi bir stres de yaşıyor.

Trafikte geçirilen zaman yalnızca bir ulaşım problemi değil. İnsanların işe, okula ve evlerine ulaşırken harcadıkları zaman doğrudan yaşam kalitesini etkiliyor.Sabah evinden çıkan bir vatandaşın işe zamanında ulaşabilmek için normalden çok daha erken yola çıkması, akşam ise iş çıkışında evine ulaşmasının uzun zaman alması artık sıradan bir durum haline geliyor. Üstelik trafikte geçirilen uzun süre; yakıt tüketimini artırıyor, hava kirliliğini yükseltiyor ve sürücülerin stresini artırıyor. Antalya gibi turizm, nüfus ve ekonomik hareketliliğin yoğun olduğu bir şehirde ulaşım sorununun yalnızca trafik ışıkları veya birkaç kavşak düzenlemesiyle çözülemeyeceği açık. Antalya’nın ulaşım sorununun çözümü için günü kurtaran uygulamalar yerine uzun vadeli ve bütüncül bir ulaşım planına ihtiyaç var. Toplu taşımanın daha cazip hale getirilmesi, alternatif ulaşım güzergâhlarının geliştirilmesi, okul çevrelerinde trafik düzenlemelerinin yeniden ele alınması ve özellikle yoğun saatlerde trafik akışını rahatlatacak yeni planlamaların yapılması gerekiyor.

Okulların açılmasıyla birlikte yeniden ortaya çıkan trafik manzaraları aslında Antalya’nın ulaşım konusunda artık ertelenemeyecek bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Antalya halkının sabah işe giderken ve akşam evine dönerken yaşadığı bu trafik çilesinin artık kader olmaktan çıkarılması gerekiyor.