Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 3 Kasım Salı günü saat 10.00 itibarıyla duyurulacak olan ekim ayı enflasyon rakamları öncesinde, finans dünyasının önde gelen kurumları tarafından yürütülen 2 farklı anket çalışması kamuoyuyla paylaşıldı. Söz konusu ekonomik araştırmalar, önümüzdeki dönemin mali planlamaları açısından kritik ipuçları barındırırken, analistlerin tahminlerindeki küçük oran farkları dahi milyonlarca vatandaşın gelir tablosunu doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğuruyor.

Genç Çiftlerin Gözü Bu Destekte: Evlilik Kredisi İçin Yeni Plan!
Genç Çiftlerin Gözü Bu Destekte: Evlilik Kredisi İçin Yeni Plan!
İçeriği Görüntüle

Ekonomi basınının yakından takip ettiği bu anketlerden ilki, 21 bağımsız ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı çalışma oldu. Bu araştırmada ekim ayı aylık enflasyon artış beklentisi yüzde 2,20 seviyesinde şekillenirken, uzmanların en düşük tahmini yüzde 1,25, en yüksek tahmini ise yüzde 2,70 olarak kayıtlara geçti. Aynı dönem için yıllık enflasyon oranının yüzde 29,73 seviyesinden yüzde 29,28 oranına gerilemesi öngörülüyor.

Öte yandan, 16 finans kurumunun ortak görüşleriyle hazırlanan ikinci ankette ise medyan tahmin biraz daha yüksek bir çizgide yer aldı. Bu çalışmaya göre ekim ayı aylık enflasyon beklentisi yüzde 242 olarak hesaplanırken, kurumların tahmin aralığı yüzde 2 ile yüzde 2,7 sınırları arasında değişti. Yıllık bazda ise piyasa ortalamasının yüzde 29,59 civarında oluşacağı tahmin ediliyor.

Piyasalarda Beklenen Enflasyon Oranları ve Ortalama Veriler

Eylül ayında tüketici fiyat endeksindeki aylık artış yüzde 1,84 olarak gerçekleşirken, yıllık bazdaki artış oranı yüzde 29,73 seviyesinde kaydedilmişti. Açıklanacak yeni verilerle birlikte aylık enflasyonda eylül ayına kıyasla belirgin bir ivmelenme yaşanacağı, buna karşılık yıllık enflasyonun baz etkisiyle de olsa sınırlı bir gerileme trendine gireceği öngörülüyor.

Hazırlanan raporlardaki detaylar incelendiğinde, yıl sonu hedeflerinin de şekillenmeye başladığı görülüyor. İkinci ankette 2026 yılı sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,5 seviyesinde sabitlenirken, 2027 yılı sonuna yönelik öngörünün yüzde 23,85 oranına kadar gerilemesi dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu düşüş trendinin orta vadeli fiyat istikrarı açısından olumlu bir sinyal verdiğini ifade ediyor.

Milyonlarca Çalışanı ve Emekliyi Bekleyen Zam Senaryoları

Yılın ilk çeyreğinden bu yana biriken enflasyon farkları, çalışan kesimin ve emeklilerin ocak ayında alacağı zam oranlarını doğrudan belirliyor. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında gerçekleşen artışlarla birlikte 3 aylık toplam birikim yüzde 5,56 oranına ulaşmıştı. Ekim ayının resmi verilerinin sisteme dahil olmasıyla birlikte 4 aylık döneme ait mali tablo netleşecek.

Ekim ayı enflasyonunun birinci anketteki gibi yüzde 2,20 oranında gerçekleşmesi durumunda, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 4 aylık toplam birikmiş zammı yaklaşık yüzde 7,88 seviyesine yükselecek. Memurlar ve memur emeklileri açısından ise yüzde 7 oranındaki toplu sözleşme tavanı aşılacak ve yaklaşık yüzde 0,82 tutarında bir enflasyon farkı hakkı doğacak.

Tahminlerin ikinci anketteki gibi yüzde 2,42 oranında gerçekleşmesi halinde ise 4 aylık birikimli enflasyon oranı yaklaşık yüzde 8,11 seviyesini bulacak. Bu senaryoda memur ve sözleşmeli personelin hak edeceği enflasyon farkı yaklaşık yüzde 1,04 oranına çıkacak. Keskin oranlar kasım ve aralık aylarındaki verilerin ardından 5 Ocak 2027 tarihinde resmiyet kazanacak.

Kira Artış Oranları ve Para Politikasına Yansıması

Enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte, kasım ayında yenilenecek konut ve iş yeri kira sözleşmelerine uygulanabilecek tavan zam oranı da yasal olarak kesinleşecek. Geçtiğimiz ay 12 aylık TÜFE ortalaması baz alınarak uygulanan tavan oran yüzde 31,49 seviyesindeydi. Yıllık enflasyondaki kademeli düşüş eğilimi, kira artışlarına tavan olan bu ortalamanın da önümüzdeki aylarda aşağı yönlü hareket etmesini sağlayacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yürüttüğü faiz politikası ve indirim takvimi açısından da ekim verileri büyük bir hassasiyet taşıyor. Beklentilerin üzerinde gelebilecek bir enflasyon verisi, para politikası kurulunun ilerleyen toplantılarda atacağı adımlarda daha temkinli ve sıkılaştırıcı tedbirleri ön plana almasına neden olabilir. Bu durum piyasa faiz oranlarının güncellenmesinde belirleyici bir etken olarak göze çarpıyor.