Bozcaada Bağ Bozumu Festivali: Şarap Tadımı ve Gezi Rehberi
Bozcaada, eylül ayı geldiğinde bağların olgunlaşmasıyla birlikte yine büyüleyici bir atmosfere bürünmüştü. Türkiye’nin en önemli bağcılık merkezlerinden biri olarak bilinen ada, geleneksel Bağ Bozumu Festivali ile hem yerli halkı hem de adayı ziyarete gelen turistleri bir araya getirmişti. Üzüm hasadının coşkusunu, müzikle ve lezzetle buluşturan bu festival, Bozcaada’nın kültürel dokusunu bir kez daha ortaya koymuştu.
Bozcaada Bağ Bozumu Festivali Nasıl Gerçekleşmişti?
Festival, sabahın erken saatlerinde bağlarda yapılan üzüm toplama töreniyle başlamıştı. Ada halkı, üreticiler ve ziyaretçiler, traktörlerle bağlara giderek üzüm sepetlerini doldurmuştu. Ardından düzenlenen renkli kortej yürüyüşüyle merkez meydanına geçilmiş, davul zurna sesleri eşliğinde adanın sokakları coşkuyla dolmuştu. Gün boyunca yerel sanatçıların konserleri, tiyatro gösterileri ve atölye çalışmalarıyla festival renklenmişti. Üzüm hasadı, yalnızca bir tarımsal etkinlik olmanın ötesine geçerek, Bozcaada’nın geçmişten gelen üretim geleneğini yaşatan bir kültür şölenine dönüşmüştü.
Şarap Tadımı Etkinlikleriyle Lezzet Dolu Anlar Yaşanmıştı
Bozcaada Bağ Bozumu Festivali’nin en dikkat çeken bölümlerinden biri her zaman olduğu gibi şarap tadımı etkinlikleri olmuştu. Ada genelindeki üreticiler, ziyaretçilere kendi bağlarında yetişen üzümlerden yapılan şarapları tanıtma fırsatı bulmuştu. Katılımcılar, Kuntra, Karalahna, Vasilaki ve Çavuş gibi Bozcaada’ya özgü üzüm çeşitlerinden yapılan kırmızı, beyaz ve roze şarapları tatmıştı. Corvus, Talay, Çamlıbağ ve Amadeus gibi tanınmış üreticiler, farklı yıllara ait özel üretimlerini ziyaretçilere sunmuştu. Şarap severler, bağ evlerinde düzenlenen tadım turlarında üretim süreçlerini yakından görmüş ve adanın benzersiz terroir özellikleri hakkında bilgi edinmişti.
Bozcaada’nın Güzellikleri Festivale Eşlik Etmişti
Festival süresince adanın tarihi ve doğal güzellikleri de büyük ilgi görmüştü. Bozcaada Kalesi, adaya gelenlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olmuş, özellikle gün batımında sunduğu manzarayla fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelmişti. Rum Mahallesi’nin taş evleri, dar sokakları ve rengarenk pencereleri, festival atmosferini tamamlayan bir sahne gibi görünmüştü. Gündüzleri Ayazma Plajı’nda denizin keyfini çıkaran ziyaretçiler, akşam olduğunda merkezde kurulan stantlarda yerel üreticilerin şaraplarını ve ev yapımı reçellerini denemişti.
Ulaşım ve Konaklama Yoğun İlgi Görmüştü
Festival öncesinde adada konaklama yerleri kısa sürede dolmuştu. Birçok ziyaretçi, merkezdeki butik otelleri, taş pansiyonları ve bağ evlerini tercih etmişti. Daha doğayla iç içe bir deneyim arayanlar ise bağların arasında kurulan küçük kamp alanlarında konaklamıştı. Bozcaada’ya ulaşım, Geyikli feribot iskelesinden yapılan seferlerle sağlanmış, festival döneminde ek seferlerle ulaşım kolaylaştırılmıştı. Ada içinde bisiklet kiralayarak veya yürüyerek gezmek, ziyaretçiler için en popüler seçeneklerden biri olmuştu.





