Alanya’da bir emeklinin eksik ve gecikmeli ödenen yaşlılık aylığı için açtığı hukuk mücadelesi, Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamaları açısından dönüm noktası niteliğinde bir sonuç doğurdu. Hak ettiği emekli aylığını zamanında alamayan vatandaşın yargıya taşıdığı olayda, kurumun gecikme yaşanan süreler için hak sahiplerine faiz ödemesi yapması gerektiği hukuki olarak tescillendi. Emeklilik talebinde bulunan binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren bu gelişme, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödeme takvimindeki aksamalar karşısında sigortalıların yasal haklarını aramasının önünü açtı.
Sosyal güvenlik sisteminde emsal teşkil eden yargı kararının detaylarını inceleyen uzmanlar, dosyanın işleyişi ve mahkemenin verdiği hükmün emekliler üzerindeki yansımalarını değerlendirdi. İlk derece mahkemesinden başlayıp Yargıtay katına kadar uzanan bu hukuki süreçte, kurumun mağduriyet yaratan usul hataları tek tek tespit edildi. Mahkemenin karara bağladığı bu yeni içtihat sayesinde, maaş bağlanma süreci gereğinden fazla uzayan ve gelir kaybına uğrayan tüm hak sahipleri için yasal faiz talep etme imkanı doğmuş oldu.
Alanya’daki Hukuk Mücadelesi Nasıl Başladı?
Olayın geçmişi, Alanya’da yaşayan bir vatandaşın 13/07/2018 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını belirterek Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmasıyla başladı. Başvurusunun ardından geçen süreçte maaşının eksik ve gecikmeli yatırıldığını fark eden sigortalı, uğradığı maddi zararın telafi edilmesi amacıyla konuyu yargıya taşıdı. Vatandaş, zamanında ödenmeyen aylıklarının en yüksek mevduat faizi oranı üzerinden hesaplanarak tarafına ödenmesi talebiyle Kurum aleyhine dava açma yolunu seçti.
Davayı inceleyen ilk derece mahkemesi, vatandaşın talebini kısmen haklı bularak 01/10/2018 ile 01/04/2019 tarihleri arasında eksik ödenen 7000 TL tutarındaki meblağın yasal faiziyle ödenmesine hükmetti. Sosyal Güvenlik Kurumu avukatlarının karara itiraz etmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı ve üst mahkeme yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Ancak Kurumun itirazını sürdürmesiyle birlikte dosya son inceleme makamı olan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin gündemine geldi.
Yargıtay'ın Kararı Bozma Gerekçeleri Neler?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi yaptığı temyiz incelemesinde, yerel mahkemelerce verilen hükümlerde ciddi usul ve esas hatalarının bulunduğunu tespit ederek kararı bozdu. Yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin Sosyal Güvenlik Kurumundan resmi bir hesaplama ve veri talep etmeksizin sadece bilirkişi raporuna dayanarak tutar belirlemesini hukuka aykırı buldu. Bunun yanı sıra sigortalıya 01/05/2019 tarihinde yeniden aylık bağlandığı gerçeğini dikkate alan Yargıtay, eksik ödeme döneminin 01/04/2019 değil 01/05/2019 tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini vurguladı.
Karardaki bu kritik düzeltmeler, kurum içi bürokratik işlemlerin yargı kararlarına nasıl yansıması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Bilirkişi incelemelerinin tek başına yeterli olamayacağını belirten yüksek yargı, Sosyal Güvenlik Kurumunun resmi kayıtlarının ve aktüeryal hesaplamalarının mahkemeler tarafından mutlaka dikkate alınmasını zorunlu kıldı. Böylece dava sürecinde hem ödeme tarihlerinin hassasiyetle belirlenmesi sağlandı hem de eksik hesaplamalardan doğacak yeni mağduriyetlerin önüne geçildi.
Kurumun Yasal İşlem Süresi Ve Faiz Başlangıcı
Hukuki sürecin en can alıcı noktasının faiz başlangıç tarihi olduğunu ifade eden Sosyal Güvenlik Uzmanı Olcay Santırcıoğlu, Yargıtayın çizdiği yasal sınırların altını çizdi. Sosyal Güvenlik Kurumunun tahsis başvuru tarihini takip eden 3 aylık bir yasal işlem ve hazırlık süresi bulunduğunu belirten Santırcıoğlu, kurumun faiz bakımından temerrüde düşmüş yani borcunu geciktirmiş sayılması için bu 3 aylık yasal sürenin tamamen dolması gerektiğini aktardı.
Yüksek mahkemenin koyduğu bu kurala göre, emeklilik dilekçesi verildikten sonraki ilk 3 aylık zaman dilimi için herhangi bir faiz talebinde bulunulamıyor. Örneğin, emeklilik başvurusu yaptıktan 5 ay sonra maaşı bağlanan bir vatandaş, ilk 3 aylık yasal hazırlık süresi düşüldükten sonra geriye kalan 2 aylık gecikme dönemi için faiz alma hakkına kavuşuyor. Bu durum, kurumun yasal inceleme süresini korurken, 3 ayı aşan haksız gecikmelerde ise vatandaşı koruyan bir denge unsuru oluşturuyor.
Gecikmelere Hangi Faiz Türü Uygulanacak
Davayı açan vatandaşın en yüksek mevduat faizi ödenmesi yönündeki talebine karşılık Yargıtay net bir sınır çizerek tartışmalara son noktayı koydu. Uygulanacak faiz türünün detaylarını paylaşan Olcay Santırcıoğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sigortalı bireyler arasındaki borç ilişkilerinde kanunda aksi yönde özel bir hüküm bulunmadığı sürece standart olarak yasal faiz oranının işletilmesi gerektiğini belirtti.
Karara göre bankaların uyguladığı yüksek mevduat faiz oranları bu tür kamu alacaklarında geçerli sayılmayacak, ödemeler devletin belirlediği yıllık %9,0 civarındaki yasal faiz oranı üzerinden hesaplanacak. Ticari bir ilişki niteliği taşımayan sosyal güvenlik ödemelerinde yasal faiz sınırının uygulanması, kamu zararı oluşmasını engellerken sigortalının da parasının enflasyon karşısında değer kaybetmesini kısmen önlemiş olacak. Mağduriyet yaşayan vatandaşlar, 3 ayı aşan bekleme süreleri için yasal faiz talebiyle Kuruma başvuruda bulunabilecek.




