Tarım sektöründe yaşanan yapısal sıkıntıları ortadan kaldırmayı hedefleyen Bağımsız Türkiye Partisi lideri Hüseyin Baş kapsamlı reform paketini kamuoyuna duyurdu. Sosyal medya platformları üzerinden vatandaşlara seslenen Genel Başkan, tarım sektörünün ülkenin geleceği açısından en kritik stratejik alanlardan biri olduğunu ifade etti. Hazırlanan reform planının tamamen yerli üreticinin refahını yükseltmek ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla kurgulandığını belirten parti yönetimi, sektörün tüm bileşenlerini kapsayan radikal adımlar atılacağını açıkladı. Tarımsal faaliyetteki kısıtlamaları tamamen kaldırmayı vaat eden yeni model, toprağın daha verimli işlenmesi için kapsamlı bir arazi tahsis mekanizması getiriyor.
Açıklanan plana göre mülkiyeti devlete ait olan kullanılmayan tarım arazileri, sembolik ücretler karşılığında uzun vadeli olarak çiftçilerin kullanımına sunulacak. Bu sayede ekilmeyen tek bir karış toprağın kalmaması ve rekor düzeyde üretim rekoltesine ulaşılması hedefleniyor. Pazar mekanizmasındaki aracıların olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı amaçlayan düzenleme, taban fiyatların belirlenmesinde de tarihi bir yenilik vaat ediyor. Ürün satış fiyatlarının üretici kooperatifleri aracılığıyla doğrudan çiftçiler tarafından belirleneceği bir sistem kurulacak. Böylesi bir adım sayesinde alın terinin tam karşılığını alan çiftçi, piyasa dalgalanmalarına karşı da koruma altına alınmış olacak.
Üreticiye Yüzde 50 Peşin Ödeme Ve Kesin Pazar Garantisi
Çiftçinin finansman yükünü hafifletmeyi temel öncelik haline getiren yeni tarım yaklaşımı, ekim öncesinde güçlü bir nakit akışı sağlamayı planlıyor. Devlet desteği ile iç piyasa fiyat avantajını eş zamanlı olarak üreticiye sunmayı hedefleyen Bağımsız Türkiye Partisi, ekim döneminden en az 6 ay önce ürün bedelinin %50'lik kısmını peşin avans olarak ödeyecek. Bu finansal destek sayesinde çiftçiler tohum, mazot ve bakım giderlerini borçlanmadan rahatlıkla karşılayabilecek. Sezon sonunda elde edilen tüm ürünler için alım ve satış garantisi verilerek üreticinin pazarlama kaygısı tamamen ortadan kaldırılacak.
İthalat baskısına karşı yerli üreticiyi korumayı milli bir görev olarak gören reform paketi, tarımsal yatırımların finansmanında özgün bir kaynak modeline dayanıyor. Sektörün ihtiyaç duyduğu devasa bütçe, üretim karşılığında elde edilen senyoraj geliri kullanılarak oluşturulacak. Dışarıdan ithal edilen tarım ürünlerine uygulanan vergi politikaları sertleştirilecek ve yerli piyasada üretim yapan vatandaşların rekabet gücü en üst seviyede tutulacak. BTP kurmayları, bu strateji sayesinde Türkiye'nin gıda güvenliğinin ve gıda bağımsızlığının tam anlamıyla teminat altına alınacağını savunuyor.
Girdi Maliyetlerinin Düşürülmesi Ve Sanayiciye Sıfır Faizli Kredi
Tarımsal üretimde en büyük maliyet kalemlerini oluşturan gübre, tohum ve ilaç gibi temel girdilerin fiyatlarını düşürmek amacıyla özel teşvik mekanizmaları hayata geçirilecek. Yerli gübre ve ilaç sanayisine yapılacak yatırımlar devlet eliyle desteklenerek dışa bağımlılık minimum seviyeye indirilecek. Üretim maliyetleri geriledikçe hem çiftçinin kâr marjı artacak hem de nihai tüketicinin mutfağına giren gıda ürünlerinin fiyatı ucuzlayacak. Tarım ile sanayiyi entegre etmeyi hedefleyen plan, kırsal bölgelerde katma değerli üretimin önünü açacak fabrika yatırımlarını desteklemeyi öngörüyor.
Tarıma dayalı sanayi tesisi kurmak isteyen girişimcilere yönelik hazırlanan finansman paketinde ise sıfır faizli kredi imkanı öne çıkıyor. Bu kredilerin geri ödemesi nakit yerine doğrudan imal edilen işlenmiş ürünlerle yapılabilecek. Bu sayede hem sanayici finansman maliyetine katlanmayacak hem de devlet stoklarında stratejik gıda rezervleri oluşturulacak. Kırsaldan kente göçü engellemeyi hedefleyen bu yaklaşım, Anadolu'nun farklı bölgelerinde yeni istihdam alanlarının doğmasını sağlayarak yerel ekonomilere dinamizm katacak.
Sosyal Güvenlik Reformu Ve Doğal Afetlere Karşı Tam Sigorta Koruması
Toplumun en emektar kesimlerinden biri olan çiftçilerin yaşam standartlarını iyileştirmek isteyen parti, sosyal güvenlik alanında da devrim niteliğinde yenilikler vaat ediyor. Tarım çalışanlarının emeklilik hakları devlet güvencesi altına alınarak prim ödemelerinde özel indirimler ve kolaylıklar sağlanacak. Zorlu doğa koşullarında kesintisiz gıda üretimi sağlayan çiftçilerin yıpranma payları dikkate alınarak sosyal güvence kapsayıcılığı artırılacak. Üreticinin yaşlılık döneminde insanca bir yaşam sürmesi reform paketinin ana unsurlarından birini oluşturuyor.
İklim değişikliği ve beklenmeyen hava olayları nedeniyle yaşanan kayıpları engellemek adına çiftçilere koşulsuz doğal afet sigortası imkanı sunulacak. Kuraklık, dolu, sel veya don gibi felaketler karşısında zarar gören üreticilerin tüm kayıpları devlet bütçesinden derhal tazmin edilecek. Hüseyin Baş, bu vizyoner yaklaşımın iktidara geldiklerinde vakit kaybetmeksizin uygulanmaya konulacağını ve Türk tarımının geçmişteki güçlü, kendine yeten konumuna hızlıca geri döneceğini vurguladı.





