Gündem

Antalya'nın Efsanevi "Işıklar Caddesi" İsminin Hikayesi

Antalya'nın kalbinde yer alan ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Işıklar Caddesi'nin isminin efsanevi hikayesi, şehrin 'sivil tarihçisi' Hüseyin Çimrin tarafından açıklanıyor.

Abone Ol

Antalya'nın Efsanevi " Işıklar Caddesi" İsminin Hikayesi

Antalya'nın kalbi sayılan Işıklar Caddesi, hem yerlilerin hem de turistlerin en sevdiği mekanların başında gelmektedir. Peki, bu efsanevi cadde ismini nereden alıyor?

Antalya'nın Parlayan Caddesi: Işıklar

Antalya'nın merkezi olan Işıklar Caddesi, Kaleiçi'nin hemen yanında yer alıyor ve muhteşem Karaalioğlu Parkı'nın nefes kesen manzarasını barındırıyor. 24 saat boyunca hayatın hiç durmadığı bu cadde, zengin tarihi dokusu, nostaljik tramvayları, el işi ürünlerin satıldığı dükkanları ve heykelleriyle dikkat çekiyor. Ancak belki de en dikkat çeken özellik, caddenin adını aldığı o eşsiz ışıklandırmalarıdır.

Eğlence ve Lezzetin Merkezi

Günün her saati bir hareketliliğin olduğu Işıklar Caddesi, zengin kafe, restoran ve bar seçenekleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Geleneksel Türk lezzetlerinden uluslararası mutfaklara kadar birçok seçenek sunan restoranlar, ziyaretçilere unutulmaz bir gastronomik deneyim sunuyor. Bu özellikleriyle birçok turist ve yerli, Antalya denilince ilk akla gelen duraklardan biri olmayı başarıyor.

Işıklar Caddesi'nin İsminin Hikayesi Nedir?

Antalya'nın tanınmış 'sivil tarihçisi' Hüseyin Çimrin'e göre, bazı Antalya yerlileri caddenin isminin Antalya'ya ilk elektriği getiren Tevfik Işık'tan geldiğini yanılgıyla düşünüyor. Ancak bu bilgi doğru değil. Çimrin, "Tevfik Işık Caddesi, Işıklar Caddesi'nin sonunda başlar ve Dr. Burhanettin Onat Caddesi'ne bağlanır. Bu isim sonradan verilmiştir" şeklinde açıklama yapıyor.

Denize Açılan O Eşsiz Pencere

Hüseyin Çimrin, Işıklar Caddesi'nin isminin hikayesini şöyle anlatıyor: “Kimin başlattığını tam olarak bilemesek de, caddenin yapım aşamasında bile insanlar bu caddeye ‘Işıklar Caddesi’ demeye başlamıştı. Bu cadde, o dönemdeki semt sakinleri için adeta denize ve ışığa açılan bir pencere gibiydi.”