Antalya, sadece turkuaz denizi ve muhteşem plajlarıyla değil, aynı zamanda gizli köyleriyle de ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor. İşte bu köylerden biri, modern dünyanın nimetlerinden uzak bir yaşam sürse de, her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Elektriğin bile olmadığı bu köy, nostaljik havası ve doğal güzellikleriyle adeta bir zaman makinesi gibi.
Adı sır gibi saklanan bu köy, Toros Dağları’nın eteklerinde yer alıyor. Elektrik yerine gaz lambalarıyla aydınlanan evleri, yerel halkın samimi misafirperverliği ve doğanın sunduğu eşsiz manzaralar, burayı masalsı bir atmosfere bürüyor. Özellikle dijital detoks yapmak isteyen gezginler, bu köyde ruhlarını dinlendirme fırsatı buluyor.
Köy, sessizliği ve sadeliğiyle büyük şehirlerin karmaşasından kaçmak isteyenler için ideal bir destinasyon. Burada:
Yerel halkın ürettiği bal, peynir ve sebzeler, şehir hayatında bulamayacağınız doğal bir lezzet sunuyor.
Elektrik olmadığı için ışık kirliliği sıfır. Bu da gökyüzündeki yıldızların dansını izlemek için harika bir fırsat.
Etrafı saran ormanlar, gizli şelaleler ve yürüyüş rotaları, macera tutkunlarını cezbediyor.
Köyün simgesi haline gelen tarihi yel değirmeni, geleneksel mimarinin en güzel örneklerinden biri. Ziyaretçiler bu değirmeni görmek ve fotoğraf çekmek için sıraya giriyor.
Köy sakinleri, turistlere olan ilgiden memnun. Her gelen misafire kendi ev yapımı yiyeceklerini ve hikayelerini paylaşmaktan keyif alıyorlar. Ancak köy halkı, bu ziyaretlerin köyün doğallığını bozmasından endişeli.
Köye ulaşım kolay değil; en yakın ana yoldan sonra yaklaşık bir saatlik yürüyüş gerekiyor. Ancak bu zorlu yolculuk, varış noktasında karşılaşacağınız güzelliklere fazlasıyla değiyor.