Anadolu mutfağının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan bulgurun hazırlık süreçleri, Yozgat'ın Büyükmahal köyünde yoğun bir emekle devam ediyor. Hava sıcaklığının 32 dereceye ulaştığı bu günlerde köylüler, hedik yapımı için büyük bir mesai harcıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte işe koyulan Uğurlu ailesi, özenle hazırladıkları buğdayları dört büyük kazanda odun ateşinde kaynatmaya başlıyor. Yaz sıcaklığıyla dev kazanların yaydığı hararete karşı büyük bir mücadele veren aile, yüzyıllık bu geleneği yaşatmayı sürdürüyor.

Sarı Bursa buğdayıyla gelen lezzet

Bulgurun ilk aşaması olan hedik yapımında, yıkanıp hazırlanan buğdaylar kazanlarda yaklaşık 3 saat boyunca kaynatılıyor. Kaynatma işleminin tamamlanmasının ardından buğdaylar harmana taşınarak kurumaya bırakılıyor. Bu sürecin baba mesleği olduğunu ve bu yıl toplam 10 ton bulgur işleyeceğini belirten üretici Bektaş Uğurlu, şu ifadeleri kullandı:

"Buğdayımızın cinsi Sarı Bursa. Özde yıkadık, getirdik. Böyle kazanlarda kaynatıyoruz. Harmanda kurutuyoruz. Bayağı bir eziyetli yani. Bu meslek baba mesleği. 1985'ten beri bu tarafa yapıyoruz. 2,5 saatte hedik oluyor. Hedik olduktan sonra harmana götürüp kurutuyoruz."

Günlük Hayatta Fark Etmeden Yapılan 10 Hata! Meğer Her Gün Tekrarlıyormuşuz
Günlük Hayatta Fark Etmeden Yapılan 10 Hata! Meğer Her Gün Tekrarlıyormuşuz
İçeriği Görüntüle

A W772777 03

Uzun yıllardır bulgur ihtiyacını Uğurlu ailesinden karşılayan Nusret Alper de bölgede yetişen buğdayın kalitesine dikkat çekerek,

"Yozgat yöresinin kendine has en baş buğdayı Sarı Bursa buğdayıdır. Sarı Bursa buğdayından yapılan un ve unun ekmeğinin lezzetine hiçbir buğday benzemez. Aynı zamanda bulgurun en güzeli de Sarı Bursa buğdayından olur"

değerlendirmesinde bulundu.

Sabahın erken saatlerinde başlayan zahmetli süreç

Bulgur yapımının oldukça meşakkatli bir iş olduğunu anlatan Ümmügülsüm Uğurlu, üretimin tüm aşamalarını şu sözlerle aktardı:

"Biz bulgur yapıyoruz. Eşimle birlikte sabahleyin kalkıyoruz erkenden. Kazanların altını yakıyoruz. Kaynıyor, 2,5-3 saate yakın sürüyor bir kazanın çıkması. Olduktan sonra da motora doldurup götürüyoruz. Harmana seriyoruz. İşte öyle, kuruyor."

Ümmügülsüm Uğurlu, bulgurun yaklaşık 3 günde tamamen hazır hale geldiğini belirterek, "3 günde mal oluyor bu bulgur. Ondan sonra da işlemeye başlıyoruz. İşte düğürcüğü, bulguru ayrı ayrı dökülüyor her bir yere" dedi.

Antalya'dan köyüne dönerek kışlık hazırlığı yapıyor

Yılın büyük bir bölümünü Antalya'da geçirip yaz aylarında memleketine gelen Menşur İpeker ise köy yaşamının ve geleneksel üretimlerin kendileri için taşıdığı büyük önemi vurguladı:

"Aslında Antalya'da yaşıyoruz. 6 ay orada kalıyoruz, 6 ay burada kalıyoruz. Komşularımızı görüyoruz. İhtiyaçlarımızı alıyoruz. Çok güzel. Hepsi de birbirini de memnun, komşu olarak da temizlik olarak da. Bulgurumuzu, yarmamızı, mercimeğimizi, fasulyemizi, her şeyimizi köyümüzden götürüyoruz."

Yaz sıcaklarına aldırış etmeden büyük bir özveriyle sürdürülen bu geleneksel üretim, Anadolu sofralarının vazgeçilmezi olan bulgurun köylerdeki imece usulü yaşatılmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: İHA